Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:






  
Fizyoloji Hakkında Bilgi ve Hücre Fizyolojisi
www.arsivbelge.com
Fizyoloji Hakkında Bilgi ve Hücre Fizyolojisi dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Fizyoloji Hakkında Bilgi ve Hücre Fizyolojisi başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Fizyoloji Hakkında Bilgi ve Hücre Fizyolojisi

Fizyoloji, hayvan veyahut bitki, tüm canlılardakihücre, doku ve uzuvların işleyişini inceleyenbilimdalı. Canlının hayati fonksiyonlarını ve sistemlerinin işleyişini inceleyen bilim. Fizyoloji; canlılığın, yaşamanın mekanizmalarını, en inceayrıntılarıyla insan vücudunda veya canlılarda vuku bulan hadiselerin asalına inerek araştırır. Bu sebeplebakteri fizyolojisi, hücre fizyolojisi, insan fizyolojisi ve daha bir hayli fizyoloji dallarıvardır.

İnsan fizyolojisi, insan vücudunda yeralan fonksiyonların her çeşidini açıklamayaçalışır. Hücrelerde olan kimyevi tepkileri, sinir sisteminin çalışmaşekil ve prensipleri, ikazların vücut tarafından nasıl alınıp, nasıl değerlendirildiğini, adalelerin çalışma mekanizmalarını, kanın damarlarda dolaşmasını, dokularda kanınkullanılmaözelliklerini, kalbin ve beş duyumuzun nasıl çalıştığını, böbreklerin idrar alana getirme yeteneğini ve vücudun dış koşullarından nasıl etkilendiğini ve bunun gibi daha bir hayli vücut fonksiyonunun nasıl yapıldığını, hücresel, hem de moleküler düzeye inerek araştırıp, gözler önüne sermeye çalışır. Ayrı olarak atmosferin üsttabakaları ve uzaydaki vücud fonksiyonlarını inceleyen “hava fizyolojisi”, sualtında meydana gelen değişiklikleri inceleyen “sualtı fizyolojisi” gibi daha enteresan fizyolojidalları da heyetmiştir.

İnsanoğluna yeryüzünün değişik koşullarında yaşayabilme yeteneği verilmiştir. O,yaşamak ve faaliyet gösterebilmek için ihtiyaç duyulan en küçük parçalara kadar donatılmıştır.Çeşitçeşit üstünlüklerle dolu olan, sayısız kimyevi, fiziksel, elektriksel ve daha inceolayların akım ettiği bu muazzam yapınınaraştırılması, akıl sahiplerini hayret ve hayranlıkta bırakmakta ve yaratıcının kudretinin bir göstergesi olmaktadır.

Fizyopatoloji: Fizyopatoloji de fizyoloji gibi organizmada olan hadiselerin mekanizmalarını inceler. Fizyoloji normal vücudu incelerken, fizyopatoloji çeşitlihastalıkların ortaya çıkışındaki mekanizmaları inceler. Normal mekanizmanın neresinden bozulduğunda hastalığın olduğunu, tamirinin nereye müdahale ile olası olabileceğini gösterir. Tedavi açısından oldukça değerli olan bu bilimdalı, hastalıkların ortaya çıkışındaki sebepleri bize en iyi şekilde açıklama eder.

Hücre Fizyolojisi

Hücreler yaşayan organizmaların yapısal ve fonksiyonel birimleridir. Hücreler küçük fakat kompleks yapılardır. Yaşamın bu temel birimi hakkında ayrıntılı bilgiler ilk kez 17. Yüzyılda ışık mikroskobunun geliştirilmesi ile edinildi. Bir müze müdürü olan İngiliz Robert Hooke 1663 yılında mantar ve diğer Bitki örneklerini bir jiletle keserek mikroskop altında 30 kat büyüterek inceledi. Bu incelemeler sonucunda Bitkilerin "hücre" adını verdiği küçük bölmelerle dolu olduğunu buldu. Anton van Leeuwenhoek isimli bir Alman dükkancı ise doku örneklerini 300 kat büyüterek, bakteri kan hücresi, sperm hücresi gibi tek hücreli organizmaları inceledi. Bu organizmalara hayvancık anl----- gelen "animalcules" adını verdi.

