Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:





  
                    

Pediatri Hakkında Bilgi
www.arsivbelge.com
Pediatri Hakkında Bilgi dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Pediatri Hakkında Bilgi başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Pediatri nedir? Hangi hastalıklara bakar? ( Dr. Pınar Dayanıklı ile Söyleşi )

 

1989 yılında İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nden mezun olan Dr. Pınar Dayanıklı, Pediatri ihtisasını 1993 yılında Massachusetts General Hospital, Harvard University, Boston, ABD'de tamamladı. Dr. Dayanıklı 2002 yılı itibariyle Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü sorumlu hekimi olarak çalışmaktadır.

 

-: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Dr. Pınar Dayanaklı: Ben Pınar Dayanıklı; çocuk hastalıkları ve yenidoğan uzmanıyım. İstanbul da doğdum. Robert Kolej mezunuyum.  Çapa Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Amerika ya gittim. Boston’ da Harvard Tıp Fakülte’sinde Pediatri ve California Üniversitesinde de 3 yıl yeni doğan üst ihtisasımı yaptım. Bu arada evlendim ve ilk çocuğumu orada dünyaya getirdim. Döndükten sonra da Amerikan Hastanesinde çalışmaya başladım. O zamanlar Amerikan Hastanesinde yenidoğan yoğun bakım ünitesine ile ilgili olarak  hiç bir şey yoktu. Ben ve bir arkadaşım bunu gerçekleştirdik. Bu ünite 5 yıldır açık ve 850 kadar bebek baktık. Bu bebeklerdeki yaşama oranı oldukça yüksek. Bunun yanı sıra bu yıl itibariyle pediatri departmanının sorumluluğunu üstlendim.

 

-: Türkiye ye gelme kararı nasıl ortaya çıktı?  

Dr. Pınar Dayanıklı: Gelme kararı giderken de vardı. Amaç çeşitli kısıtlamaların olmadığı, eğitimden ödün verilmeyecek bir yerde  iyi bir eğitim almak ve farklı bir kültürü tanımaktı. Özellikle bir de yeni doğan konusunda eğitimimi ilerlettikten sonra Türkiye’de bildiklerimi uygulayabileceğim bir alanda çalışma fikri beni çok heyecanlandırıyordu.

 

-: Pediatri içine hangi bölümler girmekte? 

Dr. Pınar Dayanıklı: Pediatri demek çocuk sağlığı ve hastalıkları demek. Sadece hastalıkla uğraşmıyoruz önleyici şeyler de yapıyoruz. Yani bir bebeğin doğumundan ve anne sütü ile beslenmesinden başlayarak onun hayata en sağlıklı şekilde adım atmasına çalışıyoruz. Amerikan Hastanesi Bebek Dostu Unvanı almış bir kuruluş. Doğumdan itibaren annelere süt konusunda ısrarcı olmalarını aşılıyoruz. Onları sütün faydaları konusunda bilgilendirip, sık kontrollerle emzirmenin rayına oturmasını kolaylaştırıyoruz. Daha sonra çocukların rutin kontrolleri, aşıları, gelişimleri konusunda anne-babaya bilgi verme gibi konular önem kazanıyor. Fiziksel ve ruhsal sağlığı iyileştirme konusunda bir takım önlemler alıyoruz.

 

-: Peki hiç tedavi edemediğiniz durumlar söz konusu oluyor mu?

Dr. Pınar Dayanıklı: Bazı hastalara, araştırmaların yapıldığı, her konunun uzmanının bulunduğu yerlerde bakılmalıdır. Çünkü birçok yan dalın birlikte ele alması gereken multidisipliner yaklaşım gereken hastalardır bunlar.. Örneğin; metabolik hastalıkların takibinde biz direkt olarak hastalarımızı üniversitelere yönlendiriyoruz. Ama onun dışında kalp cerrahisi gibi çok spesifik ve de özel hastanelerin çok azında olan bir şey Amerikan Hastanesinde var. Daha çocuk bir günlükken  Türkiye’nin en kuvvetli ekiplerinden biri tarafından opere edilebiliyor.

