Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:





  
                    

Chlorella Hakkında Bilgiler
www.arsivbelge.com
Chlorella Hakkında Bilgiler dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Chlorella Hakkında Bilgiler başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Chlorella Hakkında Bilgi

Chlorella yeryüzünde 2 milyon yıldan uzun süredir bulunan tek hücreli bir yeşil algdir. Hollandalı bir bilim adamı olan M.W. Beijerinck bu alg türünü 1890 yılında bulmuştur. İsmini ise; renginden dolayı Chloros (Yeşil) ve şeklinden dolayı ise Ella (küçük) kelimelerini birleştirerek Chlorella koymuştur. Chlorella; 2~10 mikronluk çapa sahip bir top şeklindedir, yani alyuvar hücrelerimizle neredeyse aynı boyuttadır ve temiz suda büyür.  Chlorella üzerinde yapılan çalışmalar birinci ve ikinci Dünya Savaşları döneminde başlamış; ABD'de, sonra da Japonya'da devam ettirilmiştir.

Bilinen birkaç yeşil besin takviyesi bulunmaktadır; spirulina, buğday çimeni ve arpa gibi. Yeşil besin takviyeleri arasında dikkati en çok çeken şüphesiz CHLORELLA'dır! Chlorella bir ilaç değildir. Mikro-alg familyasına ait bir bitkidir. Chlorella virüs veya mikropları öldürmez; her bir Chlorella hücresinde proteinler, lifler, klorofil, vitaminler, mineraller ve amino-asitler bulunur

Ana Besin Maddeleri

Chlorella; yeryüzünde bilinen bitkiler arasında en yüksek Klorofil değerine sahiptir, (?) CGF (Chlorella Büyüme Faktörü) adı verilen hayat aktivasyon malzemesi, %50'den fazla protein (esansiyel ve nonesansiyel aminoasitler), karbonhidratlar, vitaminler, mineraller, yağ asitleri, diyet lifleri ve nükleik asitler (RNA/DNA).

Türleri

Yeryüzünde 10'dan fazla Chlorella türü bulunmaktadır ve en çok bilinen temsilcileri Chlorella vulgaris ve Chlorella pyreniodosa'dır. Vulgaris türü Pyrenoidosa türlerinin gelişmiş halidir.

Yetiştirme Yöntemi

İnsan yapımı havuzda Açıkhavada Yetiştiricilik Yöntemi ilk olarak 1950'lerde uygulanmış ve kapalı alanda saf tankta yetiştiricilik yöntemi (Heterotrof ile) 1960'larda açıkhavada yetiştiricilik yönteminin sebep olduğu sorunları çözmek için geliştirilmiştir. Açıkhava yetiştiriciliği Çin, Tayvan, Endonezya ve güney Japonya'da elverişli olup kapalı alanda yetiştiricilik Japonya ve Kore'de uygulanmaktadır.

Chlorella ve Mavi-Yeşil Alg (Spirulina & AFA)

Chlorella (2~10 mikron) tek hücreli bir mikro-alg olup Spirulina (yaklaşık 50~300 mikronlu) çok hücreli bir algdir, mikroskop ile ayırtedilebilir.

Chlorella'nın mavi-yeşil alg ile kıyaslandığında avantajlarından biri; daha kolay ve rahat tüketim için tadının çimeni daha az çağrıştırmasıdır. Chlorella çok daha düşük iyot içeriğine sahiptir. (Fazla iyot emilimi bazı tiroid bezi hastalıklarında sakıncalı olabilir) Chlorella, daha iyi detoksifiye ve temizleme etkisi için çok daha yüksek klorofil içeriği barındırır. Spirulina (%65), Chlorella'dan (%60) daha yüksek protein seviyesine sahiptir, fakat 250 farklı madde içerdiği için her bileşeni aynı zenginlikte olamaz. Bazı mavi-yeşil algler Mikrokistin gibi toksinler içerebilir.

CHLORELLA YETİŞTİRİCİLİĞİ

Yetiştiricilik Tarihi

"Doğal yetişen" chlorella ticarileştirilemeyeceği için, insan yapımı açıkhava havuzda chlorella yetiştiriciliği teknolojisi geliştirilmiştir ve ticari ölçekli üretim 1950'lerde Japonya'da başlamıştır.

