Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:






  
Dini Danışma ve Rehberlik Ders Notları - 1

                    

www.arsivbelge.com
Dini Danışma ve Rehberlik Ders Notları - 1 dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Dini Danışma ve Rehberlik Ders Notları - 1 başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

DİNİ DANIŞMA VE REHBERLİK Ders Notları (Tüm Notlar)

1.HAFTA

EĞİTİMDE PSİKOLOJİK DANIŞMA VE 
REHBERLİK

1. REHBERLİĞİN ORTAYA ÇIKIŞI:
19. yüzyıldaki teknolojik gelişmeler ve gerçekleşen sanayi devrimi, eğitim alanındaki düşünceleri hareketlendirmişti. Teknoloji ve sanayi ürünlerinin hem üretimde hem de tüketimde kullanılmasının hızla yaygınlaşması karşısında yeni yetişen bireylerin yeteneklerini geliştirmeleri, yeni şartlara etkili ve başarılı uyum sağlamaları, bilinçli üreticiler ve bilinçli tüketiciler olarak yetiştirilmeleri üzerinde duruluyordu.
Öte yandan herkesin yeteneğine göre bir eğitime yönlendirilmesi, toplumdaki belli işlere uygun yetenekli bireylerin belirlenip özel olarak yetiştirilmesi gerekiyordu. Bu durum eğitimin bireye göre yürütülen bir etkinlik olduğu yönünde yeni bir anlayışa işaret ediyordu.
20. yüzyıla gelindiğinde Amerikan toplumunda birçok eğitimci, düşünür ve bilinçli vatandaşlar; gençlerin, daha iyi yetişmeleri konusuyla yakından ilgilenmeye başlamışlardır. Bu ilgi, birey merkezli eğitim anlayışının gelişmesine buna bağlı olarak eğitimde rehberlik hareketinin ortaya çıkmasına yol açmıştır.
Diğer yandan teknolojik gelişmelere paralel olarak meslekler çeşitlenip çoğalırken her mesleği hakkıyla icra edecek elemanların yetiştirilmesi ihtiyacı hissediliyordu. 
Sonuçta okul öğrencilerinin kabiliyetlerine uygun mesleklere yönlendirmesi gerektiği fikri genel kabul görmüştür. Böylece ortaya çıkan rehberlik hareketi başlangıçta bir meslek seçme rehberliği olarak anlaşılmış ve uygulanmıştır.
Bugün genel kabul görmüş ve okul eğitiminin önemli bir parçası olarak yerleşmiş bulunan psikolojik danışma ve rehberlik alanının ilk olarak Amerikan toplumunda doğup geliştiğini görmekteyiz. 
Amerika’da rehberlik anlamında kayda değer ilk olay, 1898 yılında, Jesse B. Davis adında bir öğretmenin, Detroit şehrinde bir lisede danışman olarak çalışmaya başlamasıyla görülür. 
Bu olay her ne kadar bir başlangıç olarak kabul edilse de henüz psikolojik danışma ve rehberlik konusunda fazla bir anlam ifade etmiyordu.
Kurumsal anlamda ilk rehberlik girişimi ise Frank Parsons adında bir eğitimcinin 1908yılında Boston Meslek Bürosunu açması ile başlar. Bu deneyimle birlikte sistemleştirdiği görüşlerini “Bir Meslek Seçme” adlı kitabında toplamış ve 1909 yılında yayımlamıştır. “Meslek rehberliği” kavramı ilk olarak Parsons’un bu kitabında kullanılmıştır. 
Üniversitelerin de konuyla ilgilenmeye başlaması ile Rehberliğin ilk defa bir ders olarak üniversite programlarına
girmesi ise 1911 yılında Harvard Üniversitesinde olmuştur.
Yine yıllarda Amerika’nın Chiacago kentinde suça itilmiş çocukların düzenli bir şekilde psikiyatrik muayeneden geçilerek iyileştirme sağlamak üzere PsikopatikGençlik Enstitüsü adıyla bir enstitü kurulmuştur.
Bu enstitü aynı zamanda açılan ilk Çocuk Rehberlik Kliniği olarak kayıtlara geçmiştir. 
1913 yılında Amerika’da Ulusal Meslek Rehberliği Derneğikurulmuş ve takip eden yıllarda bu dernek rehberlik ve danışma hareketlerinin bir bilimsel disiplin olarak gelişip büyümesinde önemli rol oynamıştır. 
Bu durumu dikkate alan Federal Devlet, rehberlik çalışmalarına yardım etmek üzere EğitimDairesinde müstakil bir büro kurmuştur.
Rehberlik özellikle de danışma faaliyetlerinin sistematik bir yardım mesleği olarak gelişmesinde, 2. Dünya Savaşı da önemli rol oynamıştır.
"Muasır milletler seviyesi" üstüne çıkabilme çabaları içinde olan Türk toplumu da, milli eğitim sisteminde, her düzeyde eğitim plan ve programlarında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
Birinci Dünya Savaşı sonrası Amerika Birleşik Devletleri ile yoğunlaşan ilişkiler çerçevesinde Amerikalı uzmanlar Türk EğitimSistemi üzerinde çalışmalar yapmışlardır. 
Ülkemizde rehberlik konusunun uzmanları olarak temayüz etmiş olan Hasan Tan ile Feriha Baymur bunlardandır. 
Rehberlik dersi ilk olarak 1953 yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Enstitüsü’nün Pedagoji ve Özel Eğitim bölümlerinin ders programlarında yer almıştır.
1960 yılından itibaren uygulanmaya konulan beş yıllık kalkınma planlarında rehberlik konuları sürekli yer almış, 28 Eylül - 3Ekim 1970 tarihlerinde toplanan 8. Milli Eğitim Şurası’nın ana konusu da rehberlik olmuştur. Aynı yıl Talim ve Terbiye Dairesince hazırlanan orta dereceli okullarda rehberlik servislerinin kuruluşu ve görevleri ile ilgili yönetmelik uygulamaya konulmuştur.
Bugün rehberlik konusu, çocukların kişiliklerini kazanmış, yeteneklerini ve bilgilerini günlük hayatta kullanabilen, akılcı, üretken, yapıcı, uyumlu, duygu ve düşünceleri dengeli, bireyler olarak yetişmelerini sağlamak üzere eğitim sisteminin bir parçası haline gelmiş durumdadır. 
2. ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK:
Okullarda yürütülen sistematik eğitim öğretim faaliyetleri ile çocuklara ihtiyaçları olan bilgi, beceri, tutum ve davranışlar kazandırılırken onların sağlam ve dengeli bir gelişim gerçekleştirmeleri, belli temel değerler etrafında özgün kişilik geliştirmeleri de sağlanmış olmaktadır. 
Ancak Hem çevresel faktörlerin çocuk üzerindeki etkileri hem de çocuklar arasında var olan bireysel farklılıklar eğitimde ayrı bir ilgi alanı oluşturmaktadır. Artık okullardaki salt öğretim faaliyetlerinin, psikolojik varlık olan öğrenciyi bir bütün olarak eğitip yetiştirme işinde yeterli olamadığı bilinmektedir.
Bu sebeple okullarda öğretim ve yönetim faaliyetlerinin dışında bir diğer faaliyet alanı olarak yer alan çalışmalara öğrenci kişilik hizmetleri denilmektedir. Öğrenci kişilik hizmetleri, öğrencilerin ruh ve beden sağlıklarına dair hususları, uyum ve intibak sorunlarını, eğitsel ve kişisel problemlerinin çözümüne yönelik yardım çalışmalarını kapsamaktadır. 
Bu hizmetlere yönelik uzmanlık alanı, öğretmen yetiştiren yüksek öğretim kurumlarında Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) adıyla ayrı bir alan oluşturmaktadır.


