Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!

Araştırmalarınız için Arama Yapın:


Araştırmalarınız için Arama Yapın:

  
                    

Prens Kitabı Özeti ve Kitap Hakkında
www.arsivbelge.com
Prens Kitabı Özeti ve Kitap Hakkında dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Prens Kitabı Özeti ve Kitap Hakkında başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Prens Kitabı Özeti ve Hakkında Bilgi

Prens, Floransalı yazar Niccolo Machiavelli tarafından yazılmış politika hakkında bilimsel bir incelemedir. Asıl adı "De Principatibus" (Prenslikler Hakkında) olup 1513 yılında yazılmasına rağmen 1532'ye kadar, yani Machiavelli'nin ölümünden 5 yıl sonrasına kadar basılamamıştır. Yaşadığı süre boyunca yayımlanmamasına rağmen Machiavelli'in en bilinen eseri sayılır ve daha sonra ortaya atılan "Makyavelist düşünce" teriminin temelini oluşturur.

Tanıtım Yazısı

Machiavelli, her türlü dalaverenin "Büyük İlkeler`in ardına gizlenerek yapıldığı bir çağda yaşadı. "Prens" ile bu dalavereleri saklısız, bütün çıplaklığıyla ortaya koyarak, herhalde ortaya koyduğu şeyin gelecekte kendi adıyla anılacağını hiç düşünmemişti. 

Makyavelizm adlandırması aslında insanı bu büyük düşünürün hayatın içindeki bir gerçeği bu kadar "arsızca" ortaya koyuşundan duyduğu dehşetin ifadesidir. İnsanlık yapılagelen entrikalardan çok onun bu şekilde ifade ediliş tarzından dehşete düşmüştür. 

Kitap Hakkında Bilgi ve Özet

Niccolo Machıavelli’den Muhteşem Lorenzo De Medıcı’ye

Makyaveli burada, insanların en değerli şeylerini prenslere sunduklarını, kendisinin de bu eseri sunduğundan bahseder.

 

Prenslik biçimleri ve Bunları Ele Geçirme Hakkında

İnsanların üstünde bir otoriteye sahip olmuş tüm imparatorluklar ya cumhuriyet ya da prensliklerdir.

Prenslikler ya miras yoluyla ya da savaş yoluyla elde edilir.

 

Soydan Gelme { Veraset Yoluyla } Prenslikler Hakkında

Herşeyden evvel, mirasa ve kan bağına dayanan devletlerde, iktidar ve gücü koruma bakımından yeni ele geçirilimiş devletlerinkine oranla çok daha az zorluklar olduğu söylenebilir, çünkü ortada kurulmuş ve süregelen bir düzen mevcuttur. 

 

Karma Prenslik Hakkında

Halkın desteği olmadan o ülkeyi işgal edemezsin, yapsan da kalıcı olmaz, tarih bunun örnekleriyle doludur.

 

Bir ülkeyi ikinci defa işgal etmek daha kolaydır, çünkü eski isyancıların kim olduğunu bilirsin.

 

Bir yeri ele geçirip orayı elinde tutmak istiyorsan iki şeye dikkat etmelisin:

–Eski Hükümdarın soyunu kurutmak

–Yasalara ve vergi düzenine dokunmamak

 

Farklı dil ve geleneklere sahip bölgelerin işgali durumunda işin zordur, kolaylaştırmak için Fatihin o bölgeye yerleşmesi en etkili çözümdür. Bkz: Türkler

 

Alternatif olarak o bölgeye bir iki koloni kurulabilir.

 

Komşu ülkelere karşı da güçlü olunması lazımdır ki halk onlardan yardım talep edemesin.

 

Prenslik içindeki sorunlar ivedilikle çözülmeli, durumun kangren olması beklenmemeli: zaman kazanmak, her şeyi kazanmaktır.

 

“ele geçirme isteği” gerçekten de doğal ve olağan bir şeydir, bunu becerebilenler övülür; amma ve lakin gücü yetmediği halde, ne pahasına olursa olsun yola çıkanlar hata ederler ve kınanmak durumunda kalırlar.