 

Ancak, açıkhavada yetiştiricilik yöntemi beraberinde bazı problemler getirdi;

- Chlorella'nın kalitesi hava ve mevsimden ciddi ölçüde etkilenir.

- Düşük kaliteli Chlorella düşük sıcaklıklarda hasat edilebilirken, Chlorella yüksek sıcaklıklarda çürümeye yatkındır.

- Açıkhava havuzu kir ve böcek gibi zararlı maddelere maruz kalırken mikroplardan ötürü kolaylıkla kontamine olmaktadır. Ciddi hijyen/kalite sorunlarına yol açabilir.

- Hücre duvarı kalın ve buna göre de sindirilebilirlik oranı düşüktir.

- Üretkenliği düşük, dolayısıyla yüksek üretim maliyetiyle sonuçlanmakta.

 

Yukarıdaki sorunları çözmek için, bazı gelişmeler kaydedilmiştir;

- Kir, böcek, protozoa ve mikroplar vb. yayılımını önlemek için kimyasallara ihtiyaç duyulmuştır.

- Kalın hücre duvarlarını kırma teknolojisi geliştirilmiştir

- Heterotrof ile saf tank yetiştiriciliği yöntemi geliştirilmiştir

Gelişmiş Yöntem (Heterotrof ile Saf Tank Yetiştiriciliği)

Genel ve yanlış kanı chlorella'nın sadece güneş ışında yetişebileceğidir, fakat bazı ArGe sonuçları göstermektedir ki ışık yokluğunda bile yetiştirilebilir.

Açıkhava küme yetiştiriciliğinin başlangıcında, chlorella'nın sadece güneş ışığı ve karbondioksit ile büyüyemeyeceği çünkü doğadaki miktarların yetersiz kaldığı anlaşılmıştır, bu nedenle glukoz veya asetik asit gibi bazı besleyicilerin eklenmesi gerekmiştir. Ancak, glukoz kullanılamamıştır çünkü mikroplar chlorella'nın kendisinden daha hızlı büyür, dolayısıyla glukoz yerine karbon kaynağı olarak asetik asit kullanmak zorunda kalmışlardır.

Açıkhava yetiştiriciliğinde karşılaşılan problemlerin üstesinden gelmek için, bazı ArGe çalışmaları yürütülmüş ve heterotrof ile ticari amaçlı saf tank yetiştiriciliği ilk kez Japonya'da 1964'te geliştirilmiş ve bir alternatif yöntem olarak görülmüştür.

Yetiştirme yöntemlerinin kıyaslaması

 Açıkhava Yetiştiriciliği

Kapalı Alanda Yetiştiricilik

Türler

Pyrenoidosa, Vulgaris

Vulgaris, Pyrenoidosa

İlk yetiştirme

Kapalı Alan eğik/deney tüpü

Kapalı saf kavanoz fermentörü

Ana yetiştiricilik

Açıkhava insan-yapımı havuz

Kapalı saf sterilize tank

Ana besin

Asetik asit

Glukoz

Güneş ışığı

İlave destek olarak yardımcı olur

Gerekli değil (Heterotrof)

Kontaminasyon

Dış havuzdan yüksek risk

Risk yok

Hücre duvarları

Kalın (kırılmış hücre duvarı gerekir)

İnce (kırılmış hücre duvarı gerekmez)

Sindirilebilirlik

Yaklaşık %80

Yaklaşık %80

Renk/Tat

Koyu yeşil ve yoğun koku

Parlak yeşil ve hafif koku

Kontaminasyon

Dış havuzdan yüksek risk

Risk yok

Hücre duvarları

Kalın (kırılmış hücre duvarı gerekir)

İnce (kırılmış hücre duvarı gerekmez)