Günümüzde gelişmiş ülkelerin eğitim sistemlerinde zorunlu temel eğitimin süresi uzun tutularak yeni yetişen nesillerin topluma uyum sağlayacak bir kimlik ve kişilik kazanmaları güvence altına alınmaya çalışılmaktadır.
Temel eğitim süresince okullarda rehberlik servisleri kurulup Psikolojik Danışma ve Rehberlik uzmanları buralarda istihdam edilirken bir yandan da her öğretmenin belli ölçüde psikolojik danışma ve rehberlik bilgilerine sahip olmaları sağlanmaktadır. Bu bakımdan Psikolojik Danışma ve Rehberlik konusu öğretmenlik formasyon dersleri kapsamında yer almaktadır. 
Yoğun olarak ilköğretim düzeyinde eğitim aşamasında sürdürülen öğrenci kişilik hizmetleri, orta öğretim ve yüksek öğretim aşamalarında önemini kaybetmemekte aksine farklılaşarak ve birçok konuda ağırlaşarak devam etmektedir. 
Aynı şekilde yüksek öğretim aşamasının da kendine özgü sorunlarla öğrencileri karşı karşıya getirdiği bir gerçektir. 
Bu zorluklarla mücadele etmek üzere yüksek öğretim
kurumlarında öğrenci danışmalıkları kurulmakta, öğrencilere danışmanlar tayin edilmekte, öğrenci kulüpleri ve öğrenci temsilcilikleri kurulmaktadır. Ayrıca her üniversitenin idari şemasında yer alan Sağlık Kültür Spor (SKS) Dairesi başkanlıkları öğrenci hizmetleri ile ilgili çalışmalar yapmaktadır.
Bazı eğitimbilimciler öğrenci kişilik hizmetleri ile rehberlik hizmetlerini birbirinden ayrı tutsalar da bu iki ifadenin öğrenciye götürülen benzer hizmetleri farklı şekilde ifade ettiği söylenebilir. Rehberlik daha çok öğrencinin seçme, karar verme ve çözüm bulmasına yardım eden hizmetler için kullanılmaktadır. Uyum-intibak sorunları yaşayan, zihinsel çözümsüzlükleri bulunan öğrencileri için iyileştirici (rehabilitasyon) çalışmalar da psikolojik danışma olarak adlandırılmaktadır. 
Öğrenci kişilik; hizmetleri hem bu iki grup çalışmayı hem de bunların dışında sağlık, devam ve ders çalışma, sosyal servisler, eğitsel kol çalışmaları gibi hizmetleri içine almaktadır. Bazen rehberlik kavramıöğrenci kişilik hizmetlerinin tamamını içine alacak şekilde kullanıldığı da olmaktadır. Hatta rehberlik kavramı günümüzde sadece öğrenci hizmetlerine yönelik bir alanla sınırlı kalmayıp aile rehberliği, turist rehberliği, dini rehberlik gibi değişik alanlarda kullanılmaktadır.
Bu kavram başlangıçta mesleğe yöneltme olarak dar bir anlamı ifade ederken süratle genişlik kazanmış ve hayatın bütün alanlarını içine almıştır. 
Rehberlik; Kişinin imkân vekabiliyetlerini tanıması, kendini gerçekleştirmesi ve problemlerini çözümlemesi konularında sistematikuzmanlık yardımı”şeklinde kapsamlı bir hizmet alanı olarak tanımlanmaktadır.