 

-: Yalnız sizin hastanenizde mi gerçekleşiyor? 

Dr. Pınar Dayanıklı:  Bebek ameliyatı yalnız bizde değil ama kalp cerrahisi artı yeni doğan yoğun bakımda çok iyi bir bütünlük var.  Tabi biliyorsunuz Türkiye de bir takım şeylerin yapılması için sosyal güvence, S.S.K., Emekli Sandığı, arıyor insanlar.  Kalp ameliyatlarında S.S.K.  anlaşması var ve sevk geliyor.  Biz de yeni doğan uzmanları olarak gereken katkıda bulunuyoruz. Onun dışında allerji, nöroloji, enfeksiyon ve beslenme ile ilgili sorunlara hastanede bakılabilir. Yeni bir hizmet var, adı; Gelişim Psikolojisi. Gelişim Psikolojisi özellikle 0-3 yaş dönemindeki çocukları kapsıyor. Amaç ruhsal bir problem belirmeden anne- çocuk ilişkisini sağlam temeller üzerine oturtarak başlatmak, çocuğun dilinden anlar hale gelmek ve  bir bakıma çocuğu hayata hazırlamak.

 

-: Bu yöntem etkili oluyor mu?

Dr. Pınar Dayanıklı: Elbette. Özellikle uzmanların deneyimi çok farklı. Bizim hastanemizde henüz 1-2 haftalık bir geçmişi var. Fakat etkili olacağını düşünerek bunu başlattık. Yatan hastalarımıza da bu hizmeti vermeyi düşünüyoruz. Hasta olup yatan  çocuklar da var; onlar da burada kalırken özellikle bir oyun odası yaptık ki canları sıkılmasın, hastanede olduklarını anlamasınlar. Boya yaparak, oyuncaklarla oynayarak, kitaplara bakarak kendilerini ifade etmeyi  öğrenebilirlerse onlara bu izni verirsek tam bir bakım sağlamış oluruz diye düşünüyoruz.

 

-: Peki çok rağbet var mı?

Dr. Pınar Dayanıklı: Bu tamamen bilgilendirmekten geçiyor. Çapa Tıp Fakülte sinde yapılan bir şey fakat özel hastaneler arasında bu konuda biz ilkiz. Öyle bir şey ki anne-babalar çocuklarıyla periyodik kontrollere geldiğinde konuşmanın yarısı ne yapmalıyım? sorularıyla geçiyor. Hastalıklardan çok biz bu tür şeylerle ilgileniyoruz. Dolayısıyla burada fikir alabilecekleri birinin bulunması çok büyük bir avantaj.

 

-: Bu konuda size gelen hastalara olan yaklaşımınız nasıl oluyor?

Dr. Pınar Dayanıklı: Bu konularda deneyimimize, okuduğumuza ve bilgilerimize göre yön vermeye çalışıyoruz. Ama bizim buradaki görevimiz normalle varsayalım bir psikiyatristin araya gireceği durumu ayırt etmek. Normalin bir de bu türü var . Normallerin içinde ise bu çocuklar o zaman biz de annelere tamamen kendi tecrübelerimizden, anne-babalığımızdan, zaman içinde gördüğümüz şeylerden gözlem yaparak yardımcı olmaya çalışıyoruz.

 

-: Aileler hangi durumlarda size gelmeli?