Sindirilebilirlik

Yaklaşık %80

Yaklaşık %80

Renk/Tat

Koyu yeşil ve yoğun koku

Parlak yeşil ve hafif koku

CHLORELLA’NIN KATKISI

Canlandırıcı Kofaktörler

Bir besin takviyesinin preparatta ne kadar multi veya mega olabileceği hala tam olarak bilmediğimiz bir konu. Giderek daha çok bilimadamı konuda elde edilen bilgi birikimi ile; vitamin ve mineral preparatlarının yeşil besin takviyesi veya yeşil baz eklenen bir takviye ile kıyaslanamayacağı fikrine varmaktadır. Yeşil, doğa tarafından kullanıma hazır şekliyle ve sadece kullanımını kolaylaştırmak için belirli bir hazırlıktan geçerek vücut tarafından daha iyi emilimi sağlanır. Mevcut besin takviyelerinin büyük bir kısmı sentetik türevlerdir, buradan; bir çok yaşamsal ve vücut dostu kofaktörlerin eksikliği sebebiyle vücudun her dokuyu emip ememeyeceği sorusu akla geliyor. Yeşil besin takviyeleri bu kofaktörleri içerir. Bilinen birkaç yeşil besin takviyesi bulunmaktadır; spirulina, buğday çimeni ve arpa gibi. Bunlar arasında dikkati en çok çeken şüphesiz CHLORELLA'dır!

Vitamin, mineral ve aminoasitler gibi bilinen dokulara ek olarak Chlorella koruma ve iyileştirme potansiyelleri son derece yüksek bir dizi madde içerir.  Klorofil gibi pigmentler, birçok karotenoid, büyüme faktörleri, polisakkaritler, glikolipitler, enzimler, kısaca; yaşlanma sürecini yavaşlatma, hatta evet dejeneratif eğilimleri bile tedavi etme gibi büyük öneme sahip tüm kofaktörleri... Her şart altında; besin takviyelerini -sentetikler dahil- işlemek, emmek ve maddenin geri kalanını atmak için vücuda kuvvet verirler. Ayrıca vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasında rol alırlar. Yeşil besin takviyesinin çok da muhteşem olmadığı konuşulmakta, ancak önemi giderek artmakta ve küçücük Chlorella ulaşılamaz yüksekliklere çıkmakta.

Büyük temizleyici

Chlorella, tek hücreli bir alg olarak, yeryüzündeki en eski bitki formlarından biridir. Chlorella mikroskopik olarak küçüktür, 2 ila 10 mikron arasındadır, bizim alyuvar hücrelerimizle kıyaslanabilir ebattadır. Chlorella'nin hücre zarındaki dokunun kendisini kurşun, cıva ve kadmiyum gibi ağır metallere bağlamak için gereken doğal bir sabitleme gücüne sahip olduğu ve bu nedenle de bir temizleme işlevi olduğu kanıtlanmıştır. Bu temizlik dokusu kombinasyonu CGF (Chlorella Büyüme Faktörü) adı altında da bilinmektedir.

Yoğun nüfuslu sanayileşmiş bölgelerde, su ve havanın giderek daha da kirlendiği bir dönemde bu önemli bir konudur. Kirlilik normalde kendi sınırları içerisinde kalır ve aslında biz çok fazla absorbe etmeyiz, ancak vücudumuzun emdiği her kirli maddeyi sayarsak...

Bunun yanı sıra, günlük yiyeceğimizle birlikte önemsiz birçok maddeyi aldığımız hesaplanmıştır, örneğin renk, tat ve tatlandırıcılar, emülgatörler ve koruyucular. İnsan vücudu birçok şeyi tamir etme ve yanlış maddeleri parçalama özelliğine sahiptir, ancak bu çok fazla enerji gerektirir. Vücut, aniden hasar veren maddeleri eleyen doğal bir bağışıklık sistemine sahiptir. Bu eleme ve parçalama işlemi için, vücut yeterli miktarda birçok vitamina (anti-oksidan) ihtiyaç duyar, örneğin: vitamin A, C ve E. Chlorella Büyüme Faktörü ile birlikte vücudun iç temizliğini daha iyi hallederler. Chlorella kanı temizler, kötü dokuyu parçalar ve bağırsakları temizler.