3. REHBERLİK - PSİKOLOJİK DANIŞMA VE PSİKOTERAPİ:
Genel anlamda rehberlik denebilecek hizmetleri anlatmada birbirinden farklı kavramlar kullanılmaktadır. Eğitimde kullanılan psikolojik danışma ifadesi ilk bakışta rehberlik içinde bir işlemi anlatıyormuş gibi algılanmasına rağmen aslında rehberlikten farklı bir şey değildir.
Kişiye yönelik sürdürülen bütün rehberlik çalışmaları temelde yüz yüze gerçekleştirilen danışma ve etkileşim ilişkilerine dayanmaktadır.
Bu bakımdan eğitim alanında “Psikolojik Danışma ve Rehberlik” denildiğinde iki ayrı hizmet kast edilmeyip bir tek hizmetin kapsamına işaret edilmektedir. 
Belki tek başına “rehberlik” kavramı kast edilen anlamın bütününü ifade etmeye yetebilir fakat sadece “psikolojik danışma” ifadesi rehberlik hizmetlerinin bütününü anlatmada yeterli olmaz. Zira her psikolojik danışma faaliyeti bir rehberliktir ama her rehberlik eylemi aynı zamanda bir psikolojik danışma ilişkisi değildir. Her psikolojik danışma eylemi yüz yüze bir ilişkiyi gerektirdiği halde rehberlik için aynı durum söz konusu değildir. 
Rehberlik amaçlı yürütülen “danışma” ilişkileri, rehberlik kavramı ile anlatılan hizmetlerle sınırlı kalarak rehberlik dışı bir amaca örneğin ruhsal sorunları iyileştirme (terapi) amacına yönelmez.
Hastalık kapsamına girmeyen kişisel sorunlara ve bu sorunların çözümüne yönelik hizmetlere sadece “danışma” kavramı yerine “psikolojik danışma” ifadesinin kullanılması kabul görmüş ve yerleşmiştir.
Ancak bu ifadenin “psikolojik” kelimesini de içine almış olması kimi zaman yapılan işin terapi amaçlı “danışma psikolojisi” ve “klinik psikoloji” dallarında yapılan işle karıştırılmaması gerekir.
“Psikoterapi”, hastalık boyutunda ruhsal problemi bulunan kişilerin iyileştirilmesine yönelik psikolog-hasta ilişkisini anlatmaktadır. Eğitimde kullanılan psikolojik danışma” kavramındaki danışma ilişkisi ise rehber öğrenci ilişkisidir. 
Bu iki hizmet alanını birbirinden ayırt etme güçlüğünün sebebi her iki alanın bazı ortak yanlarının bulunması olarak gösterilir:
1- Her ikisi de, esasen problemli kişiye, probleminden kurtulması yönünde yapılan bir psikolojik yardımdır.
2- Her ikisi de yardıma ihtiyaç duyan kişi ile yardım etme yetkinliğindeki kişi arasında bir problemin çözümü için yüz-yüze cereyan eden görüşmelere dayanır.
3- Her ikisi de,kişiye sunulan psikolojik yardım hizmetinde genellikle aynı psikolojik metot ve teknikleri kullanırlar.
Bu benzerlikler iki alnın birbirine karıştırılmasına sebep olurken aradaki önemli farklar da her ikisini birbirinden ayırmamıza yardımcı olmaktadır. 
Bu sebeple psikolojik danışma alanı ile psikoterapi
alanı arasındaki belirgin farklara dikkat etmek gerekmektedir. Bu farklar da şöyle sıralanmaktadır:
1-Kökü derinde olan ve iç alemle ilgili ruhsal sorunlar psikoterapi alanına dışsal sebeplerle ilgili uyum sorunları psikolojik danışma alanına girer.
2-Psikolojik danışma, akıl ve ruh sağlığını koruyucu hizmetlerdir; psikoterapi ise sağaltıcı hizmetlerdir.
3-Psikolojik danışma kişinin rehberlik ihtiyacı ile sınırlıdır, psikoterapi sağaltımla beraber rehberlik hizmetini de kapsar.
4-Psikolojik danışma hizmeti rehberlik uzmanlarınca, psikoterapi ise psikologlar tarafından yerine getirilir.



