Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!

Araştırmalarınız için Arama Yapın:


Araştırmalarınız için Arama Yapın:

  
                    

Charles Darwin (1809 - 1882) ve Darwinizm
www.arsivbelge.com
Charles Darwin (1809 - 1882) ve Darwinizm dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Charles Darwin (1809 - 1882) ve Darwinizm başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Charles Darwin (1809 - 1882)

Charles Darwin 1809’da Birminhan’da hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 16 yaşında tıp eğitimi görmesi için Eidinburgh Üniversitesi’ne gönderildi. Ancak bu konu ilgisini çekmediği için babası ona rahip olmasını ve bu amaçla Cambridge Üniversitesi’de öğrenim görmesini önerdi. Bununla birlikte Charles’i en çok ilgilendiren konu doğa tarihiydi. Cambridge’de öğretim görevlisi olan Joseph S. Henslow’la tanıştı ve daha sonra da dost oldu. Darwin, Henslow’un sayesinde Güney Amerika kıyılarına yapılan resmi keşif gezisine katılma imkanı buldu. Yine bu dönemde Darwin’in doğa bilim görüşlerini etkileyen bir başka şey de Alexander von Humboldt’un kitaplarıdır. Humboldt’un kitapları ona kendi deyimiyle “doğabiliminin soylu yapısına bir katkıda bulunmak” isteğini uyandırdı. Darwin, bu bağlamda 27 Aralık’ta başlayacak ve 5 yıl sürecek bir deniz yolculuğuna çıktı.

Charles Darwin, yolculuk dönüşü zooloji ve jeoloji konusundaki incelemelerini ve yolculuk günlüğünü yayınladı. Bütün bunlar onun kamuoyunda ün kazanmasını sağladı.

TÜRLERİN KÖKENİ

Darwin nihayet bu geziler ve araştırmalardan sonra temel eseri olan Türlerin Kökeni’ni yayınladı. (1843). Bu eserin yazarken Darwin özellikle Thomas Malthus’un Toplumun Gelecekteki Gelişmesine Etkileri Açısından Nüfus Üzerine Bir Deneme eserinden etkilenmişti. Malthus’a göre, bir insan veya hayvan topluluğu, bütün bireyleri yetişkin yaşa gelir ve ürerse çok büyük bir hızla iki katına çıkabilir. Buradan hareketle de Darwin meşhur Doğal Ayıklama tezini geliştiri. Teze göre;“hayvan topluluklarının az çok kararlı bir nüfusu korumalarını, çok sayıda bireyin üreme yaşına gelmeden ölmesine bağlıdır. Ancak kendilerini yaşam koşullarına iyi uyarlayanlar üreyecek yaşa gelebilmektedir. Her şey sanki yaşam zorlukları üremeye yatkın bireyler arasında bir ayıklama yapıyormuş gibi gerçekleşmektedir.

Bu ve bunun gibi bir çok iddia içeren kitap o dönemde bir çok kişinin tepkisini çekmişti. Özellikle dini ve felsefi eleştiriler yapıldı. Tartışmanın en can alıcı bölümlerinden biri, İngiliz Bilimsel İlerleme Derneği’nin 30 Haziran 1860’ta Oxford’da toplanan yıllık oturumunda meydana geldi. Anglikan Piskoposu Samuel Wilberforce bu toplantıda Darwin’in tezine çok sert eleştiriler getirdi.

Bir çok bilim adamı türlerin evrimini kabul etmekle birlikte doğal ayıklama tezine karşı çıktılar. Felsefi karşı çıkışlar ise Darwin’in bu tezinin ırkçılığa varabilecek sonuçlar doğuracağı yönündeydi.

Charles Darwin’in mücadele dolu hayatı 1882’de sona erdi. Geliştirdiği kuramlar halen günümüzde tartışılmaktadır. 

Darwincilik ( Darwinizm ) Nedir?

 

Doğanın evrimini açıklayan kuram.

Büyük İngiliz bilgini ve düşünürü Charles Darwin (1809-1882) özdeksel doğanın açıklanmasına Einstein ve Pavlov'la birlikte büyük çapta katkıda bulunan, insanlık tarihinin dört büyük bilgininden biridir. 