Besinlere katkı

Yeşil besin takviyesi Chlorella'nın birçok olumlu özelliğinden bahsettik. Chlorella kolaylıkla küçük tabletler halinde alınabilir ve fiyat ile kalite arasındaki ilişki diğer sağlık takviyelerine kıyasla oldukça avantajlıdır. Öncelikle Chlorella diğerleriyle birlikte faydalı besinlerin çok yönlü özellikleri altında incelenir: Günlük beslenmeye iyi bir takviye olarak vitaminler, mineraller ve Chlorella. Chlorella günlük beslenmeyi iyileştirir ve birçok kişinin karşılaştığı hazım sorunları çözebilir ve önleyebilir. Her öğünde alabilirsiniz, 5 tablet. Chlorella tekrar enerji verir ve kış-ilkbahar yorgunluğunu önler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklardan sonra iyileşmeyi desteklerken yiyecek alerjilerinin meydana gelme ihtimalini düşürür. Yüksek klorofil seviyesi sağlıklı bağırsaklar üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir ve bağırsakların temizlenmesine katkıda bulunur.  Vejeteryanlar Chlorella tüketerek günlük besinlerinden emin olabilirler, özellikle de Vitamin-B kompleksi, demir ve yüksek protein değeri sayesinde.

Sağlık şikayetlerine destek

Birçok sağlık sorununda Chlorella; Homeopatik veya fizyoterapik çözümler için etkili destek sağlar. Sindirim borusu, stres ve tansiyon, menopoz sırasında ortaya çıkan depresyon, yorgunluk ve kemiklerin kireçsizleşmesi, kireçlenme veya artroz, egzama veya diğer cilt problemleri ve isilik şikayetleri. Saç kaybı veya kellik de Chlorella ile önlenebilir. Chlorella'nın cilt üzerindeki etkisi son derece olumlu olup, kırışıklıklarla savaşır, hatta eski haline getirip çok daha genç bir görünüm elde edilebilir. Şiddetli kronik şikayetlerin tedavisine takviye yapmak için dozajı her hafta arttırmak son derece etkili bir yöntemdir.

Çocuklarda

Vitaminler, mineraller ve aminoasitler büyüme, enerji ve güç sağlar. 2 yaşından itibaren çocuklarda artan ağrılar, sorunlu bağırsak ve dışkı fonksiyonları, iştahsızlık ve kilo kaybı, bitkinlik ve öğrenme güçlükleri karşısında, Chlorella, yaşa göre dozajı arttırılarak, günde 1 ila 3 kez 1 veya 2 tablet verilebilir. Egzamalı veya inek sütünden ötürü egzemalı çocuklarda, Chlorella'yı soyasütüne eklemek egzamayı tedavi edebilir. Kötü beslenme alışkanlıklarına sahip ve soğuk algınlığı, grip ve enfeksiyonları kapma olasılığı yüksek olan çocuklar üzerinde yapılan karşılaştırmalı araştırma; Chlorella verilen çocuklardan %40'nın bağışıklık sisteminde olağandışı bir güçlenme meydana geldiğini göstermiştir.

Yaşlanma üzerindeki etkileri

Chlorella antioksidanların zor bir görevini yerine getirir. Günlük Chlorella (hatta VenaFleur Forte ile birlikte) alınması halinde, serbest radikallerin sebep olduğu kan damarı dejenerasyonu ile savaşılabilir. Chlorella büyük bir bitkisel DNA ve RNA potansiyeli taşır. Ortalama insan hücresi ömrü, insan organizmasının tam gelişim aşamasından sonra yerini yenileri alana kadar 2 yıldır. Yaşlanma ile her yenilenmede orijinal genetik bilgilerin birazı kaybolur. Aynı zamanda, her seferinde daha yaşlı gözükerek sonuçlanırken bunun yaşlanma sürecinin bir parçası olduğu düşünülmektedir. Ayrıca genel vücut fonksiyonları azalır. Farklı etmenlere bağlı olarak bu süreç, bir insanda diğerinden daha hızlı gelişebilir. DNA asıl kalıtsal malzeme olup her hücrenin fonksiyonuna ait bilgi düzenlemelerini içerir. DNA, yeni hücrelere aynı bilgiyi iletmek için her hücre bölünmesinde kullanılır. RNA, hücrenin en iyi şekilde çalışmasını sağlamak için üretilen bir DNA kopyasıdır. Fakat özellikle yaşlanarak, bu bilgi aktarımı bozulur ve hücreler yaşamsallığını giderek kaybeder.