4. REHBERLİĞİN MAHİYETİ:
Rehberlik tanımlarında sıklıkla vurgulanan “yardım süreci” ifadesi rehberlik eyleminin can damarını oluşturmaktadır. Bireyin uyum sağlama, rahatlama, 
karar oluşturma, sıkıntısını giderme, tercihte bulunma konularında ihtiyaç duyduğu anda ona verilecek sistematik destek bu yardım sürecini oluşturmaktadır. 
Demek ki rehberlik hizmetleri bu alanda yetişmiş kimseler tarafından sistemli bir şekilde yürütülen faaliyetler olarak görülmelidir. Rehberliğin “insan” denilen çok yönlü ve karmaşık yapıya sahip olan bir varlığa yönelik yol gösterici bir hizmet olduğu düşünülürse bunun herkesin rahatlıkla yürütebilecek sıradan bir iş olmadığı kolayca anlaşılır. 
Bu hususta akla gelen “Yarımdoktor candan eder, yarım hoca dinden eder”atasözümüz de tam olarak rehberliğin bu yönüne işaret etmektedir.
Diğer yandan rehberlik hizmeti bir karar dikte etme, dayatma, kişiyi yönetme ve sınırlandırma işi değildir. Kişinin vereceği kararı, gideceği yolu, yapacağı işleri başkasının tespit ve tayin etmesi rehberlik anlayışına uygun değildir. Zira rehberlikte yardım alan kişinin özgürlüğü, özgünlüğü ve
tercihte bulunma imkanına sahip olması esastır. 
Rehberlik yapılacak konuda elde edilecek bilgilerin, yapılacak tahlil ve değerlendirmelerin, geliştirecek çözüm ve kararların bilimsel esaslara göre yapılması ne kadar
gerekli ise bunların duyguları ve hassasiyetleri olan psikolojik bir varlığa sunulduğunun gözden uzak
tutulmaması da o ölçüde önemlidir.
Organize rehberlik uygulamaları denebilen sistemli, plânlı, programlı rehberlik çalışmalarının, bu yüzyılın başlarında mesleğe yöneltme çalışmaları şeklinde başladığı,bu sebeple de rehberliğin, uzun zaman "öğrencilere yeteneklerine uygun iş bulma" anlamına geldiği ifade edilmişti. Hâlbuki
birey, çok değişik ruhsal ve duygusal yönleri olan karmaşık bir bütündür. 
Meslek seçme ve bir iş sahibi olma, çok önemli olmakla beraber, bu durum insan hayatının yalnızca bir parçasını oluşturmaktadır. O halde bugün eğitimde rehberlik anlayışı, kişinin bir bütün olarak gelişmesini hedef almak durumundadır
Bireyin kendi başına hareket edebilen olgun bir kişi haline gelebilmesi, uzun bir etkileşimin ve oluşum süreci sonucunda gerçekleşebilir. Çünkü o, kendisi ile ilgili sorunları çözüme kavuşturmak için karşı karşıya bulunduğu sorunu tahlil etmek, çözüm için mevcut bütün seçenekleri ortaya koyup içlerinden birini seçmek ve bir hareket plânı yaparak uygulamaya koymak durumundadır. Bunları en
etkin bir şekilde yapabilmek için de bir takım bilgilere, becerilere, inanç ve kanaatlere ulaşmaya ihtiyacı olacaktır. 
O halde rehberlik ve danışma faaliyetleri, bireyin kendini gerçek boyutları içinde tanıyıp hem kendine hem içinde bulunduğu toplum ölçülerine en uygun düşecek hareket tarzını uygulamaya koyması için kişiye yardım edecektir. 
Sonuç olarak rehberlik bireye kuru bir öğüt ya da katı bir talimat verme işi değildir, problemli bireye, problemini çözebilmesinde gerekli olan bilgileri ve aydınlatmaları
insancıl bir anlayış ve tutum içinde, objektif bir berraklıkla sunabilme işidir. 

2. HAFTA 

REHBERLİĞİN ÇEŞİTLERİ 

Kişilere göre rehberlik çeşitleri; bireye rehberlikve gruba rehberlikdiye ikiye ayrılır. 
Bireye yönelik rehberlikte karmaşık kişisel sorunların ayrıntılı bir şekilde incelenmesi söz konusu iken Gruba yönelik rehberliktekategorik sorunlar üzerinde müşterek çabalar, grup dinamiğinden ve paylaşımın gücünden yararlanma durumu ön plana çıkmaktadır.
Rehberlik hizmetinin verdiği sonuçlara diğer bir ifadeyle rehberliğin fonksiyonuna göre de rehberlik:
1- Uyum sağlayıcı(adjustive) rehberlik
2- Yöneltici(distributive) rehberlik ve
3- Ayarlayıcı(adaptive) rehberlik
diye üç kısma ayrılmaktadır.
Daha kaba bir ayırımla yapılacak çalışma alanlarını vurgulamak bakımından rehberliği alanlarına göre:
(a)Eğitsel rehberlik
(b) mesleki rehberlik 
(c) kişisel problem rehberliğiolmak üzere üçe ayrılmaktadır.

