Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:






  
Eğitim Bilimlerinde Yeni Kavramlar ve Yaklaşımlar

                    

www.arsivbelge.com
Eğitim Bilimlerinde Yeni Kavramlar ve Yaklaşımlar dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Eğitim Bilimlerinde Yeni Kavramlar ve Yaklaşımlar başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Eğitim Bilimlerinde Yeni Kavramlar ve Yaklaşımlar

 

* Sosyal atom ölçeği (uzman kariyerin rehberlik sorularında şıklarda vardı) : öğrenilmiş çaresizlik düzeyini ölçmeye yarayan bi yöntem. Öğrenilmiş çaresizlik düzeyini ölçen ve kişilerin kaygı ve başarısızlık nedenlerini belirlemeye çalışan bir ölçketir. 



* Plesebo etkisi : pekiştireçlerin işlevleriyle ilgili bi kavramdır. Etkisi fazla olan pekiştireçin düşük etkili bi pekiştireçten daha fzla güdülemesidir. Örneğin : sınıfını geçmesi durumunda çikolata yerine bilgisayar alınması. Plasebo etkisi: bu psıkolojık bişey. Mesela benım basım agrıyor, agrı kesıcı ıstıyorum ama kardesım bana agrı kesıcı degılde ona benzer bir sekerleme turu getırıyor. Ben onu agrı kesıcı sanıyorum ve basımın agrısı gecıyor. 



* VERBALİZM: Program geliştirmede israfı anlatır. Gereksiz yere emek, zaman ve maliyetin kullanılmaması demektir. Öğretmenin sınıfta lüzumsuz konuşmalarını da buna dahil edebiliriz. 



* KAİN KOMPLEKSİ: kardeş kıskançlığı 



* CYRANO KOMPLEKSİ: başkalarının başarılarından ovünç duyma gibi bir anlamı vardı CYRANO KOMPLEKSİ: Kişinin kendi ihtiyaç, istek ve amaçlarının başkaları tarafından gerçekleştirilmesini tercih eden tutuma verilen addır. Bu komplekse sahip olan kişiler, başkalarının başarılarından, en az kendi başarılarından duydukları kadar sevinç duyarlar. Kişinin, kendisini bir başkasının yerine tam olarak koyabilme yeteneği bu kompleksin temelidir. İşin içine, suçluluk duyguları, kendi kendini cezalandırma tutkusu ya da mazoizm gibi şeyler karıştığı takdirde, Cyrano kompleksi bir hastalık halini alabilir 



* halo etkisi: kişiyle alakalı OLUMLU bir özellıgın dıger özellıklerede genellenmesi. Yani derslerınde basarılı bir cocuk ile tanıstıgınızda, bu cocuk hıc yalan soylemez arkadaslarıyla iyi gecınır gıbı genellemelerde bulunmanız. 



* Crespi etkisi: ne kadar et o kadar salya: ) yani uyarıcı ne kadar artarsa tepkıde o kadar artar. 



* Horn etkisi: halo etkısının aynısı ama bunda olumsuz ozellık genellenıyor. 



* Omnipotent dusunce: ergenlerde görulur. Kendısınde herseyı yapabılecek gucu gormesıdır. Yanı hayaller kurar ılerıde cok luks arabam olacak vılla alacagım gıbı. Ve bunu yapabılecek gucu kendısınde gorur. Ebeveynler onlara cabalamazsan calısmazsan hıc bırsey elde edemezsın dedıklerınde ıse onların bu konuları cok abarttıgını dusunur. 



* Pragnanz etkisi gestalt yaklaşımının bir ürünüdür. Kişiler olayları ve durumları bütüncül algılamaktadırlar. 



* Bakalorya yeni bir eğitim yaklaşımıdır. Geniş alan ya da disiplinler arası yaklaşımın diğer bir adı da bakaloryadır. Farklı disiplin (ders-konu) alanlarının birleştirilerek uygulanmasıdır. Yenilenen eğitim programlarının bir gereğidir. 