Chlorella yaklaşık %3 DNA ve %0.3 RNA içerir. Bu; en yüksek nükleik konsantrasyon olarak bilinen sardalyadan 10 kat daha yüksek bir seviyedir. Chlorella vücuda yaşlanma sürecini durdurmak için yardımcı olabilir. Chlorella ile 2-3 ay içerisinde cilt gözle görülür bir şekilde kırışıklıklar azalır ve kendimizi yıllarca gençleşmiş ve daha enerjik hissederiz. Ellili yaşlardan itibaren, yaşlanma sürecinin daha gözle görülür bir hal almasından itibaren, günlük Chlorella dozajı diğer anti-ageing ve oksidasyon preparatları ile kombine edilerek kademeli bir şekilde arttırılabilir.

İş ve çevre

Chlorella, Hollanda'da özellikleri ve giderek artan kullanımı ile büyük bir ün kazanarak, yeşil bir besin takviyesi olarak yeni bir fenomen haline gelmiştir. Asya ve Japonya ve ABD gibi ülkelerde, Chlorella zaten uzun süredir kullanımda olup birçok araştırma yapılmıştır. Ağır fiziksel veya zihinsel işlerle meşgul olan ve bu nedenle fikisel veya zihinsel stres altında kalan herkese Chlorella tavsiye edilebilir. Çalışma ortamının etkileri (örn, metaller, kimyasallar veya radyasyon) ve dokuların zarar görmesi sonucunda meydana gelen vücut için olumsuz koşullar yeşil besin takviyesi ile azaltılabilir. Örneğin, tehlikeli radyasyon etkisi altındaki hayvanların hayatta kalmaları üzerindeki değişikliklerin normale göre iki kat arttığı görülmüştür. Yaprak yeşili veya klorofil kendisini ağır metallere ve zehirli kimyasallara bağlayarak vücuttan dışkı ile atıldıklarından emin olur. Cıva, amalgam ve kurşun gibi metallerin toksifikasyonunda özellikle de amalgamın dişler arasındaki boşluklara zararlı etkilerinde Chlorella temizleyici olarak kullanılabilir. Ağır sanayi ve trafik yoğunluğunun olduğu bölgelerinde yaşayan kişilerde, içme suyu kalitesinin azalması halinde, çok fazla ilaç alındığında veya kişi sıklıkla fazla alkol tükettiğinde; Chlorella görevini yerine getirebilir. Çevrenin insan vücudu üzerindeki zararlı etkileri en aza indirgenebilir. Bu bakımdan, Hollanda Sağlık Bakanlığı tarafından Schiphol Sağlık Değerlendirme (GES) kapsamında, Schiphol çevresindeki 30 ilkokulda Ağustos 1997'de 7 ila 12 yaş arasındaki çocukların solunum borularına yönelik bir araştırma başlatılmıştır. GES'in ilk aşamasında, hava kirliliğinin sağlık üzerinde olumsuz etkileri olmadığı bahsedilmiştir, ancak Kuzey Hollanda ve Güney Hollanda'daki bazı GGD'lere göre uçakların hava kalitesi üzerindeki etkisi hakkında yeterli bilgi bulunmamaktaydı. GGD Amstelland-De Meerlanden, bu nedenle, bazı yaşam alanlarında bronşlara yönelik (CARA) sorunları olan çocuk sayısının nispeten yüksek olduğuna değinmiştir.