1. ŞEKİL YÖNÜNDEN REHBERLİK ÇEŞİTLERİ:
1- Bireysel Rehberlik
Bireysel rehberlik, tek başına kişileri hedef alan, her bireyin kabiliyetine uygun mesleğe ve çalışma hayatına yönlendirilmesi, başarma güdülerinin geliştirilmesi, imkânlarını fark edip kendini gerçekleştirmesi ve kişisel 
sorunlarının çözümü yönünde yürütülen birebir yardım ve ilişki sürecidir.
Bireye yönelik rehberlikte kişiyi tanımak, onun bilişsel, duyuşsal davranışsal özelliklerini bilmek, değer yargılarını ve bunların yoğunluk düzeylerini kavramak önem taşımaktadır. 
2- Grup rehberliği
Grup rehberliği, ilgi, ihtiyaç ve beklenti yönünden benzer özelliklere sahip olan kişilerin toplu bir arada oldukları gruplara karşı yürütülen rehberlik hizmetidir.
Grup rehberliğinin amacı grup etkileşiminden yararlanarak kişilerin sosyal gelişimlerine, ruhsal olgunluk ve özgüven kazanmalarına, bireysel rehberliğe hazırlanmalarına yardımcı olmaktır.
Ayrıca eğitsel rehberlik çalışmalarında sorun çözüme yerine bütün öğrencileri geliştirici, hayata ve topluma uyum göstermelerini sağlayıcı bir amaç güdülmesi de grup rehberliğini zorunlu kılmaktadır.

2. ALANLARINA GÖRE REHBERLİK ÇEŞİTLERİ:
1- Eğitsel rehberlik
Öğrenim çağındaki bireylere, öğretim aşamalarında, eğitim ve gelişim sorunları ile ilgili olarak yürütülen rehberlik hizmetleridir. 
Eğitsel rehberlik çocuğun gelişim sürecindeki eğitimi ile özdeş bir hizmet alanı olarak görülüp bireyin topluma ve hayata uyumunu sağlayacak bir etkinlik olarak yürütülür. 
Eğitsel rehberlikte bireyin yetenekleri ile ilgili alanları, bunlara uygun meslek ve beceri konuları üzerinde çalışılır.


2- Mesleki rehberlik
Mesleki rehberlik, bireyin hayatı boyunca çalışacağı, geçimini temin edeceği, çevresine ve toplumuna katkı sağlayacağı uygun mesleği seçmesi ve yürütmesine dair sorunların çözümü ile uğraşan bir rehberlik alanıdır.
Bu hizmetlere işaret eden kapsamlı bir mesleki rehberlik tanımı şöyle yapılmaktadır: “Meslek rehberliği bireyin kendi nitelik ve şartlarını kavrayarak onlara en uygun gelen mesleği seçmesi, bu meslek için hazırlanması ve bu mesleğe girerek orada başarıyla ilerlemesi oluşumuna yardım faaliyetleridir.”
Meslekte başarının sağlanabilmesi için Parmenter’in öngördüğü bireye kazandırılması gereken nitelikler şöyle sıralanmaktadır:
1- Ruh ve beden sağlığı. 4- Çalışma isteği
2- Sağlam bir karakter. 5-Vatandaşlık bilgi ve bilinci.
3- Eğitim ve kültür. 6- Yükselme heves ve arzusu. 
7-Mesleğe dair özel ilgi vekabiliyet. 
8- Kendi imkân ve kabiliyetlerini tanıma.
9- Mesleğin gerektirdiği bilgi ve beceriler.
Mesleki rehberlik hizmetinde üç aşamalı bir sürecin takip edilmesi gerekmektedir:
1- Bireyin kendi kabiliyet ve imkânlarını tanıması
2- Meslekleri tanıyarak kendisine en uygun mesleği seçmesi
3- Gireceği mesleğe uyum sağlamak ve başarılı olmanın gereklerin oluşturmak.
3- Kişisel Problem Rehberliği
Her bireyin kendi duygu, düşünce ve sosyal ilişkilerinden kaynaklanan güçlüklerin aşılmasına yönelik çalışmalara Kişisel Problem Rehberliği denir.
Şüphesiz ki bireyin ailesi ve çevresi ile ilişkilerini düzene koyması, anlayış ve hoşgörü yeteneği kazanması, sorumluluk duygusu geliştirmesi, önemli konularda bağımsız karar verme kabiliyeti kazanması konularında kişisel problem odaklı rehberliğin çok önemli bir yeri vardır.
Kişisel problemlerle ilgili rehberlik çalışmaları daha çok danışma (danışmanlık) ilişkisi şeklinde yürütülür. Kişinin sosyal ilişkiler, beden sağlığı, zihinsel ve duygusal yoğunlaşmalar, umutsuzluk ve güvensizlik gibi problemleri hakkında önce sağlam bilgiler elde edilir, sonra bunların her biri tahlil edilerek yoğunluğu ve niteliği tespit edilip sebepleri bulunur. Bundan sonra da sorunlu bireyin
sorununu kavraması, sebeplerini bilmesi ve bu konudaki kendi yetenek ve imkanlarını tanıması, böylece sorunu aşabilme irade ve kararlığı geliştirmesi yönünde ona yardımcı olunur, yol gösterilir.
Bir problem etrafında kişiyle yüz yüze görüşmeye dayanan kişisel problem rehberliği faaliyetleri, esas itibariyle bir psikolojik etkileşim olayıdır. 
Psikolojik etkileme ve etkilenme gerçekleşmeden sorunun çözümü yönünde bir irade ve girişimin meydana gelmesi beklenemez
Kişisel problem rehberliği olayında bir şekilde problem yaşamakta olan bir birey vardır. Problemin çözümü konusunda işbirliği yapmak üzere biri yardım eden diğeri yardım alan iki taraf bulunmakta ve bu iki taraf arasında tamamen insani ve psikolojik gereklere dayanan bir danışma ve yardım ilişkisi söz konusu olmaktadır.

