Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:



Super Oyunlar Oyna
  
Çevre Sorunları ve Doğal Kaynaklar

                    

www.arsivbelge.com
Çevre Kirliliği ve Doğal Kaynakların Yok OlmasıÇevre Sorunları ve Doğal Kaynaklar dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Yazı Girişi: Bugün dünyamızın ve insanlığın yüz yüze bulunduğu sorunların başında doğanın ve çevrenin kirlenmesi gelmektedir. İnsanoğlu çağlar boyunca yaşama ve ayakta kalma mücadelesi verirken, diğer canlılar gibi doğayı ve doğal kaynakları olduğu gibi kabul etmemiş, yaşam koşullarını her geçen gün iyileştirme doğrultusunda, doğayı ve kendisini sürekli değiştirme başarısını göstermiş; bu değişimleri gerçekleştirirken bilerek veya bilmeyerek doğal kaynaklara, diğer canlılara ve kendisine zararlı olacak kirlenmelere neden olmuştur. Doğada yaşayan organizmalar veya toplulukların, fiziksel çevreleri ile ilişkilerini bir bütün olarak belirtmek için, ekosistem terimi kullanılmaktadır... Yazının Tamamı aşağıdadır!

DOĞAL KAYNAKLARIN KİRLENME NEDENLERİ

Bugün dünyamızın ve insanlığın yüz yüze bulunduğu sorunların başında doğanın ve çevrenin kirlenmesi gelmektedir. İnsanoğlu çağlar boyunca yaşama ve ayakta kalma mücadelesi verirken, diğer canlılar gibi doğayı ve doğal kaynakları olduğu gibi kabul etmemiş, yaşam koşullarını her geçen gün iyileştirme doğrultusunda, doğayı ve kendisini sürekli değiştirme başarısını göstermiş; bu değişimleri gerçekleştirirken bilerek veya bilmeyerek doğal kaynaklara, diğer canlılara ve kendisine zararlı olacak kirlenmelere neden olmuştur

Doğada yaşayan organizmalar veya toplulukların, fiziksel çevreleri ile ilişkilerini bir bütün olarak belirtmek ve tüm yaşamlarının üzerine kurulduğu denge sistemini kolay anlaşılabilir kılmak için, bu ilişkiler ve denge sistemi, ekosistem terimi ile ifade edilmektedir. Ekosistem

olgusu doğal kaynakların yönetiminin kalbidir. Varlıklarını devam ettirebilsinler diye türlerin korunması veya doğal kaynakların yönetilmesi istendiğinde onların ekosistemine odaklanılmalıdır. Ekosistemin sağlıklı işlemesi için, sistem içinde her bir parçanın ayrı bir işlevi ve görevi vardır. Parçalar bu görevlerini farklı zamanlarda ve farklı koşullarda yerine getirebilirler. Ekosistemin parçalarından herhangi biri bozulursa veya o parça sistemden çıkarılırsa, ekosistem verimli çalışamamakta ve önceki görevini yapamaz hale gelmektedir

Doğal kaynakların özellikle insanlar tarafından sınır tanımayan, insafsız bir biçimde kullanılması, kaynakların bilinçsizce tüketilmesi ve doğa ile yaşam arasında eskiden beri devam edegelen dengenin süratle bozulmasına neden olmaktadır.

“Hava, su veya gıdaların insan sağlığında ve refahında, gerçek veya potansiyel zararlara neden olacak şekilde kirlenmesi ya da doğaya mazeretsiz olarak zarar vermesi”  olarak tanımlanan çevresel kirlilik ile birlikte hava, su, toprak ve diğer doğal kaynaklardan oluşan doğal çevre, özellikle son yüzyılda artan sanayileşme, buna bağlı oluşumlar ve kötü kullanımlar sonucu bozulmaya başlamıştır.