Sindirim sorunlarında

Chlorella'daki yüksek klorofil seviyesinin, mide ve bağırsak kanallarındaki yaraların/ağrıların tedavisine faydalı bir takviye olduğu görülmektedir. Aşırı antibiyotik kullanımından sonra direnç ve bağırsaklar zayıflar ve Chlorella ile bu durum iyileştirilebilir. Antibiyotiklerin fazla kullanımı 'candida albicans'a yol açabilirken, Chlorella bu durumda iyi sonuçlar verir. Sindirimde aynı zamanda kötü beslenme alışkanlıkları, ağız kokusu veya vücut kokusu, yetersiz bağırsak fonksiyonu sonucu kabızlık veya dışkı sorunları ve ishalle  karşılaşılabilir. Chlorella kilo kaybına yardımcı olur, ayrıca rejim sırasında gerekli besinlerin yeterli tedariğini garanti eder. Anoreksiya Nervosa veya Bulimia söz konusu olduğunda Chlorella iyi bir takviye ürünü olabilir.

Kalp ve kan damarları

Kanın karışımı ve üretimi anemik halde, özellikle demir eksikliği veya yetersiz demir emilimi, aluminyum zehirlenmesi, kötü beslenme veya yorucu hastalıklardan müzdarip kişilerde Chlorella tarafından desteklenir. Regli dönemleri ağır geçen kadınlarda vücut hemoglobin üretimi için (alyuvar hücrelerinin renklendirilmesini sağlayan hayati öneme sahip demir için oksijen kaynağını sağlayan madde olan ??? ) klorofili kullanır. Kemoterapiden alınan radyasyonda, Chlorella iyileşme sürecini hızlandırmaya yardımcı olur. Kolestrol seviyesinin çok yüksek olması halinde, Chlorella orijinal seviyesine geri çekilmesinde ve kardiyo-vaskular hastalıkların azaltılmasında yardımcı olabilir.

Cilt sorunları

İsilik ve bünyesel egzamada, Chlorella etkili bir destek sağlar, özlelikle bağırsak, sindirim ve kan üzerinde iyi bir etkiye sahiptir. Chlorella cildi içten dışa temizler, kırışıklıkların görünümünü azaltır ve cildi genç, canlı ve parlak tutar. Saç kaybıyla savaşılır ve saç ve tırnakların sağlıklı gelişimine katkıda bulunur. Chlorella'nın tedavisi mümkün olmayan durumlarda, hatta diyabete bile iyi gelen özellikler barındırdığı görülmüştür.

Chlorella ve bağışıklık sistemi

Chlorella algi küçücük yapısı içerisinde besinlerin güneş sistemini barındırır; yağ, protein, karbonhidrat, mineral, vitamin ve klorofil pigmentinin yeşil nebulasında altıncı besin maddesi olarak CGF (Chlorella Büyüme Faktörü). Farklı besinlere sahip sayısız bitki arasından Chlorella, bir polisakkarit, RES sistemi için bir uyarıcı görevi görerek mikro-organizma enfeksiyonlarının meydana gelme olasılığını düşürür. Dış duvarında, kıkırdağın yapı taşı olan glukosamin analiz edilmiştir, Chlorella bu sayede kemiklerin aşınması ve kopmasında tedaviye yardım eder. Kardiyo-vasküler hastalıklar, kireçlenme, diyabet ve bazı kanser çeşitleri gibi tüm dejeneratif hastalıklarda, Chlorella'nın kapsamına girmesi halinde, Chlorella yeni bir yaklaşım sunar. ABD'deki bilim çevrelerinde glikolipitlerden sülfolipid gibi dokuların AIDS'in tedavisinde oldukça etkili olduğu ve bu korkunç hastalığın karakteristik semptomlarının son aşamasına çok daha sonra ulaştığı rapor edilmiştir.