3. FONKSİYONLARINA GÖRE REHBERLİK ÇEŞİTLERİ:
Rehberlik hizmetinin yöneldiği amaçların ve ortaya çıkardığı sonuçların farklı özelliklerinin bulunması bu yönde bir ayırımı gerekli kılmıştır. Bir rehberlik hizmetinde gözetilen amaca ve beklenilen sonuca göre çalışmanın şekli ve yöntemi farklı olmaktadır. Bu bakımdan her rehberlik
çalışmasının mahiyetini onun işlevine ve ortaya çıkaracağı sonuçlara göre mütalaa etmek gerekiyor.
Rehberliğin çeşitleri konusunda görüş beyan eden yazarların hemen hepsi rehberliğin alanlarına, fonksiyonlarına ve muhataplarına göre sınıflandırmaya işaret etmektedirler. Ancak bunlardan bazıları rehberliği bireye yönelik bir hizmet olarak gördüğünden muhataplara göre yapılan ayırımın açıklamasına girmeyip alanlarına ve fonksiyonlarına göre çeşitlerini açıklamakta ve grup
rehberliğini ayrı bir konu olarak incelemektedirler.
Kimi yazar da sadece alanlarına göre rehberlik çeşitlerini açıklamakla yetinmeyi tercih etmişlerdir.
Rehberliğin fonksiyonlarının neler olduğu hususunda üzerinde mutabakat sağlanmış olan altı madde sıralamak mümkündür. Aynı zamanda fonksiyonlarına göre rehberliğin çeşitleri olarak da kabul edilen bu maddeler şöyle sıralanır:
1. Uyum sağlatıcı rehberlik
2. Yöneltici rehberlik
3. Ayarlayıcı rehberlik
4. Geliştirici rehberlik
5. Önleyici rehberlik
6. Tamamlayıcı rehberlik
Tan ve Kepçeoğlu gibi bazı yazarlar da fonksiyonlarına göre rehberlik çeşitlerini üçe ayırmaktadırlar: 
1- Uyum Sağlayıcı (Adjustive) Rehberlik
İçinde bulunduğu çevreye uyum sağlamada sıkıntı çeken, sorunlar yaşayan ve sonuç itibariyle çevresine karşı uyumsuzluk gösteren bireylere yönelik yürütülen rehberliğe uyum sağlayıcı rehberlik denir.
Bu tür rehberlikte rehberlik uzmanının veya danışman’ın teşhis ve terapötik teknikler kullanması gerekir.
2- Yöneltici (distributive) Rehberlik
Bireyin gelecekte kendisine en uygun ve en yeterli doyumu sağlayacak bir alana yönelmesine ve o alanda başarılı bir gelişme göstermesine yardım çalışmalarını içerir. 
Bu tür rehberlikte öncelikle kişinin bütün yeteneklerini, ilgi ve ihtiyaçlarını, kişilik yapısını ve sahip olduğu imkânları bilip anlamasına, sonra da bunlarla uyunmlu tercihlerde bulunmasına yardım edilir.
3- Ayarlayıcı (Adaptive) Rehberlik 
Bireysel farklılıklara ve çevre şartlarına öncelik vermek
suretiyle bireylerin problemlerini, umut ve özlemlerini belirleyerek, gelecekte ortaya çıkabilecek bunlarla ilgili sorunları öngörmeyi ve insanların o sorunlara karşı hazırlanmasına dönük çalışmalar yapmayı gerektiren bir rehberlik türüdür.
İnsan hayatında gözlenen hızlı değişmeler karşısında
toplumun temel değerleri ve yeni kuşaklardan beklentileri dikkate alınarak, bireysel kişiliği ve toplumsal kimliği de korumak suretiyle yeni gelişmelere adaptasyonun sağlanmasına çalışılır. 