Dr. Pınar Dayanıklı: Bir bebeğin ilk 1 yılı çok önemli. Yani doğumdan sonraki günler yaşama doğru ayakla başlamak için çok önemli. Onun için yeni doğan bebeklerin hepsi buradan çıktıktan 3-4 gün sonrasında mutlaka kontrole çağrılırlar. Bebeğin emzirme işi geçmiş mi, bebek kilo alabilmiş mi, tabi annenin geldiğinde bir çok suali oluyor onlara cevap veriliyor . Daha sonra ilk aylarda ayda 1, sonra 2-3 ayda bir aralık vererek bebeğin  nörolojik gelişimine dikkat etmeye çalışıyoruz. İkinci olarak ise aileye beslenme hususunda yardımcı olmaya çalışıyoruz . Tabi bir bebek 1 yıl boyunca sürekli olarak anne sütüyle yaşayamaz mutlaka 6 ay sonrasında ek gıda alma durumu söz konusu ve bu konuda ise insanları yalnız bırakırsak o zaman daha çok komşusunun yaptığını, annesinin yaptığını ve arkadaşının yaptığını örnek alıyor. Halbuki biz onlara bilimsel verilere dayanarak birtakım önerilerde bulunuyoruz. Önerilerimiz yabancı ve Türkiye kaynaklı bilgilerin bir sentezi. Çocuğa en az zararı verecek şekilde uygun bir beslenme sağlamaya çalışıyoruz. Tabi bunun yanı sıra aileye çocuğun gelişmesi sırasında her aileye ay sonunda belirli formlar hazırlayıp veriyoruz.  Dolayısıyla her aya yönelik yeni yeni bilgiler oluyor.

 

-: Belli bir yaş sınırı var mı?

Dr. Pınar Dayanıklı: 17 yaşına kadar.

-: Peki o yaştaki sorunlar genel olarak nedir?

Dr. Pınar Dayanıklı:  İlkokula başladıktan sonra çocuklar ancak hastalandıkları zaman ve acil durumlarda doktora gelebiliyorlar. Bazen aile doktoruna gidiyorlar. Bir de spesifik olarak rahatsızlık ne ise ona göre o branşın doktoruna gidiliyor.

 

-: Hastalar en çok hangi şikayetlerle geliyorlar?

Dr. Pınar Dayanıklı: Solunum yolları rahatsızlıkları, öksürükler, kusma, ishal gibi hastalıklar.  Genel olarak mikrobik şeyler. Ergenliğe ilişkin sorunlar çok az geliyor.

 

-: Hastalıklar konusunda anne-babaların ne yapması gerektiği konusunda biraz aydınlatır mısınız bizi?

Dr. Pınar Dayanıklı: Belirli mevsimlerim belirli hastalıkları var. Mesela; şimdi bahar mevsimindeyiz ve  dışarıda gördüğümüz üzere  bir çok polen var. Bu da yetişkinlerde ve çocuklarda bir takım allerjik durumu beraberinde getiriyor. Bu sadece hapşırma , öksürük,  burun akması veya tam tersi olabilir. Öksürük başka hiç bir şey yokken beraberinde ateş ve grip gibi gözükmeden yalnızca öksürük olarak başlasa da bahar ayında mutlaka allerjiyi akla getirmek gerekiyor. Bu durumda başta bir doktora başvurup allerjiye yönelik bir tedavi yapılması şart. Genellikle aile içinde araştırdığımız zaman annesinde, babasında, halasında veya aileden birisinde mutlaka  allerjik bir duruma rastlanmakta. Astımla veya burun tıkanıklığı ile gelen de oluyor. Bu tür durumları yakından incelemek gerekiyor çünkü yoksa uzun vadede  hastaları etkileyebilecek çok daha ciddi durumlar söz konusu olabilir. Onun dışında  ishal ve kusmalarda son derece yaygın.

 

En kolay alınan enfeksiyon ellerin yıkanmaması, tuvaletten çıktıktan sonra ellerin yıkanmaması ile olanlar. Tabi bu durumlar yetişkinler içinde geçerli arada tek fark yetişkinlerin direncinin çocuklara nazaran daha fazla olması. Çünkü çocuklar bu tür durumlarda hemen halsizleşip, hasaslaşıp hasta tablosuna bürünebiliyor. Bundan korunabilmenin en iyi yolu meyve ve sebzelerin iyi şekilde yıkanması, dışarıdan geldikten sonra ellerin mutlaka yıkanması.  Kışın hastalıklarında solunum yolu enfeksiyonu, faranjitler, sinüzit, zatüre gibi rahatsızlıklara çok sık rastlamaktayız.