Hücrelerin Genel Özellikleri
Hücreler hem morfolojik (şekilsel) hem de metabolik olarak çok büyük farklılıklar gösterirler. E.coli isimli bakteri 1m m (m m=mikrometre= 1 metrenin milyonda biri) uzunluğundayken, aksonları 1 metre uzunluğunda olan sinir hücreleri vardır. Ama yine de hücrelerin çok büyük bir çoğunluğu 1-30 m m arasındadır. Hücreler küçük olmak zorundadırlar, çünkü metabolizmalarında diffüzyon çok önemlidir. Diffüzyon termal hareketle Moleküllerinrasgele hareket etmesidir.

Diffüzyon moleküllerin, yüksek konsantrasyon bölgesinden düşük konsantrasyon bölgesine doğru, her yerde eşit dağılıncaya kadar olan, rastgele hareketleridir. Diffüzyon termodinamiğin 2. Kanuna bir örnektir. Bu kanuna göre entropi (düzensizlik ya da rasgelelik) sürekli olarak artar. Evrendeki düzensizliğin derecesi sadece ve sadece artabilir. Hücrelerin çoğu aktivitelerinin büyük bir bölümünü diffüzyon ile düzenlerler. Diffüzyon, molekülün özelliğine (büyüklük gibi) ve çevreye (vizkozite, membran gibi) bağlıdır. Bir partikül (Madde parçası) tarafından katedilen mesafe zamanın karekökü ile doğru orantılıdır. Yani bir partikül 1 saniyede 1 m m gidiyorsa, 4 saniyede 2 m m ve 100 saniyede 10 m m ve 3 Saatte (10.000 saniye) 100 m m gidecek demektir.

Hücrelerin Fonksiyonel Özellikleri
Hücreler ortamdan ham materyali alırlar.

Enerji üretirler
Bu enerji iç ortam dengesini sağlamak, ve sentez reaksiyonlarını yürütmek için gereklidir. Termodinamiğin 2. Kanununa karşı koymak ancak enerji ile mümkündür.

Kendi moleküllerini sentez ederler
Organize bir şekilde büyürler
Çevreden gelen uyarılara cevap verirler
Çoğalırlar (bazı istisnalar haricinde)
Hücrelerin Yapısal Özellikleri
Kalıtsal bilgiler DNA içinde saklanır
Genetik kod temelde aynıdır
Bilgi DNA dan proteinlere RNA aracılığı ile geçer
Proteinler ribozomlar tarafından yapılır
Proteinler hücrenin fonksiyon ve yapısını düzenlerler
Bütün hücreler seçici geçirgen bir zar olan plazma membranı ile çevrilmiştir

HÜCRELERİ BİRBİRİNDEN AYIRAN ÖZELLİKLER
Hücreler arasında pek çok benzerlik olmasına rağmen, çok belirgin farklılıklar da vardır. Bu farklılıklar hücreleri çeşitli ana guruplara ayırmamıza yardımcı olur. İki yaygın ana gurup şunlardır.

Prokaryotlar

Eukaryotlar
(Karyot=nükleus, Pro=önce, Eu=gerçek anl----- gelmektedir.)

Prokaryotlarla Eukaryotlar arsındaki farklılıklar ise Tablo 1. de gösterilmiştir.

ÖZELLİKLER
PROKARYOT
ÖKARYOT

ÇEKİRDEK ZARI
YOK
VAR

ÇEKİRDEKCİK
YOK
VAR

HİSTONE PROTEİNLERİ
YOK
VAR

DNA İÇERİĞİ
KÜÇÜK
BÜYÜK

İNTRONLAR
YOK
VAR

BÜYÜKLÜK
KÜÇÜK
BÜYÜK

Prokaryotlarla Eukaryotlar arasındaki en temel farklar prokaryotların bir nükleusa (çekirdek) ve membrana bağlı organellerinin (birkaç istisna haricinde) olmamasıdır. Her ikisinin de DNA sı, hücre zarı, ribozomları vardır.