3. HAFTA

1- PSİKOLOJİK DANIŞMA İLE İLGİLİ TEMEL 
KAVRAMLAR:
Psikoloji:İnsan ve hayvan davranışlarıyla zihinsel işleyiş diğer bir ifadeyle bilişsel süreçlerle ilgili çalışmaların yapıldığı bir bilim dalıdır. 
Klinik psikoloji:Ruhsal rahatsızlığı, yetersizliği ve uyumsuzluğu olan hastaların durumlarını anlamak, hastalığın mahiyetini kavramak ve hastayı rahatlatıp iyileştirmek amacıyla araştırma ve uygulama çalışmalarının yapıldığı bir psikoloji dalıdır.
Psikoterapi:Psişik hastalıkların ilaç ve cerrahi yöntemler kullanılmadan tedavi edilmesini ifade eder. 
PsikiyatriTıpta ruh hastalıklarının incelenmesi, teşhisi, tedavisi ve önlenmesi konuları ile uğraşan bir uzmanlık dalıdır. 
Psikopatoloji:İnsan fizyolojisi, organ yapısı ve vücut kimyasındaki bozukluklardan hareketle ruhsal hastalıkları inceleyen, bu hastalıkların sebep ve sonuçları ile ilgili genel yasalar ortaya koymaya çalışan bir psikoloji dalıdır. 
Psikanaliz:Psikanaliz, ünlü psikolog Sigmund Freud'un çalışmaları sonucunda geliştirilmiş psikolojik kuramlar ve yöntemler bütünüdür. 
Danışma Psikolojisi:İnsanların uyum intibak güçlükleri gibi hastalık düzeyinde olmayan psikolojik sorunları ile uğraşan, bu tür kimselerin sorunlarını aşmalarına yardım çalışmaları ile ilgili bir psikoloji dalıdır. 
Transpersonel psikoloji(Benötesi Psikolojisi): insan zihninin kutsala yönelik aşkınlıkla ilgili ruhsal yönleri üzerinde çalışmalar yapan bir psikoloji dalıdır. 
Pastoral Psikoloji:İnsanların dinsel ve manevi sorunlardan kurtulup rahatlamaların yardımı esas alan çalışmalarla ilgili psikoloji dalıdır. 
2- PSİKOLOJİK DANIŞMA’NIN AMAÇLARI:
1. Yakın Amaçlar:
İlişkinin ilk aşamasında başlamak suretiyle her aşamada göz önünde bulundurulması ve öncelikle gerçekleştirilmesi gereken işlerin başarılmasını ifade eder. 
Yakın amaçlar olarak yapılması gereken işler:
1-Raport kurma ve sürdürme: Rehberlik yapan kişi veya danışman muhatabına karşı açık kalpli, dürüst, samimi ve dostane birşekilde davranmalıdır; onun dünyasına girmeli, onun sorununu hissetmelidir. 
2-Deşarj (Boşalma) sağlama:Deşarj, rehberlik hizmetine alınan kişinin sorunlarını dışa vurmasını sağlamaktır. 
3-Semptomların kaybolması:Deşarj ile birlikte kişinin ilgi ve dikkatini sorun oluşturan konunun dışında bir ilgi alanına yöneltmek, duygu ve düşüncelerini dikkatçekici bir konuya çevirmek suretiyle onu çevreleyip kuşatan semptomların (belirtiler) bertaraf edilmesine çalışılır.
4-İfadelendirme (verbalization):Deşarjla birlikte görülen rahatlama ile bir adımdaha ileriye götürülerek sorunu veya sorusu olan kişinin bunu tam olarak ifade etmesi,anlatması,
tanımlaması aktif dinleme yöntemi ile özendirilir. 
5-İçgörü (İnsight) geliştirme:Sorunla ilgili olayları, ilişkileri, sebep ve sonuçları irdeleyerek mantık düzleminde gerçekçitespitlere doğru yürümek suretiyle rehberlik hizmeti götürülen kişinin gerçekçi tespitlere ulaşmasını
sağlamak da rehberliğin yakın amaçlarından biridir. 