 

Bir savaşın çıkmaması için bir karışıklığın çıkmasına asla izin verilmemelidir; çünkü bu savaşı aleyhe tehir etmekten başka bir şey değildir.

 

Bir başkasının güçlenmesine yol açan kendi sonunu hazırlar.

 

İskender’in Ele Geçirdiği Dara Ülkesinin Onun Ölümünden Sonra Haleflerine NiçinBaşkaldırmadığı Hakkında

İki çeşit yönetme mevcuttur:

 

–Prensin ‘bakan’ yaparak ödüllendirdiği  emir kulları yardımıyla yönetimi

–Prensin ödüllendirmesi sonucu değil, kan bağı hasebiyle baron olanlarla birlikte yönetim

 

İkincisine en güzel örnek Türkler; birincisine ise Fransadır.

Türk devletini ele geçirmek zor ama idare etmek kolaydır, içte kurulu düzgün bir sistem mevcuttur, padişahın kullarını satın alamazsın, birliktirler, ancak soyunu kurutursan çözebilirsin, çünkü tahtta tek kişi vardır.

 

Fransa’da ise tam aksidir, bir sürü baron mevcuttur, susmazlar, taht iddiaları her daim vardır, soylarını kurutmak mümkün değildir, böylece ülke elden gider.

 

Fethedilmeden Evvel Kendi Yasalarına Göre Yaşamış Olan Kentlerin ve Prensliklerin Nasıl Yönetilmesi Gerektiği Hakkında

Üç yolu mevcuttur:

– Yıkmak

– Payitahtı oraya kaydırmak

–İç düzeni devam ettirip yeni bir hükümet kurmak

 

 

Silah Zoruyla Ya Da Beceri ve Yetenekle Ele Geçirilen Yeni Prenslikler Hakkında

İnsanlar hep başkalarının  açtıkları yoldan giderler, başında yeni prensin bulunduğu yeni bir prensliğe hakim olabilmek beceri ve fırsat işidir.

Fırsat, becerikli insanlara verilir, Hz. Musa, Romulus, Keyhüsrev gibi..

Keyhüsrev Persleri, Medlerin boyunduruğunda bulup kurtarmasaydı, Keyhüsrev olamazdı.

 

Erdemleri ve becerileriyle prens olanlar, prensliğe zorlukla ulaşırlar, ama rahat idare ederler.

 

Yeni kurum ve düzen getirmek çok tehlikelidir.

 

Yabancı Silah Gücüyle Ve Şansın Yardımıyla Ele Geçirilen Prenslikler Hakkında

‘Özel kişi’ yani seçilmiş kişi durumundayken sadece şansın desteğiyle prens olanların, yerlerini korumaları için çok çaba harcamaları gerekir.

 

Dükler kendi silahlı birliklerini kurarak güç elde etmelidirler.

 

İnsanlar ya korku ya da kin ve nefret sebebiyle birbirlerine zarar verirler.

 

Alçakça ve Kıyıcılıkla Prens Olanlar Hakkında

Yurttaşları öldürerek, dostlara ihanet ederek, inançsız, acımasız olarak da güç kazanılabilir ama şan kazanılmaz.

 

Bir kerede ve kendini güvenceye almak amacıyla yapılan ve yinelenmeyip ilk fırsatta halkın yararına dönüştürülen zulüm ve acımasızlık iyi uygulama olabilir; başlangıçta az olup zamanla artan zulüm ise kötü uygulamadır.

 

Bir prens halkıyla kötü ya da iyi bir olayın etkileyip değiştiremeyeceği biçimde yaşamalıdır, çünkü zor günler geldiğinde kötülük yapmak lüzum olursa buna vakit bulamayabilir, yaptığı iyilik de işe yaramaz, çünkü mecburen yaptığı düşünülür ve kimse hükümdara minnettar olmaz.

 

 

‘Özel Kişi’nin Prens Olması Hakkında

 

Sivil prenslik de denir, yurttaşların desteğiyle iktidar elde etme biçimidir.

 

Prenslik konumuna ya halkın ya da büyüklerin desteğiyle gelinir.

 

Prenslik, taraflardan kimin eline imkan ve fırsat geçtiğine bağlı olarak kurulur.