HÜCRE ORGANELLERİNİN YAPI VE FONKSİYONLARI
Hücreler ışık mikroskopu ile incelendiği zaman, sitoplazma ve çekirdek adı verilen iki bölümden oluştuğu görülür. Ancak daha büyük büyütme sağlayan Elektron mikroskopuyla yapılan incelemeler, hücrenin bir takım alt birimlerden, hücre organellerinden oluştuğunu ortaya koymuştur. Hücre şunlardan oluşmuştur.

Hücre zarı
Sitozol
Organeller
Çekirdek

Hücre Zarı
Zar ya da membranlar yaşam için çok önemlidir çünkü bir hücre 2 sebebten dolayı kendisini dışarıdaki ortamdan ayırmak zorundadır.

DNA RNA ve benzeri yaşamsal moleküllerini dağılmaktan korumalıdır.

Hücre Molekül yada organellerine zarar verebilecek yabancı molekülleri uzak tutmalıdır.

Ancak hücre bu iki kurala uyarken bir taraftan da çevreyle haberleşmeli dış ortamı sürekli olarak izlemeli ve ortam değişikliklerine Ayak uydurmak zorundadır. Ayrıca hücre besin maddelerini dışarıdan almalı ve metabolizması sonucunda ürettiği toksik (zehirli) maddeleri dış ortama vermelidir.

Biyolojik membranlar Şekil 1 de görüldüğü gibi bilipit katmandan oluşur. Şekildeki her

bir fosfolipiti temsil eder. Daire ya da baş Negatif yüklü fosfat gurubudur, ve iki kuyruk da çok hidrofobik (hidrofobik=suyu iten) olan hidrokarbon zincirlerini temsil eder. Fosfolipit zincirlerinin Şekil 1. De görüldüğü düzenlenmesi sonucu hidrofobik kısımlar membranın içinde kalır. Membran yaklaşık 5 nanometre (1 nanometre = 1 metrenin milyarda biri) kalınlığındadır. Membran semipermeabledır (yarı geçirgen), yani bazı maddelerin membrandan serbestçe geçmesine (diffüze olmasına) izin verir. Membran büyük moleküllere geçirgen değilken, yüklü iyonları çok az geçirir, ve yağda eriyen küçük moleküllere oldukça geçirgendir.

Tüm biyolojik membranlar gibi hücre zarı (membranı) da lipit Protein ve az miktarda karbonhidrattan oluşmuştur.

Hücre zarı hücre içinde ve dışında bazı uzantılarla devam eder. Hücre dışına doğru olan uzantılar hücrenin yüzeyinden interstisiyel mesafeye doğru uzanırlar, bu uzantılara mikrovillus denir. Hücre içine doğru devam eden zar sistemi ise dış ortamın hücre içiyle daha yakın ilişki kurmasını sağlar. Bu sisteme endoplazmik retikulum denir.

Endoplazmik Retikulum
Endoplazmik retikulum lipid, protein (ribozomlar aracılığı ile) ve kompleks karbonhidratların yapım yeridir. Endoplazmik retikulum hücredeki toplam membranların yarısından fazlasını oluşturur. Endoplazmik retikulum iki membrandan oluşur, iki membran arasında kalan boşluğa endoplazmik retikulum lümeni denir. İki tip endoplazmik retikulum vardır.

Granüllü Endoplazmik Retikulum
Üzerinde ribozomlar vardır. Sisterna denilen yassılaşmış keseler şeklindedir.

Düz Endoplazmik Retikulum
Ribozomları yoktur, tüplerden oluşan bir ağ şeklindedir. Lizozom: Lizozomlar 0,2 ila 2 m m çapında organellerdir. Hücreiçi sindirimi sağlamak üzere yaklaşık 40 civarında Enzim içerirler. Lizozom membranı lizozomun hücreyi tümüyle sindirmesini önler. Bu enzimler için optimal pH 5 civarıdır. Lizozomlarda ATP hidrolizi ile çalışan H+ pompası vardır. Bu sayede lizozomun pH I düşük tutularak enzimlerin etkin hale geçmesi önlenir.