İçgörü’nün üç temel unsuru vardır: 
a)İlişkileri idrak etme. b)Benliği kabullenme / kavrama. 
c)Seçim yapabilme idrakine ulaşma.
6-Anlayış, duygu ve saygı iletişimi kurma:Rehberlik hizmeti veren kişinin günlük hayatta normal insanlarla kurduğu alışılmış iletişimtarzının dışında duyarlı, saygılı, anlayışlı ve kabullenici yaklaşım göstermelidir; ayıplama, suçlama, reddetme tutumlarından kaçınmalıdır. 
2. Orta Amaçlar:
Danışma ilişkisine konu olan sebeplerin açığa çıkarılıp ortadan kaldırılması orta amaçları oluşturmaktadır. 
Orta Amaçlar İki Aşamadan Oluşur: 
1)Yardımı gerektiren sebeplerin yok edilmesi:Sebeplerin yok edilmesi, sorun yaşayan kişi açısından ve onun tarafından başarılacak bir iştir. Bunun için de sorun yaşayan kişinin; (a) Kendi problemi ile yüzleşmesi.
(b) Gücünü ve imkânlarının farkına varması.
(c) Başedebilme iradesinin oluşması. Sağlanmalıdır. 2) Danışanın yeni davranımlar kazanması:
Bunun gerçekleşmesi için şunlar yapılmalıdır:
(a) Uygun ve tatminkâr hedefler koyma.
(b) Tercihte bulunma ve doğru kararlar verme.
(c) Uygun yeni davranış biçimleri belirleme.
(d) Danışma ilişkisini sürdürme kararlılığı. 
3. Nihai Amaçlar:
Kişinin hayatta kendisi olması, değerlerini ve hedeflerini oluşturması, güçlükler karşısında psikolojik yeterliğe ve güce kavuşması, gelişim ritmini yakalaması nihai amaçları oluşturmaktadır. Bu bağlamda birbirine girmiş gibi görünen fakat farklı boyutları gösteren şu üç kavramla danışmanın nihai amaçları ifade edilmektedir:
1- Kendini gerçekleştirme(Self actualizing): Kişinin toplum içinde özellikleri, imkânları ve kabiliyetleri ile birlikte bir varlık olduğunu kavraması, buna inanması, kabiliyet ve yeterliklerini ortaya koyabilmesidir.
2- Kendini oluşturma (Becoming):Bununla daha açık ve uzun vadeli bir oluşum, ömür boyu sürecek bir hayat sitiline kavuşma anlatılmaktadır. Kişinin “işte bu benim” veya “işte ben buyum” dediği anda yakaladığı kişiliğidir. 
3- Varolma (Being): Kişinin bu hayatta niçin var olduğu yönünde görev ve sorumluluk bilinci ile varlığını hissetmesi onun varlığına bir anlamkazandırmaktadır. 
3- PSİKOLOJİK DANIŞMANIN AŞAMALARI:
1- Etkileşim Aşaması:İlişkinin bu ilk aşamasında tarafların önce birbirlerini ön yargısız bir şekilde tanımaları ile başlanır. Sonra da birbirleri ile anlaşabilme kararlılıklarını ortaya koyup bu kararlılıkla karşılıklı açıklık, samimiyet ve güvene dayalı çalışma niyet ve iradesini gösterirler. Böylece taraflar birbirleri ile doğru bir iletişim başlatmış, yararlı bir etkileşim sürecine girmiş olurlar.
2- Anlama Aşaması:Sürecin ikinci aşamasında rehberliğe konu olan bireyin kişiliğinin, şartlarının, imkânlarının ve probleminin net olarak anlaşılmasına çalışılır. 
3- Çözümleme Aşaması:Bu aşama kurulan rehberlik ilişkisi ile amaçlanmışolan sonuca tatminkâr bir şekilde ulaşmanın sağlandığı aşamadır. Rehberlik ilişkisinde tatminkâr sonuç ya kararsızlığın giderilmesi ya sorunun çözümüne ulaşılması veya çözümlenecek bir sorunun bulunmadığı sonucuna varılmasıdır.

 

4. HAFTA

1-PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİĞİN 
İLKELERİ:
Rehberlik hizmetinin temelinde insan hak ve özgürlüklerini yakından ilgilendiren demokratik ve insancıl bir anlayış vardır. Bu çerçevede rehberliğin kavramsal, kişisel ve sosyal olmak üzere üç boyutu bulunur.
Tan: “Psikolojik Yardım İlişkilerinin Belirgin Nitelikleri” başlığını kullanarak rehberliğin ilkeleri anlamına gelecek 12 madde sıralamıştır.
Kepçeoğlu: Rehberliğin ilkeleri konusunda ülkemizde ilk müstakil eseri yazmıştır.
Kuzgun: Rehberlik ilkelerini 13 madde de sıralamaktadır. 
Akkoyun: Shertzer ve Stone’un rehberliğin ilkelerini çeşitli yazarların görüşlerinden özetleyerek dört maddede toplamıştır.
Rehberlik İlkelerini Şöyle Sıralayabiliriz:
1-Rehberlik iki tarafı olan müşterek bir çalışma olarak yürütülür:
Yardım alan (danışan): Bilgisizlik, kararsızlık ve çaresizlik içinde güçlük çeken veya sorun yaşayan bu sebeple de yardıma ve rehberliğe ihtiyaç duyan kişidir.

Dokümanın Devamı için Dini Danışma ve Rehberlik Ders Notları - 2 Tıklayınız..

kaynak: forum.medineweb.net


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
BİYOKİMYA DERS NOTLARI(42308)

Siyaset Bilimi Ders Notları(24268)

Sınıf Yönetimi Ders Notları(22242)

Maliye Ders Notu ve Maliye Teorisi Notları(18630)

İklimlendirme ve Soğutma Bölümü ve Ders Notları(13482)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!