Vücudun bağışıklık sistemi; bakteriler, virüsler, kimyasallar ve diğer protein de-aktif yabancı maddelerle savaşmak ya da bunları yoketmek için eşsiz karakteristik özelliklere sahiptir. Bu, yaşlanma süreci ve hastalıklarla zarar görebilecek bir güçtür. Bu savaşta, B-lenfosit genellikle virüs ve kanser hücrelerine karşı etkindir. Bunları; kanser hücrelerine, kimyasallara ve vücuda yabancı proteinlere karşı etkin olan makrofajlar destekler. Makrofajlar karaciğerde, dalakta, lenf düğümlerinde, timüste, bağırsaklarda, kan ve eklemlerde bulunan büyük hücrelerdir. Vücuttaki makrofajların miktarı dolayısıyla vücuttan atılabilecek gereksiz maddelerin miktarı da sınırlıdır. Kansere karşı uygulanan terapilerden biri makrofajların üretimini ve etkinliğini uyarma yollarının kullanılmasıdır. Makrofajları etkinleştiren vücudun doğal bir salgısı olan Interferon gibi. Chlorella ile yapılan testlerde, tümörlere karşı göze çarpan bir etkinliği meydana getiren interferon miktarında belirgin bir artış saptanmıştır.

Kronik göz lensi enfeksiyonlu bir kadında, Chlorella'nın 3 yıl düzenli kullanılmasının ardından, göz doktoru göz sorunlarının tamamen geçtiği belirlenmiştir. Birkaç yıl sonra, göz kuruluğundan şikayet etmeye başladı. Sabah 100 tabletlik yüksek bir dozaj alır ve 2 gün sonra sorun ortadan kalkar. O zamandan beri haftada bir kez yüksek dozajda Chlorella almakta ve kedi, köpek, toz ve bitkilere olan alerjilerine karşı daha az sorunla karşılaşmaktadır. Chlorella ile, tümör, pankreatit, karaciğer ve bağırsak toksifikasyonlarında olumlu sonuçlar elde edilmiştir.

Amerika'da yapılan bir araştırma, sürekli şişliklerin ve enfeksiyonların meydana geldiği lenf düğümlerinde T- ve B-lenfosit aktivitesi ve direnci Chlorella ile birlikte artmaktadır. Özellikle de Chlorella içerisindeki gerekli besin ve kofaktörlerin dengesiz kombinasyonu, zarar gören hücrelerin seçilerek yok edilmesini sağlarken sağlıklı hücreler zarar görmeden kalır.

Sağlıklı bir bebek için

Bugünlerde hamile kalmak, tıbbi tedaviye gerek kalmaksızın sağlıkla sonuçlanması beklenebilecek bilinçli bir seçimdir. Sağlık durumunun daha zayıf olması halinde, hala devam eden sağlık sorunlarının olmadığından emin olunmalıdır. Kişinin hamilelik öncesinde ve süresince yeni cana olan saygıdan ötürü sağlıklı bir yaşam biçimi edinmesi gerekir. Sigara ve alkol tüketimi yapılamaz. Stres etmeninden kaçınmak için yeterli egzersiz. Hamilelik sırasında elbette uzman kontrolü ve rehberliğine ihtiyaç duyulur. Anne ve bebek için, sağlıklı bir beslenme büyük bir öneme sahiptir. Dengeli, çeşitli yemekler, karbonhidrat, meyve ve sebze bakımından zengin, doymuş yağ bakımından fakir bir beslenme düzeni. Bu, annenin sağlıklı ve zinde kalmasını ve doğmamış çocuğun sağlıklı gelişimi için gereken besinleri almasını sağlar. Yağ, tuz ve şeker içermeyen ürünler için sağlıklı bir ikamenin bulunması gerekir, atıştırmalık olarak tüketilseler bile. Gebe kalmadan 4 hafta önce ve 8 hafta sonraki süreçte, bebekte spina bifida gibi sinir yolu hasarı riskini önlemek için folik asit kullanılmaya başlanmalıdır. Yeterli koyu, yeşil yapraklı sebzeler, kabuklu yemişler ve baklagiller 0.4 ila 0.5 mg folik asit takviyesiyle birlikte menüde olmalıdır.  Vitamin B ailesine ait bu vitamin; günlük besin tüketimini son derece olumlu etkileyen Chlorella ile sağlanabilir. Chlorella'nın, gebe kalınmasından çok önce başlanması tavsiye edilir, günde 3 sefer her öğünde 5 ila 6 tablet. 15 Chlorella tableti 4.5 mg folik asit sağlar. Ayrıca Chlorella iyi ilerleyen bir gebelik için kalsiyum, çinko, demir, Vitamin A, C ve D gibi diğer mineralleri de sağlar. Bunlar bebeğin gelişimi için iyidir ve annenin anemik olma ihtimali düşürürler.