 

Büyükler halka karşı koymadıklarını gördüklerinde aralarından birini seçer ve onu prens ilan ederler.

 

Halk da büyüklere karşı koyamayacağını gördüğünde kendini koruması için içlerinde birini seçer ve prens yapar.

 

Halkın desteğini alan daha şanslıdır, çünkü halkın desteğini kazanmak kolaydır amma ve lakin ‘büyük’lerinkini zor.

 

Özünde bilge bir hükümdar, halkını kendisine durmaksızın bağlı tutabilmek için, halkı kendine muhtaç vaziyette tutmalıdır.

 

Her Bir Prensliğin Gücünün Nasıl Olabileceği Hakkında

Bir prens gerektiğinde kendini savunacak yeterli güce sahip midir ?? yoksa başkalarına mı muhtaçtır ??

 

Bu durum ikiye ayrılır,

– kendi para ve nüfuzuyla ordu kuranlar

– tek başlarına kendini savunabilenler

 

Temel nokta, sevilen bir prense saldırmak zordur.

 

İnsanları yapısı, hem gördükler hem de yaptıkları iyilikler nedeniyle bir başkasına bağlanmayı gerektirir. Akıllı bir prens yiyecek ve cephane barındırmayı ilke edinmeli asla başkalarına muhtaç olmamalıdır.

 

 

Dini Kişilerin Prensliği { Kilise Devletleri } Hakkında

 

Ele geçirilmeden evvelki süreçte zorluklar mevcuttur; ya erdem ya da talihle ele geçirilirler  ama sonra her ikisi de olmaksızın korunurlar, çünkü kadim din kurumlarına dayalı oturmuş bir sistemleri vardır.

 

 Milis Türleri ve Paralı Ordular Hakkında

Bir devletin sağlam temellerini iyi yasalar ve iyi bir ordu oluşturur; iyi orduların olmadığı yerde iyi yasalar da olmaz.

 

Paralı ve yardımcı ordular bir halta yaramaz ve çok tehlike arzederler.

 

Prensleri barış zamanında paralı askerler, savaş zamanında da düşmanları soyar.

 

Her prens savaşa bizzat katılmalıdır.

 

Yardımcı Ordu, Karma Ordu ve Prensin Kendi Orduları Hakkında

 

Faydasız orduların ikincisi de yardımcı ordulardır, yardımcı ordu, yardımına başvurduğun ikinci güçlü bir kişi tarafından gönderilen, seni savunmak için gelen bir ordudur.

 

Savaşı kazanırlarsa köle durumuna düşersin, kaybederlerse zaten bitmişsindir.

 

Karma ordular { paralı + kendi } diğer ikisinden daha iyidir.

 

Bir prenslikte kötülüklerin doğduğunu ivedilikle göremeyen biri gerçekten yeterince akıllı ve bilge değildir.

 

Hiçbirşey gücünü kendinden almayan bir iktidarın saygınlığı kadar değişken ve geçici değildir.

 

Prensin Orduyla İlgili Görevleri Hakkında

 

Bir prensin tek amacı savaş sanatı olmalı, bundan başka düşüncesi olmamalıdır.

 

Silahları değil de kişisel zevklerini düşünen prensler devletlerini kaybetmeye mahkumdur.

 

Prens savaşı her daim düşünmelidir; hem eylemleriyle hem aklıyla:

– Eylemleriyle – ava çıkarak, arazisini tanıyarak

–Aklıyla – tarih okuyarak.

 

İnsanların  ve Özellikle Prenslerin Övüldükleri ve Suçlandıkları Özellikleri Hakkında

 

Gücünü korumak isteyen iyi olmamayı öğrenmeli; zorluklar karşısında iyiliği de kötülüğü de denemelidir.

 

Her konuda iyi olmaya çalışan biri, iyi olmayan pek çok kişi arasında yok olmaktan kurtulamaz.

 

Bir prens en azından devletini kaybetmesine neden olabilecek utanç verici hatalar yapmayacak kadar basiretli olmak zorundadır.