Peroksizom
Peroksizom membranında spesifik Proteinler ve oksidasyon enzimleri vardır. Karaciğerdeki peroksizomların ana görevi detoksifikasyondur (bir maddeyi zararsız hale getirme).

Ribozom
Ribozomlar Proteinlerin sentez edildikleri yerdir. Protein sentezi için gerekli bilgi DNA dadır, bu bilgi RNA ya transfer edilir, ve ribozomlarda RNA daki bu bilgiyle protein yapılır. Bir hücre için protein sentezi çok önemlidir, bu yüzden de hücrede binlerce ribozom bulunur. Ribozomlar ya sitoplazmada serbestçe yüzerler ya da endoplazmik retikuluma bağlı olarak bulunur. Ribozomların membranı yoktur. Protein sentezlemedikleri zaman 2 alt gurup halinde bulunurlar. Alt guruplar ribozomal RNA (rRNA) ve ribozomal proteinlerden oluşur.

Mitokondri
Mitokondriler eukaryotik hücrelerde ana enerji üretim merkezleridir. Biri iç diğeri dış olmak üzere iki membranı vardır. İç membranda çok sayıda katlanmalar vardır, bu membranın yüzey alanını genişleterek, membran bağımlı raksiyonların daha fazla sayıda olamasını sağlar. Mitokondrilerin kendi DNA ve ribozomları vardır.Çekirdek (Nükleus): Nükleus DNA nın bulunduğu ve DNA daki bilginin RNA ya aktarıldığı yerdir. Çift katlı bir membranla sarılmıştır, bu membranda çok sayıda büyük porlar bulunur. Çekirdeğin içini dolduran esas madde DeoksiriboNükleik Asit ve protein molekülleridir.

Bu DNA molekülleri nükleus içinde rastgele dağılmış olamayıp kromozom denilen yapılar içinde protein molekülleri ile birlikte organize olmuşlardır. İnsanda 46 adet (23 çift) kromozom bulunur. DNA molekülleri hücrede mevcut bütün proteinlerin nasıl yapılacağının genetik bilgisini içerirler. Bilgi nükleusdadır fakat proteinler sitoplazmada yapılır, bu sebeple bilginin sitoplazmaya aktarılması gereklidir. Bu amaçla DNA kalıp gibi kullanılarak, bu kalıptan RNA yapılır, oluşan RNA sitoplazmaya geçerek, protein yapım yeri olan ribozomlara protein sentezi için gerekli bilgiyi aktarır. Çekirdek hücrenin kontrol merkezidir, buradaki genetik mekanizmalar yoluyla sadece hücre içindeki kimyasal olaylar değil, aynı zamanda hücrenin özelliklerinin yeni hücre nesillerine aktarılması da sağlanır.

Hücre İskeleti
Aslında hücre iskeleti terimi yanlış bir deyimdir. Hücre iskeleti transparan olduğu için hem ışık hem de elektron mikroskobu preperatlarında görülmez. Hücre çizimlerinde de gösterilmemesine rağmen önemli bir hücre komponenttidir. Hücre iskeleti hücrenin şeklini, hücre organellerinin yerinde durmasını sağlar, ve hücre hareketinden sorumludur.

Hücre iskeleti şunlardan oluşmuştur
Sentriyoller
Mikrotübüller

Aktin filamentleri
Sentriyoller çekirdeğe yakın olarak yer alan bir çift silindirik yapıdır. Her biri üçerli guruplar halinde dokuz tübülden oluşmuştur. Sentriyoller hücre bölünmesi sırasında kromozomların hücre kutuplarına çekilmesini sağlarlar. Mikrutübüller tübülin denilen alt birimlerden oluşmuştur. Görevi hücreyi yerinde tutmaktır, aynı zamanda silya ve flagellanın da ana bileşenidir. Aktin filamentleri ise hücrenin şeklini değiştirmesinde görev alırlar.


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Savaşta Bilgi mi üstündür Kılıç mı? Münazara Örneği(56238)

Hücre Bölünmesi(5770)

Histoloji ( Doku Bilimi ) ve Ders Notları(3372)

Yönetim Bilişim Sistemi ( Management Information Systems )(2896)

Hücrenin Bölümleri(2653)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!