XIX. yüzyılda hızlı sanayileşme, doğal kaynakların sınırsız kabul edilmesi ve fiyatlandırılamaması sonucu, XX.yüzyılda doğal kaynakların kendilerini yenileyememesi ve tükenmesi tehlikesi ortaya çıkmıştır. Çevre tahribatını salt bitki ve canlı ekolojisi açısından düşünmek yanlıştır. Çevre aynı zamanda hudutsuz bir hammadde tüketimine de maruz kalmaktadır.Geçmişte olduğu gibi günümüzde de ekolojik dengeyi bozan, çevre sağlığını ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini olumsuz etkileyen etkinliklerin en önemlilerinden biri, kaynakların sorumsuzca tüketimi ve çevresel sorunlara neden olabilecek nitelikte ve miktarda atık üretimidir

2. Çevre Sorunlarına Yol Açan Faktörler

Çevre sorunlarına neden olan hızlı nüfus artışı, düzensiz kentleşme, sanayileşme ve turizm gibi etkenler, doğal kaynakların sağlıklı bir biçimde korunamamasına da neden olmaktadırlar.

Nüfus artışı, kaynaklar üzerinde talebi etkileyen ve çevrenin bozulmasına yol açan önemli faktörlerden biridir. Çevre ve doğal kaynaklar bağlamında hızlı nüfus artışının getirdiği hiçbir avantaj yoktur. Dünya halen üzerinde yaşayan 6 milyar insanı, 2015 yılında ise 7 milyardan fazla insanı barındırmak ve beslemek zorundadır. Bu nüfus artışı karşısında tüm tüketim ihtiyaçlarının artması, alışkanlık ve beklentilerin de değişmesi ile birlikte,

doğal kaynakların yetersiz kalması, çevrenin ve ekolojik dengenin de sarsılması kaçınılmaz bir son olacaktır.

Kentsel mekanlardaki yığılmaların ve düzensiz kentleşmenin hava, su, toprak gibi doğal kaynakların kirlenmesinin yanında yol açtığı, tarihi kentsel dokunun yok edilmesi, ormanların tahribi ile çölleşme, toprak erozyonu ve benzeri sorunlarla, insanların sağlıklı doğal yaşam ortamları da olumsuz yönde etkilenmektedir.

Artan nüfusa koşut olarak giderek artan tüketim talebini karşılamaya yönelik üretim çabaları ile sanayileşme, çevrenin daha geniş alanlarda çok miktardaki doğal kaynağının seferber edilmesini, daha uzunca bir süre içinde daha çok sayıda işleme tabi tutulmasını ve daha genişçe bir alana dağıtılmasını gerekli kılmakta bu da hızla tüketilen doğal kaynaklarla birlikte bazı çevre problemlerini beraberinde getirmektedir.

Dünyada çok hızlı bir biçimde artan ve gelecekte de devam edeceği bilinen turizm faaliyetlerinin kültürel, doğal ve fiziksel çevre üzerine olumsuz etkileri vardır. Uluslararası alanda turizmde doğal alanlara yönelik talebin artması, değişik turistik yöreleri gerekli altyapı ve donanımları oluşturmadan turizme açmak betonlaşmaya yol açmakta, doğal kaynaklar ve fiziksel çevre tahrip olmaktadır. Hızlı nüfus artışı, büyüyen endüstrileşme, yenilenmesi mümkün olmayan doğal kaynakların tükenmesi, çevrenin kirlenmesi ve bozuluşu dünyamızın ortak geleceğini, her geçen gün daha büyük boyutlarda tehdit etmektedir. 

3. Doğal Kaynakların Korunmasında Etkin Çevre Yönetimi

Yirminci yüzyılın son yarısından itibaren uygulanan kalkınmaya yönelik politikaların çevre faktörünü ihmal eder bir biçimde planlanması, ekolojik dengeyi bozmuştur. Tüm canlıların sağlıklı ve dengeli bir çevrede, mevcut doğal kaynaklarla yaşamlarını sürdürebilmelerini hedefleyen çevre yönetimi yaklaşımı, yeryüzündeki kaynakların sınırlı olduğuna ve geri dönüşü olmayan bir şekilde tahrip edildiğine dikkat çekerek, ekolojik dengeyi bozmadan ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesini amaçlamaktadır. Yani, ekonomik kalkınma ile doğal kaynakların korunması birlikte ele alınmaktadır.