 

Tabi hastalara sürekli olarak antibiyotik vermiyoruz bebekler zaten ilk 6 ay anne sütü sayesinde bu tür enfeksiyonlardan korunmuş oluyor anne sütünün üstünlüğü de o. Onun dışında çevreden biri rahatsızsa çok rahatlıkla bu tür bir enfeksiyona rahat bir şekilde kapılabilir. Ve de küçük çocuklar bizim ayakta geçirdiğimiz mekanik bir tozu aldıklarında hemen akciğerlerine girip küçük hava yollarının iltihabı bronşit gibi bir durum söz konusu olabilir hatta kimi durumlarda yatması da gerekebilir. O nedenle 3 yaş öncesi çocukların özellikle 6-7 aydan önce korunmaları gerekiyor.  Özellikle böyle enfeksiyonlarda virüs olduğunu düşünüyorsak antibiyotik kullanmamaya dikkat ediyoruz.

 

-: Anne sütü kaç yaşına kadar alınmalı?

Dr. Pınar Dayanıklı: 6 aya kadar başka hiç bir ek olmadan verilmelidir.

 

-: Prematüre bebekler'den bahseder misiniz?

Dr. Pınar Dayanıklı: Benim esas ilgi alanım. Yeni doğan yoğun  bakım ünitesi çok önemli. Bebek ölüm hızını azaltmada en önemli rolu oynuyor. Amerikan Hastanesi’nde 5 yıldır varolan bu hizmetle 850 bebeğe baktık. Kullandığımız tedaviler ve yaklaşımlar Amerika ve avrupa’nın ileri gelen merkezleriyle aynı. Sonuçlarımız yüzgüldürücü. Bebekler ne kadar erken doğarlarsa sorunlar o kadar artmakta. Normal hamilelik 37 ile 42 hafta arasındadır. 37 nin altında doğanlara prematüre diyoruz; kilosu ne olursa olsun. 34 –37 hafta arasında doğanlar hafif, 30-34 haftalık olan bebekler orta derece ve 30’ un altındakiler ileri derece prematüre dir. Bizim burada bakmış olduğumuz en ufak bebek yaklaşık olarak 500 gr.dı fakat buradan sağlıklı bir şekilde taburcu oldu. Ne kadar ufak girerse bebek o kadar uzun süre kalmakta. 24 haftanın altında doğan bebekler için yapılacak bir şey olmuyor fakat bebeğe yine de bir şans tanıyoruz elbette.Yardıma ihtiyaç duyulabileceği durumu göz önünde bulundurarak doğumlara mutlaka bir doktor giriyor.  Hastanelerin her türlü donanıma sahip olmalarını bekleyemeyiz Türkiye şartlarında.  Önemli olan bebeği ileri imkanlı hastaneye transfer edebilmektir.. Amerikan Hastanesi 24 saat transport hizmeti veriyor. Hasta bebeği olduğu yerden almaya bir doktor, bir hemşire gidiyor ve gerekenleri yaparak bebeği getiriyor.Bizim her türlü işlemi yapabileceğimiz bir transport kuvözümüz var. Solunum makinası, monitörü mevcut.

Prematüre bebekleri de mutlaka anne sütüyle besliyoruz. Anneler pompa ile sütlerini çekiyorlar ve evden getiriyorlar. Süt bankamız var. Gerektiğinde donmuş sütü çözüp bebeğe veriyoruz. Böylelikle özellikle bağışıklık sistemi yarı gelişmiş prematüreye bir tür aşı yapmış ve bağışıklığını kuvvetlendirmiş oluyoruz.

Tabii bir diğer özellikde bakımın 24 saat sürmesi. Biz yenidoğan uzmanı olan iki kişiyiz. Servis doktorumuz ve hemşire kadromuzla 24 saat bebeklerimizle bire bir kendimiz ilgileniyoruz. İşimizle başkaları ilgilenmiyor.  Bu çok önemli bir faktör, çünkü devamlılık bebek bakımını tamamlayan en önemli unsur.