* Hawthorn etkisi: Bir iş yerinde kameralar ile takip edilen bir işçi ilk başlarda iş performansı artarken zaman içinde işverenlerine göre davranan bir kimliğe sahiğ olabilir ve kamera altında başka kemerasız ortamlarda başka davranışlar göstererek gerçek kimliğini gizleme ve iş ortamına göre kimlik üretme problemi olabilecektir. Bu ise sahte kimliklerin çoğalması anlamına gelecektir. Burada asıl olan iş sorumluğun ve iş bilincinin gelişmesi iken (iş kazalarının azaltılması, tartışmaların giderilmesi, güvenliğin sağlanması vs. . ) Gibi iyi yönler için kullanılsada olumsuz etkilerininde gözden kaçırılmamasıdır. Bunu en güzel örnekleri televizyon programlarında açık unutulan kamera ve mikrofonlardır. 



* Diyalektik yaklaşım: program geliştirmede yer alan bir kavramdır. Birey eğitim ortamında yaşadığı çelişkileri bu yöntemle ortadan kaldırır. Diyalektik yaklaşımın temel amacı ikilikleri ve çelişkileri bireyin faydalanacağı bir şekilde ortamdan kaldırmaktır. 



* Postmodernizm: her birey kendince haklıdır anlayışının bir ürünüdür. Hher bireyin kendi açısından doğru gördüğğü değerler vardır. Kişiler bu değerlere saygı göstermelidir. Bireysellik ve öznel yaklaşım ön plandadır 



* ambivalans: bir insan veya durumla ilgili olarak zıt duyguların, fikirlerin ve dileklerin birlikte mevcudiyeti anlamına gelir. Birini birgün sevip ertesi gün nefret etmek gibi 
* transaksiyonel analiz: bireyin diğer kişilerden farklı yönlerinin incelenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Yani bireysel farklılıkların önemidir. 





* AKROSTİŞ: Bilgiyi işleme kuramında örgütleme yaparken kullanılan bir teknik kelimelerin ilk harfine göre sıralama Örn: Programlı öğretim ilkeleri KEBAB gibi 



* Vygotsky ' ın proksimal gelişim alanı: yakınsak gelişim alanı yani birey kendi kendine değilde etrafındaki insanlardan daha çok şey öğrenir 



* TEREYAĞ EKMEK TEKNİĞİ: Verilen bir problem soru yada konu üzerinde öğrenciler önce tek başlarına düşünür daha sonra arkadaşları ile bir araya gelerek düşüncelerini tartışır. Ulaştıkları sonucu sınıfa sunarlar. İlk aşamada düşüncelerini kaydetmeleri istenebilirTüm öğrencilerinaktif olmasını sağlar. Birinci aşamanın üzerine tekrar konuşma fırsatı verdiği için bu adı almıştır. 



* SANDİVİÇ TEKNİĞİ: Örneğin öğrencisinin sınıf içinde parmak kaldırmadan konuşmasından rahatsız olan bir öğretmen sandviç tekniğini kullanarak bu eleştirisini aşağıdaki gibi yapabilir. Senin dersimle ilgilenmenden hoşlanıyorum (koşullu + kabul iletisi) Parmak kaldırmadan konuşman sınıfı yönetmemi zorlaştırıyor. (Koşullu - kabul iletisi) Ben sana güveniyorum. (Koşulsuz + kabul iletisi) 



* Amortismon, bireyin üst dönem davranışları kazandığında alt dönem davranışları terketmiş olması ÖRN: Ahmet ' in yüremeye başladığında emeklemeyi terk etmesi 



* Reglasyon: (gerileme) birey bulunduğu dönem davranışları yerine bir alt dönem davranışlarını göstermesi. ÖRN: Yaşlananlar çocuklaşır yada kardeşini kıskanan çocuğun tekrardan biberonla süt içmek istemesi. . 