 

 Cimrilik ve Tutumluluk Hakkında

 

Cömertlik, senin adını çıkartacak kadar ileri gidecek olursa zararlıdır, çünkü cömertlik ölçülü uygulanırsa kimse bunu fark edemez, prensin adı cimriye çıkar, bundan ötürü prens cömertliğine mutlaka gösteriş katmalıdır.

 

Zamanımızda büyük işleri yalnızca ‘cimri’ olarak bilinen prenslerin yaptığını görürüz.

 

Kendini savunmak için halkını soymak zorunda kalmaktan ve adı ‘eli sıkı’ya çıkmasın diye yoksul ve aşağılanacak duruma düşmekten korkan bir prens ‘cimri’ sıfatıyla anılmaktan çekinmemelidir.

 

Cömertlik kadar kendini çabuk tüketen başka bir şey yoktur.

 

 

Merhametlilik ve Acımasızlık Hakkında, Sevilmek mi Korkulmak mı Daha İyidir ??

 

Tüm prensler acımasız değil de merhametli olarak ünlenmelidir; ama bir prens bu merhameti kötüye kullanmaktan kaçınmak zorundadır.

 

Bir prens eğer halkın birliğini sağlayıp, onu itaatkar kılmak istiyorsa zalimlikle aldırmamalıdır.

 

Prensi hem kendini sevdirmeli hem de korkutmalı, korkutmalı çünkü insan kaypaktır.

 

Zalim olmalı ama korkuturken nefret kazanmaktan uzak durmalıdır.

 

Prensler Verdikleri Sözlere Nereye Kadar Bağlı Kalmalıdır ??

 

Söze bağlı kalmanın övülecek bir şey olduğu herkesçe bilinir lakin aksi şekilde davranıp büyük işler başaranlar vardır.

 

İki çeşit müdahale mevcuttur bu konuda,

– yasalarla

– zor ve şiddetle

Birincisini kâfi gelmediği durumda ikincisine başvurulmalıdır.

 

Prens zarar göreceğini düşündüğünde sözünden dönmelidir.

 

Prens dindar ve insancıl geçinmelidir.

 

İnsanlar genel olarak sonuca bakarlar yola değil,  zafer kazandığında ve koruduğunda sıradan halk kendini buna kaptırır. Zafer zafer ve zafer.

 

Aşağılanmaktan ve Nefret Edilmekten Kaçınma

 

Bir takım şeyler vardır ki nefrete sebebiyet verir, prens bunlardan kaçınmalıdır.

 

Prensin öyle bir itibarı olmalıdır ki; kimse onu kandırmayı ya da aldatmayı düşünmemelidir.

Onun kusursuz olduğunu düşünüp saygı göstermelidir.

 

Bir hükümdar iki şeyden korkmalıdır:

 

– kendi uyruğunun oluşturduğu tehlikeler

– yabancı iktidar sahiplerinin oluşturduğu tehlikeler

Yabancıya karşı; iyi ordu, iyi dost kazanmalıdır. Dışarıda işler iyi gittikçe içerde de iyi gider çünkü dışarıdan fesat karıştırma ihtimalleri kalkar, bunun dışında içte bir de darbe tehlikesi vardır, bunun için de halkın memnuniyetini sağlamak için çalışmak gerekir.

Prens nefret ve kine yol açacak işleri başkasına yüklemelidir.

 

Ölümden korkmayan herkes prensi öldürmeye kalkabilir, buna mahal vermeyecek biçimde davranmalıdır.

 

 

    Kalelerin İnşası ve Prenslerin Her Gün Başvurduğu Önlemler Yararlı mı Yoksa Zararlı mıdır ??

 

Prensler kendi güvenliklerini sağlamak için çeşitli etkinliklerde bulunur; kaleler yaptırmak, yıktırmak, uyruklarını silahsızlandırmak gibi…

 

Yeni  bir prensliğin uyruklarını silahsızlandırması saçmadır, tam aksini yapmalıdır.

 

Yeni bir devleti, kendi devletine bağladığında onu silahsızlandırmalısın ama asla fesatla o bölgeyi bölmemelisin.

 

Kuşkusuz prensler, yollarına konmuş zorlukları ve direnişleri yendiklerinde yücelirler.