Biz ekip olarak her zaman bilgilerimizi taze tutmaya çalışıyoruz ve mutlaka yurt dışındaki toplantılara gidiyoruz  ve aldığımız her bilgiyi burada uygulamaya çalışıyoruz.

 

-: Bu duruma ailelerin yaklaşımı nasıl ?

Dr. Pınar Dayanıklı: Anne ve babaların her şeyden önce bilgilendirilmesi gerekiyor.

Prematüreyi bekleyen sorunları, ünitede kalış süresini ilk başta oturup konuşuyoruz. Sürpriz gelişmeler her zaman olabiliyor ama temelde ana babaları hazırlıklı tutmaya gayret ediyoruz.Mesela; ileri derecede prematüre bir bebeğin sakat olma olasılığını anlatmamız gerekebiliyor. Ailelerin bunları baştan bilmeye hakkı var. Türkiye de sakatlara özgü Avrupa ve Amerika da olduğu gibi bakımıyla ilgilenen  kuruluş olmadığı gibi ailelerin de “olsun bu bizim çocuğumuz” deyip bakımına üstlenecek örneklerini az görüyoruz. Bu nedenle de en minik olan bu bebekleri ne pahasına olursa olsun yaşatalım diyemiyoruz. Toplum olarak hareket ya da zihin engellileri (Özel bazı kuruluşlar ve gruplar dışında )destekleyemiyoruz bence.

 

-: Sigaranın gebelik dönemi içinde annelere zararı nedir?

Dr. Pınar Dayanıklı:  Damarları büzüştürücü etkisi olduğu için anne karnındayken bebeğe giden kan ve oksijen miktarına olumsuz etkisi vardır.Zekaya etkisini kanıutlayan bilimsel bir veriyi bilmiyorum.

ailem: com: Cerrahi durum hangi koşullarda gerçekleşmekte?   

Dr. Pınar Dayanıklı: Genel cerrahlar pediatrik  cerrahi yapmıyorlar. Pediatrik cerrahi'yi o işin uzmanlarının yapması lazım. Bizim hastanemizde pediatrik cerrahlar'da mevcut. Ne gibi durumlarda olabilir? Sünnet, bir fıtık ameliyatı, apandisit ameliyatı olabilir, batınla ilgili herhangibir ameliyat olabilir. Onun dışında ürolojik cerrahi  gerekebiliyor.. Beyin cerrahisi de önemli bir alan.

 

-: Cerahi durumlarda tedaviden sonra hasta tekrar aynı rahatsızlıkla geliyor mu?

Dr. Pınar Dayanıklı: Genelde cerrahi kesin çözümdür. Ancak  tekrarlayan bazı durumlar da olabilir; nükseden tümörlerde olduğu gibi.

 

-: Anne adaylarına önerileriniz ne olur?

Dr. Pınar Dayanıklı: Doğum öncesinden emzirme ile ilgili olarak bilgi almalarını öneriyoruz. Amerikan Hastanesi’ nde önümüzdeki aylardan itibaren “Antenatal eğitim” adı altında bir eğitim verilecek. Herkese açık ve 6 hafta sürecek olan bir kurs . Huzurlu bir gebelik geçirmeleri, kendilerini aşırı yormamaları, yiyeceklerine ve doktorlarının tavsiyelerine uymalarını, ağır kaldırmamalarını öneriyoruz.

 

-: Doktor olmak nereden aklınıza geldi?

Dr. Pınar Dayanıklı: Okulda iyi bir öğrenciydim. O zamanlarda iyi öğrenciler doktor veya mühendis olurdu. Ben aynı zamanda piyanistim ve üniversiteye gitmeden bir yol ayrımında kaldım ve birinden birine devam etmeliydim. Ben doktor olmayı tercih ettim, yaptığım işin somut sonucunu görmek, insanlara yardım etmek bana haz veriyor ama piyanoda çalıyor olmak isterdim çünkü onun hazzı da bambaşka. Doktorluğun da belirli bir süresi var düşüncelerime göre. Amerika da insanlar 5 yılda bir bilgilerini tazelemek için sınava giriyorlar ben de uzmanlığımı orada aldığım için bilgilerimi tazelemek amacıyla bu sınavlara katılıyorum ve belgelerimi yeniliyorum. Türkiye de böyle bir durum söz konusu olmadığı için çok ileri yaşta olan bir insanın cerrahi yaptığını görmek de mümkün. Bence ortamın biraz gençlere de bırakılması lazım. Ben de enerjimi çok fazla tüketmeden ilerleyen zamanlarda başka bir hobime veya piyanistliğe yönelmeyi düşünüyorum.