* Uyarıcı izi: dıssal bır uyarıcının ortamdan kaldırılması durumunda, bu uyarıcının sınır sıstemı uzerındekı etkısının bır kac sanıye daha surmesi. 



* Phi-fenomen: ornegın ışıklı panolarda yazıları hareket edıyormus gıbı goruruz. Aslında yazılar hareket etmez. Sadece panoya monte edılmıs ısıkların yanıp sonme hızı bızım hareket algılamamıza sebep olur. 



* Zeigarnık etkısı: yarım kalan durumları tamamlama egılımı. Ornegın 3soru var. 2Sını cozuyoruz 1ini cozemıyoruz. Aradan uzun bır sure gectıkten sonra cozemedıgımız soruyu hatırlar dıgerlerını hatırlamayız. Dıger ornek arkası yarın tıpı reklamlarda reklamcılar bu ılkeyı kullanır. Senaryo tamamlanmadıgı ıcın devamını meakla beklerız 



* Dedikodu Halkası: Belli bir konuda öğrencilerin ilgili kahramanla ilgili haberi kulaktan kulağa yaymaları istenir. İlgili kişinin ne hissettiği ve dedikodunun yanlışlığı üzerine konuşulabilir. 



* Nativist kuram: dilin genetikle olustugunu soyler. Nativist te sadece biyolojı etmenler var 



* tilki taktigi: uzlasmak ara bulmak ortak yol 



* pyglamion etkisi: kendini gerçekleştiren kehanet 



* Phi phenemon yasası, gestalt kuramında algı yanılması kavramının içindedir. Hareketsiz nesneleri hareketliymiş gibi algılamasıdır. Çizgi filmler en iyi örnek. 



* Pryor Hayvanı Vurun Yöntemi: Bir bakıma olumsuz pekiştirmeyle ayndır. Örneğin oda arkadaşınız kirli camasırlarını ortada bırakıyor oda arkadısınızı değiştirin bahcedeki kopek butun gece havlıyor veterinere goturup ses tellerini kestirin eşiniz eve homurdanarak geliyor boşanın. 



* Onarıcı aşırı düzeltme: Onarıcı aşırı düzeltme çocuğun uygun olmayan davranış sonrasında ortamı düzenlenmesinin üstüne daha fazla görevler eklenerek bir tür ceza verilmesidir. Örn: Duvarı karaladığında tüm duvarı temizletmek. Onarıcı aşırı düzeltme uygulaması uygun olmayan davranış üzerinde odaklanması nedeniyle olumsuz davranışı azaltma yerinearttırma etkisi olabilir. 



* AYRIMLI PEKİŞTİRME: n Ayrımlı pekiştirmede, uygun olmayan davranışların azaltılması için uygun davranışın artması ya da sürdürülmesi iki temel pekiştirme ilkesine dayanır. N Birincisinde davranış uygun ayırt edici uyaranı izlediğinde pekiştirilir. Örneğin: sınıf içinde konuşma bazı koşullarda uygun bazı koşullarda uygun olmayabilir. Bu durumda sınıf içinde konuşma belli bir uyaranın (öğretmenin soru sorması gibi) varlığında pekiştirilirken diğer durumlarda pekiştirilmez. N İkinci uygulamada ise diğer davranışlar görmezden gelinirken bir hedef davranış pekiştirilir. Böylece pekiştirilen davranış artarken görmezden gelinen davranış azalır. Örneğin: “Öğretmenim, ben” diyerek parmak kaldırma davranışı görmezden gelinir. Herhangi bir olumlu davranış pekiştirilir. N Ayrımlı pekiştirmenin anahtarı yine pekiştirmeden geçer. 