 

Bir devletin sınırları içindeki halkın çoğunluğunun yardımıyla o devleti ele geçiren prens, neden halkın onun tarafını tuttuğunu gözden geçirmelidir; eski yönetimden memnuniyetsizlik mi, prense karşı sevgi mi ??

 

Kale yaptırmak zamanına göre zararlı ya da faydalı olabilir, durumun şartları iyi değerlendirilmelidir.

 

Halkın nefretini kazanmamak en iyi kaledir.

 

Bir Prens İtibar Kazanmak İçin Ne Yapmalıdır ??

 

Büyük işlere girişmek ve nadir görülen örnek davranışlar göstermek prestij kazandırır daima.

 

Tarafsız davranmaktansa birinin dostu ya da düşmanı gibi davranmak saygınlık getirir.

 

Dostun yanında savaşa girmeni ister, düşmanınsa tarafsız kalmanı söyler.

 

Bir prens başkasına saldırmak için, asla kendinden daha güçlü birinden yardım istememelidir.

 

Devletin içindeki uzaman kişileri ödüllendirmeli, hoş tutmalıdır.

 

 

Prensin Bakanları Hakkında

Bir senyörün zihin yapısı çevresindekilere bakılarak anlaşılır.

 

 

Makyavel der ki; insanlar iç çeşit zekaya sahiptir:

Biri kendiliğinden anlar, biri başkalarının kendisine anlattıklarını anlar, biri de hiçbir şey anlamaz.

 

Prens bakanı zengin etmeli, hoş tutmalıdır, namuslu olması için bunlar şarttır. Böylece bakan prenssiz yapamayacağını görür.

 

Dalkavukluktan Nasıl Kaçılacağı Hakkında

 

Dalkavuklara dikkat edilmeli, çok konuşma hakkı verilirse saygınlığını yitirir, buna mahal vermemek için kendisi istediği zaman doğruyu söyleyen danışmanlar bulmalıdır.

 

Prens mutlaka insanlara fikir danışmalı ama bunu sadece istediği zaman yapmalı, asla onların istediği zamana bırakmamalıdır.

 

 

İtalyadaki Prensler Devleti Neden Kaybetti ??

 

Şimdiye kadar anlatılan ilkeler uygulanırsa, yeni bir prensi eski bir hükümdarmış gibi gösterir.

 

Yeni bir prenslik kurup; iyi yasalar, iyi ordu ve örnek davranışlarla yöneten prens şanına şan katar.

 

Prens olarak doğup da akıllı ve sağduyusunun kıtlığından ötürü kaybeden prensin utancı iki kattır.

 

İnsanla İlgili İşlerde ‘Fortuna’*nın Rolü Nedir ?? Ve Buna Nasıl Karşı Çıkılır ??

*Fortuna burada kaderi temsil eder.

İnsanların çoğu kendini fortunaya teslim etmiştir, lakin Makyaveliye göre bu oran yarı yarıyadır, yarısı fortuna yarısı insanın kendi iradesi.

 

Her şeyi şansa bırakan prens şans kötüye dönünce devrilir lakin, davranışlarını zamanın niteliklerine göre ayarlayan ayakta kalır.

 

Gözükara olmayı akıllı ve sağduyulu olmaya tercih etmelidir, çünkü fortuna bir kadındır, ona egemen olmak için onu dövmek ve dürtmek şarttır, soğukkanlı olana değil sert olana teslim olur kadın, bundan ötürü gençler hep kazanır çünkü gözükaradırlar.

 

İtalyayı almaya ve Barbarların Elinden Kurtarmaya Davet

 Makyaveli bu kısımda açık bir davet sunmaktadır.


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:

Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Don Kişot Eseri Hakkında ve Kitap Özeti(89826)

Kuyucaklı Yusuf Kısa ve Uzun Özeti(15306)

Jane Eyre Kitabı Hakkında ve Özeti(9694)

Kürk Mantolu Madonna Özeti, Ana Fikri ve Kişileri(8146)

Saatleri Ayarlama Enstitüsü ( Kitap özeti )(6670)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!