 

-: Hobileriniz nelerdir?

Dr. Pınar Dayanıklı:  Spora düşkünüm ve düzenli olarak egzersiz yaparım. Seyahat etmeyi, kitap okumayı, dizayn ürünü olan herşeyi ve de yemek pişirmeyi seviyorum.

 

-: Çocuklarınız kaç yaşında?

Dr. Pınar Dayanıklı: Biri 6, diğeri 2,5 yaşında. 6 yaşında olan birinci sınıfı bitirdi. Çocuklarım konuşmaya başladıklarında ağızlarından çıkan ilk kelime ‘ prematüre’ oldu. Doktor olunca insan ev ve işini net çizgilerle ayıramıyor maalesef.

 

-: Çocuklarınızın da doktor olmasını ister misiniz?

Dr. Pınar Dayanıklı: Hayır. Doktorluk çok özveri isteyen bir branş. Onlarla geçirmem gereken zamanları oldukça bölüyor.Yoğun bakım yaptığım için uykusuz geçirdiğim geceler çok. Hafta sonları eşiniz ve çocuklarınızla vakit geçirememe sıkıntısını çok sık yaşıyorsunuz.İstediğiniz zaman tatile çıkamıyorsunuz. 

-: Ailenizle nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Dr. Pınar Dayanıklı: Güne 07:00 de başlıyoruz. Kahvaltıyı birlikte yapıyoruz. Sonra eşim ve ben çıkıyoruz. Olabildiğince eve erken dönmeye çalışıyorum. Eşim ve ben onların dersleriyle ilgileniyoruz.

 

-: Nasıl bir annesiniz?

Dr. Pınar Dayanıklı: Otoriter bir anneyim. Programlı olmaya çalışıyorum. Çocuklarımı istediği herşeyi yapmam. Onlara çoğunlukla yapacaklarını empoze etmek yerine seçme hakkı vermeye çalışırım. Bu seçenekler benim istediim seçenekler olur ama..  Onları düşünmeye zorlarım, sorular sorarım. Az zamanımız olduğu için olabildiğince eğitici şeyler yapmaya çalışıyorum. Eşimle paralel davranmaya çalışıyoruz ama o benden biraz daha yumuşak. 

 

-: Sağlığınıza dikkat ediyor musunuz?

Dr. Pınar Dayanıklı:  Hem sağlığım açısından hem de rahatlamak açısından spor yapıyorum. Her şeyden önce kendim için bir şey yapmak beni rahatlatıyor. Çok sık hasta olmam, güçlüyüm, yürünecek yerde yürürüm, nefesim kuvvetli, vejetaryanım. Sebze ve salata yerim çoğu zaman. Bol  bol su içerim. Çok düzenli beslenmiyorum ama kahvaltısız asla yola çıkmam.

 

-: Hangi spor dallarıyla ilgileniyorsunuz?

Dr. Pınar Dayanıklı: Yürümekten çok hoşlanırım. Step, kick-boxing yapmayı, ve tenis oynamayı, kar kayağı yapmayı severim. İyi windsurf yapmak isterdim ama beceremiyorum.


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Savaşta Bilgi mi üstündür Kılıç mı? Münazara Örneği(57235)

Yönetim Bilişim Sistemi ( Management Information Systems )(2978)

İşletmelerde Bilgi Yönetimi(2502)

BİLGİ ŞÖLENİ ( Sempozyum )(2114)

Bilgi Şöleni - Tartışma - Forum - Panel(1882)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!