* Olumlu aşırı düzeltme: Olumlu aşırı düzeltme problem davranışın o ortam içinde olması gereken şeklinin bireye yaptırılması olarak uygulanmaktadır. Örn: Duvarı çizen çocuğa kağıt kalem vererek bazı şekilleri kopya ettirmek 



* ayıcık taktiği (alttan alma) : kendi gereksinimlerimizden vazgeçerek karşı tarafın gereksinimlerini karşılamasına izin veririz. 



* Kaplumbağa taktiği: isteklerimizden ve ilişkilerimizden vazgeçme, GERİ ÇEKİLME taktiğidir. 



* Köpek balığı ( zorlama) : asıl olan isteklerimizdir, kazanmaktır, ilişki feda edilebilir. Gücü elinde bulunduranın kullandığı taktiktir. 



* Tilki taktiği (uzlaşma) : istekler ve ilişki orta derecede önemli ise biraz ilişkiden biraz isteklerden vazgeçerek ortak yolu bulmak 



* baykuş taktiği (yüzleşme) istekler ve ilişki önemlidir. Her iki tarafın gereksinimlerinin de tümden karşılandığı taktiktir. 

Çatışma ile başa çıkmakta kullanılat taktikler. (Çatışma dediği iki kişi arasında çeşitli nedenlerden kaynaklanan anlaşmazlık durumları) 



* Diana kompleksi: kardeşler arasındaki seksüel aktarım 
* ÖZEL TRANSFER: orjinal ögrenme durumu ile transfer durumu birbiriyle örtüşür. Örnegin iyi bir masa tenisi oyuncusunun kortlarda da başarılı olması. 
* GENEL TRANSFER: orjinal durum ile transfer durumu birbirinden farklıdır. Örneğin masa tenisi oyuncusunun golfte de başarılı olması. 



* Buzzy, fikir çürütme gruplarıdır. Phipler ise ispat grupları ve proje çalışmalarıdır. Bunlar birlikte çalışır. Daha çok askeri ve silah alanında kullanılımış. ÖRNEĞİN PHİLİPS GRUBU YENİ BİR SİLAH ÜRETİYOR buzzy grubu bu silahın etkisini yok etmeye çalışıyor. Sınıf ortamında ise sınıf gruplara ayrılıyor birinci grup yani philips grubu yeni proje ve fikirler üetiyor buzzy grubu ise bu fikri çürütmeye çalışıyor. 



* Marcia yaşam alanları ve kimlik şekillenmesinin iki boyutunu göz önünde bulundurarak dört ayrı kimlik statüsü tamamlanmıştır 



* 1. Başarılmış Kimlik Statüsü (Achievement) : yoğun bir araştırmadan sonra yukarıda tanımlanan yaşam alanlarında kalıcı bağlanmalar yapılmıştır. 



* 2. Askıya Alınmış Kimlik Statüsü (Moratorium) : Yoğun bir araştırma yapılmıştır ama herhangi bir bağlanma yapılmamıştır. 



* 3. İpotekli Kimlik Statüsü (Foreclosure) hiçbir araştırma yapılmadan yakın çevredeki otorite figürlerinin (ana-baba, geleneksel beklentiler) birey için önerdiği ya da planladığı beklentileri karşılayan bağlanmalar yapılmıştır. 



* 4. Dağınık Kimlik Statüsü (Identity Diffusion) : Ergen yoğun bir araştırma yapmış fakat hiçbir bağlantı gerçekleştirememiştir veya bağlantı yapmak için hiçbir araştırma yapmamıştır 





* İze koşullanma denilen şey aslında klasik koşullanmanın ta kendisi. Sadece 2. Adı ize koşullanma/işaret koşullanması. 



* Özgeci olmak (alturizm) Freud dan yeni bir savunma mekanizması daha: Bireyin bencil duygularını bastırarak çevresindekilere yardım etmesi, ilgi göstermesi. Yani saçımı süpürge ettim durumu 



* ayna teorisi: ergenlikte yaşanan bir durum. Ayna kuramı bireyin kendi benlik algısını oluştururken sosyal çevresinin dönütlerini dikkate aldığını iddia eden bir kuramdır. 