Ülkemizde son zamanlarda güncellik kazanan çevre sorunları ile birlikte anılmaya başlayan, Batı dillerinde çok sık kullanılan çevre yönetimi kavramı ile “tüm canlıların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamaları, doğal kaynakların korunması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla gerek kamusal, gerekse özel kesimde elverişli bir iletişim, planlama, eşgüdüm ve denetim sisteminin oluşturulması ve bu sistemi çalıştıracak bir örgütün kurulması” kastedilmektedir.

Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı üzere çevre yönetiminin amacının; hava, su, toprak gibi doğal kaynakların ve ekolojik dengenin korunmasının, bu yönetim yapısı ile nasıl ve ne etkinlikte gerçekleştirilebileceği sorusuna cevap aramak olduğu görülmektedir. Temelinde çevrenin ve doğal kaynakların kullanımında bir denge unsurunun varolmasını öngören çevre yönetimi, ekonomik kalkınmanın, doğanın korunması ile birlikte ele alınması gerektiğini ifade eden ve “mevcut ihtiyaçları gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine engel olmadan karşılayarak kalkınmak” olarak tanımlanan sürdürülebilir kalkınma ile paralellik göstermektedir.

Son yıllarda yaşanan gelişmelerle birlikte, dünyanın her yerinde ortaya çıkan çevre korumacı uygulamalar ve kirlilik kaygıları nedeniyle organizasyonlar, yaşamlarını ve gelişmelerini sürdürebilmek için, ister kamu kuruluşu ister özel sektörde faaliyet göstersin, her geçen gün toplum tarafından artan bir çevre baskısı ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Organizasyonların yönetim anlayışlarına ve uygulama alanlarına çevre olgusunu eklemeleri yeni bir durumdur. Değişen koşullar ve gelişen çevre bilinci bütün organizasyonları, çevre sorunları ve doğal kaynakların rasyonel kullanımı gibi konulara duyarlı olmaya zorlamaktadır.

Ekonomik kalkınmanın yeni bir şekli olarak algılanan ve bazı düşünürler tarafından “Çevre Korumalı Kalkınma” modeli olarak nitelendirilen çevre yönetim sistemi, bir taraftan kaynak kullanımını dengeli bir şekilde ayarlayıp, doğal kaynakların etkinliğini ve çevresel kaliteyi gözetirken diğer taraftan ekonomik kalkınmayı hedefleyen sistematik bir yaklaşımdır.

“Organizasyonların çevre ve doğal kaynaklar üzerindeki potansiyel etkilerini nasıl yöneteceğini belirten yasal prosedürler ve politikalar bütünü”(Germain, Harris ve Luzadis, 2002: 13) olan çevre yönetim sistemleri ise hangi büyüklükte ve yapıda olursa olsun, her organizasyon için evrensel standartları ortaya koymakta ve çevre yönetiminin uygulanması, sürekliliğinin sağlanması için gerekli olan; organize olmuş bir yönetim yapısı, sorumluluklar, yöntemler, uygulamalar ve kaynakların bir arada değerlendirildiği sistematik bir yaklaşımı ifade etmektedir.

Sanayi devrimi ile birlikte başlayan sanayileşme sürecinde ülkeler doğal kaynakları hiç tükenmeyecekmiş gibi kullanmış ve bunun sonucunda doğal denge bozulmuştur. 60’lı yıllarda hızlı sanayileşmenin sonucu ortaya çıkan çevre kavramı, 70’li yıllarda kirletici limitlerini belirleyen mevzuatın oluşturulması ve nihayetinde 90’lı yılların başında atıkların azaltılması ile ilgili girişimler çevre yönetiminin popüler bir parçası haline gelmiştir.