Darwin'in büyük önemi, kendisine gelinceye kadar kurgusal olarak açıklanmaya çalışılmış olan evrim ve dönüşüm anlayışlarını kesin bir bilimselliğe kavuşturmuş olmasıdır.

Darwin'in tanıtladığı gerçek, özetle şudur: insanı da içine alan canlı doğa evrimle oluşmuştur. Bu evrimin itici gücü 'yaşam kavgası' ve bunun sonucu olarak da 'doğal ayıklanma'dır. İnsan da bu süreçte bir hayvan türünden meydana gelmiştir. Darwin'in bir dünya gezisinde elde ettiği bol sayıda bilimsel gözlem sonuçları bu gerçeği açık seçik tanıtlamaktadır. Böylelikle daha önce Lamarck tarafından ileri sürülen 'soyaçekim' ve 'çevreye uyma'yla evrim ve Diderot, Robinet, Charles de Bonnet tarafından ileri sürülen yaşayan türlerin yalından karmaşığa 'dönüşme' yoluyla evrimi varsayımları bilimsel bir kesinlik kazanmıştır.

Darwin kuramı şöyle özetlenebilir:

Dünyanın üstünde yaşayabilecek yerler azdır, bu dar alanda yaşamak zorunda bulunan varlıklarsa hızla çoğalmaktadırlar, darlığa (besinlerin sınırlılığına N.) karşı bu çoğalma yaşama kavgasını doğurur. Bu kavgada yaşama gücü olanlar canlı kalır ve türlerini sürdürür. Bu, bir 'doğal ayıklanma'dır. Varlıklar böylesine bir ayıklanmayla ayıklanarak evrimsel bir gelişme içinde türlerini sürdürmektedirler. Yaşama kavgasında ayakta kalanlar belli özellikler gösterenlerdir, bu özellikler soyaçekimle yeni kuşaklara geçmektedir.

Bitki ve hayvan yetiştirenler kuraldışı özellikler gösterenleri birbirlerine aşılaya aşılaya yeni türler elde ederler, insanların bile yapabildiği bu aşılamayı ( ve türleştirmeyi N.) doğa daha kolaylıkla ve doğal olarak yapmaktadır. Sonuç olarak türler, yaratımcılığın (yaratılışçılığın N.) ileri sürdüğü gibi yaratılmamışlar, doğal etkenlerle oluşmuşlardır. Bu bilimsel gerçekler, evrene altı bin yıllık bir yaş biçen ve gökle yer arasındaki bütün varlıkların altı gün içinde ve bugünkü biçimleriyle yaratıldıklarını bildiren kutsal kitapla, yaratılışçılık vb. gibi metafizik ve idealist kuramları kökünden yıkmış olmaktadır. Darwin kuramının bilimsel sonuçları, kendince ortaya atılanlardan çok daha önemlidir. 

Önce, metafizik ve tanrıbilim bir kez daha yalanlanmıştır, tek tek yaratılma (türlerin ayrı ayrı yaratıldıkları ve yaratılmış oldukları N.) masalı kesin olarak çürütülmüştür. 

Sonra ruhçuluk, bir kez daha, içinden çıkamayacağı bir kısırdöngüye sokulmuştur. İngiliz düşünürü Bertrand Russell'ın dediği gibi:''Eğer insanlar, maymunların gelişmişiyseler bu gelişmenin hangi anında bir ruh edinmişlerdir? Bu içinden çıkılmaz zorluğu çözmek için, maymunlarda da bir ruh bulunduğunu kabul edersek, zorunlu olarak, protozoerlerin de bir ruhu bulunduğunu kabul etmeliyiz. Protozoerler'de ruhun olmadığını söylersek insanların ruhunu da yadsımış oluruz''.

Üçüncü olarak, Berkeley özdeksizciliği bir kez daha yıkılmıştır, insandan önce özdeksel bir dünya vardır ve insan da bu özdeksel dünyanın dönüşümlerle varlaşmış bir ürününden başka bir şey değildir.

kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); "Felsefe Sözlüğü" Orhan Hançerlioğlu


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:

Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Oliver Twist Roman Özeti ve Eleştirisi(9453)

Charles Wright Mills(2094)

Charlie Parker Kimdir?(1798)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!