• Majistik Düşünce: Yapaycılık (Artifikalizm) 



• Pregenital Dönem: 0–6 yaş Dönemi Psikoseksüel Evreler ( Oral, Anal, Fallik) 



Uyanık Bellek: Kısa Süreli Belleğin diğer adıdır. KSB bir çalışma tezgâhı görevi yapmaktadır. Bu nedenle de hep uyanıktır. Acilen düşünme işlemleri burada yer almaktadır. Örneğin; öğrenciye “3 kg 2, 5 TL olan patates mi yoksa 4 kg 3, 6 lira olan patatesi almak mı daha karlıdır? ” Diye sorduğunuzda öğrenci hemen işleyip sonuca ulaşabilir. 



• Loci (Yerleşim) Yöntemi: Bilgiyi işleme kuramında bellek destekleyici ipuçları olarak bilinir. Eski Yunan’da hatiplerin konuşmalarında kullanılan yöntemdir. Bilgilerin bir binanın odalarıyla ilişkilendirip; bir banın oda ve katları gibi bilgileri yerleştirip düzenleme ve hatırlamayı-geri getirmeyi kolaylaştırma yönetimidir. 



• Yürütücü Bellek Şeması: Yürütücü bilişin depolandığı şemanın adıdır. Bireyin kendi bellek yapısı hakkındaki bilgilerin, belli bir konuyu öğrenmek için gerekeli stratejilerin, öğrenilen bilginin geriye getirilmesinde kullanılabilecek uygun stratejilerin vb. İçsel temsilcileri yürütücü bellekte depolanmakta ve gerektiğinde uygulamaya geçmektedir. 



• İzomorfizim (Eş biçimcilik) : Gestalt Öğrenme Kuramı’na göre psikolojik yaşantı ile beyinde var olan süreçler arasında var olan süreçtir. Dışsal uyarıcılar beyinde reaksiyona neden olmakta ve beyinde bu reaksiyonlar meydana geldiğinde yaşantılar kazanılmaktadır. 



• Sıva Kova Hipotezi: Bilgiyi İşleme Kuramı’nda aynen su sızdıran bir kovada olduğu gibi; var olan bilgilere yenileri eklendikçe eski bilgilerin unutulması demektir. 





* ENTELLEKTÜELLEŞTİRME: STRES YARATAN SORUNLAR ÜZERİNDE BİR TÜR UZAKLAŞMA YA DA 
KAPANMA BİÇİMİ OLARAK SOYUT DÜŞÜNMEDİR. PARASIZLIKTAN İSTEDİĞİ GİBİ YAŞAYAMAYAN 
GENCİN EZİLEN HALKLAR SÖYLEMİ. DUYGULARI ENTELEKTÜEL SOHBETLERE BOĞMAK. 



* İkonik düşünce işlem öncesinde hayalindeki sembollerle düşünmesi 





* Mikrosistem: Kişiye (öğrenciye) en yakın ilişki içinde olduğu yetişkinler 
(anne, baba, kardeş, akraba ve akranlar) 




* Mezosistem: Öğrenciyi ilgilendiren ve onu da içine belli başlı durumları 
belirtir. (Anababa ile öğretmen ilişkisi) 




* Ekosistem: Öğrenciler ile ilişkileri içermez ama ilişkilerin sonuçları 
öğrencinin bulunduğu ortamı etkiler (Öğretmen aile ilişkileri, öğretmenler 
toplantısı) 




* Makrosistem: Öğrencinin içinde bulunduğu toplumun tüm kültürünü ifade eder. 
(Ülkenin ekonomik durumu, eğitim politikaları 




* Sistematik Davranış Kuramı (Hull) : Eğer tepki ihtiyaçları karşılanmasını 
sağlarsa, güdü azalır. Uyarıcı – tepki bağı güçlenir ve “alışkanlık” haline 
gelir. 