Amaçları arasında doğal kıt kaynakların israfını da önlemek olan ve çevresel problemlerin çözümlenebilmesi açısından çok büyük öneme sahip çevre yönetimi uygulamaları organizasyonlara, bir taraftan çevreye ilişkin yasal ve diğer kurallar ile gerekliliklere kolaylıkla uyum sağlanması ve kirliliğin azaltılması gibi yararlar sağlarken diğer taraftan enerji ve doğal kaynakların tüketiminde azalma sağlayacak alanların tespit edilmesi ve kaynakların etkin kullanımı ile elde edilen ekonomik kazançları sunmaktadır

4. Doğal Kaynakların Korunmasında Çevre Yönetimi Açısından Karşılaşılan Sorunlar

1982 Anayasası’nın 56. maddesinde yer alan “herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” ibaresi ile “insan merkezli” bir çevre koruma politikasından bahsedilmektedir. Bu ifadeye insan dışındaki canlı varlıklar ile doğal ve kültürel değerlerin girmediği ortadadır. Bunlarla ilgili olarak; kıyılardan yararlanmayı düzenleyen 43.madde, toprağın korunması ile ilgili 44 ve 45. maddeler, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması ile ilgili 63 madde ve ormanların korunması ile ilgili 169. maddeler bulunsa da, bu dağınık hükümler çevre koruma alanlarının ve çevresel sorunların anayasal düzeyde bütünlük içerisinde değerlendirilmesini engellemektedir.

1983 tarih ve 2872 sayılı Çevre Kanunu, çevrenin korunması, iyileştirilmesi, kırsal ve kentsel topraklarla doğal kaynakların en uygun biçimde kullanılması ve korunması, ülkenin bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunması ve su, toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi amacıyla çıkarılmıştır. Ancak Çevre Kanunu’nun, çevre koruma ile ilgili birçok düzenlemede genel ilkeleri belirleyerek, düzenlemelerin gerçekleştirilmesini yönetmeliklere bırakmış bir “çerçeve yasa” niteliğinde olması yönetmeliklerin uzun süre çıkarılamaması, zaman zaman olumsuz yönde değişikliklere uğraması ve idareye geniş takdir yetkisi bırakması gibi olumsuzlukları da beraberinde getirebilmektedir.

Çevre sorunlarının sonuçları başka bölgeleri etkilese de, sorun esas itibariyle yerel niteliktedir ve bu nedenle üretilecek çözümler yerel düzeyde geliştirilip, uygulamaya konulmalıdır. Ancak, Çevre Kanunu’nun sorunların giderilmesi konusunda yer verdiği çözümlerde merkezi yönetimlere ağırlık vermesi çevre yönetiminde mevzuattan kaynaklanan diğer bir sorundur.

Anayasada çevreyle ilgili birçok hüküm olmasına rağmen, bu hükümlere yönelik uygun yasal düzenlemeler ya hiç yapılmamış ya da yeterli düzeyde

yapılamamıştır. Topraklarla ilgili kanuni düzenlemelerin olmaması; tarım topraklarının bölünmesine, erozyonla yok olmasına ve tarım dışı faaliyetlerle elden çıkmasına neden olmaktadır. Ormanlara yönelik düzenlemelerin anayasada yer almasına rağmen, ormanların korunması çalışmalarında halkın işin içine katılmamasından dolayı başarısız olunmaktadır.

Çevre sorunlarının çözümü konusunda sadece yasal düzenlemeler yapmak yeterli değildir. Önemli olan yapılan düzenlemelerin takipçiliğini yapacak siyasi iktidarların olmasıdır. Ülkemizde zaman zaman çevre konusunda tutarsız, çelişkili ve sık değişen politikalar izlenmesi , her gelen siyasi iktidarın çevreyle ilgili farklı yasal düzenlemelere yönelmesi çevre yönetiminde karmaşanın yaşanmasına neden olmaktadır.


Ekleyen:Kadir TALAN
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Doğal Anıtlar ve Ülkemizdeki Örnekleri(83001)

Günümüz Dünya Sorunları Hakkında(68050)

Çevre ve Çevre Kirliliğinin Yol Açtığı Sonuçlar ( Yazı , Şiir , Güzel Sözler )(47259)

Türkiyenin Tarihi ve Doğal Güzellikleri(34037)

Küresel Çevre Kirlenmesi Makale Örneği(19275)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Tanıtım Yazılarınızı Yayınlamak İçin Tıklayın



Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın En Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

ece pınar - 16.03.2015, 18:35
 

adam gibi bişey yok ya bu internette

 


sana ne - 22.04.2016, 10:13
 

eyi hoş denür valla bagaruk gibi bagdık


Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!