Dozaj ve kullanım

Hollanda'da yirmi farkli topluluk üzerinde yapılan bir araştırma, Hollanda hükümeti gözetiminde hazırlanan listeye göre dengeli beslenilmesi durumunda bile mikro-besin eksiliğinin gelişebileceğini göstermiştir. Başlı başına bu bilgi bile eşsiz Chlorella bileşenini günlük besin takviyesi olarak kullanmak için bir sebep. Beslenmeye faydalı bir takviye olarak yemeklerden önce veya sonra günde 3 sefer 2'şer tablet alınabilir. Kişisel sebeplerden ötürü bu günlük dozaja uymak zorsa, sabahtan 5-6 tablet almak da iyi bir alternatif olabilir. İş yerinde stres, düzensiz beslenme ve diğer alışkanlıklar, normalin üstünde alkol ve sigara tüketimi söz konusu olduğunda, dozajı günde 3 sefer 4 ila 6 tablete çıkarmak faydalı olabilir. Aktif ve yoğun sporla birlikte Chlorella, harcanan efora bağlı olarak, günde 3 sefer 4 ila 6 tablet alınabilir. Gebe kalınmasını takip eden 2.aya kadar 4 haftalık süreçte kişinin yemekle birlikte günde 3 sefer 5 veya 6 tablet Chlorella alması gerekir. Bebekte spina bifida gibi sinir yolu hasarı riskini önlemek için, günde 15 tablet Chlorella, 4.5 mg folik asit sağlar Ellili ve yetmişli yaşlar arasında, Chlorella dozajı yaşlanmayı önlemek için günde 3 sefer 3 tabletten günde 3 sefer 5-6 tablete kadar kademeli olarak yükseltilebilir. Homeopatik sorunların tedavisine ve fitoterapötik yöntemlere ek olarak, günde 3 sefer her öğünde 3 tablet alınabilir. Bahsedilen haftalık programa göre kullanım tavsiye edilir, bu dozaj günde 3 sefer 6 ila 7 tabletten her hafta 1 tablet azaltılarak günde 3 sefer 3 tablete kadar düşürülebilir. Chlorella; ortomoleküler preparatlar, multivitaminler ve diğer besin takviyeleriyle sorunsuz bir şekilde kombine edilebilir. Bunun en büyük avantajı Chlorella'nın bileşenleri emme yeteneğinin artmasıdır. Vücudu daha hızlı detokslamak için, kişi aç karna 20 ila 30 tablete kadar alabilir. Şiddetli ve dejeneratif şikayetlerde, Chlorella dozajı günde 20 ila 50 tablete kadar çıkarılabilir. 2 yaşından küçük çocuklarda Chlorella tavsiye edilmez. Chlorella'nın olumlu etkilerini denemek için kişinin sabırlı olması gerekir, ancak bu aynı zamanda kişinin bünyesine, yaşına, ciddiyetine ve şikayetlerinin boyutuna bağlıdır. Genellikle, 4-6 haftalık bir sürenin ardından belirgin değişiklikler görülür. Bazı durumlarda ise 1-2 hafta içerisinde gözle görülür gelişme kaydedilir. Kabızlık ve ağız kokusu gibi şikayetlerde ise bu süre 7 ila 10 gündür.

Sıfır yan etki

Bugüne kadar, Chlorella kullanımının yan etkileri -yüksek dozajlarda da- gözemlenmiştir. Chlorella kullanımının başlangıç reaksiyonları Chlorella'nın detoks etkisi ile meydana gelir. Bu nedenle bazı kişilerde hafif ishal, değişken, kötü kokulu dışkı, baş ağrısı ve mide bulantısı gibi sorunlar görülmüştür.  Kişi kendini rahatsız hissettiğinde daha düşük bir dozaja geçebilir.


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Yaşamınızı Kolaylaştıracak Pratik Bilgiler(2442)

Yemek Yaparken Yararlanacağınız Pratik Bilgiler(2330)

Güncel Bilgiler 2014(2169)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!