* Uyarıcı İzi: Dış uyarıcının sinirler üzerindeki etkisi, uyarıcı yok olduktan 
sonra birkaç saniye daha sürer. 



* Reaksiyon Gücü: Öğrenilmiş bir tepkinin istenilen (ihtiyaç duyulan) bir anda 
yapılması. Yapıldığı zaman Reaksiyon Eşiği’ni geçtiği varsayılır. 



* Tepkisel (Koşullu) Engelleme: Yorgunluk sebebiyle geçici ya da tamamen 
sönmenin gerçekleşmesi olayı. 



* Salınım Etkisi: Tepkinin ortaya çıkmasının engellenmesinin durumdan duruma, 
zamandan zamana farklılığı. 



* Gecikme: Uyarıcı – Tepki arasındaki geçen süre. 



* Anlık Etkili Reaksiyon Gücü: Bir uyarıcıya organizmanın birden fazla tepki 
vermesi olayıdır 



* Komite Görüşmesi: Yeteri sayıda bir grubun, belli bir konuyu inceleyip daha 
üst bir kurula rapor hazırlamak amacıyla işe koştukları bir konuşma türüdür. 
Sosyal Bilgiler dersinde “Yurdumuzda Ekonomik Yaşam” ile ilgili belli bir guruba 
görev verilir. Bu grup belirtilen konuyla ilgili araştırma yapıp sınıfa 
sunabilir, onun üzerinde sınıfça tartışılabilir 

************************* 

* SOKRAT TARTIŞMASI 
 

* Genellenmiş Alışkanlık Gücü (Uyarıcı Genellemesi) : Benzer uyarıcılar benzer 
tepkiler ortaya çıkarır. 


 

*Öğretmenin görevi öğrencide var olan bilgileri ortaya çıkarmak 


*Bildiklerinden yola çıkarak yeni bilgiler üretmelerini amaçlar 


*Öğretmen evet hayır sorularıyla öğrencileri önceki öğrenmelerinden şüphe 
eder duruma getirir. 


*Öğrenciler zihinsel dengesizlik yaşayarak yanlış bilgilerini farkederler ( 
ironi oluşturma) 


*Yanlışı farkeden öğrenciye sorularla doğru bilgi buldurulur 


*Böylece eski bilgilerini kullanarak yeni bilgilere ulaşır 


*Yaşı küçük öğrencilerde uygulanması zordur 

****************** 





* Varoluşçu öğretmen; yardıma gereksinim duyan, öğrencinin yardımına koşan ve 
kişiliğin geliştirilmesinde yardım etme zorunluluğu olan kişidir. Böylece, 
öğretmen öğrencilerin özgürlüğünü sınırlatan kurumların, güç ve eğilimlerin 
farkına varmalarına yardım eder, seçme özgürlüğünün önemini kavratır, bireyin 
kendi varlığına önem vermesini öğretir, anlamlı ve anlamsız tercihler arasındaki 
farkı gösterir. 
* BEYİN ESERİ/ÜRÜNÜ (brainwriting) 



* PARETO DİYAGRAMI: bir problemin önemli sebeplerini daha az öneme sahip olan 
sebeplerden ayırt etmek için kullanılır. Dikkatimizi hangi önemli probleme 
vereceğimiz konusunda yardım eder. Bu yaklaşıma göre oldukça az sayıdaki faktör 
herhangi bir sistem veya süreçteki problemlerin büyük çoğunluğunun 
sebebidir. Uygulamalar şu şekildedirÖğrencilerin bireysel ve grup olarak görüş geliştirebilmelerini sağlamak 
amacıyla kullanılan bir tekniktir. Bir konu belirlenir, sınıf 6-7 kişilik 
gruplara ayrılır. Her öğrenciye konunun farklı yönleriyle ilgili 3 kart verilir. 
Her öğrenci konuyla ilgili düşüncelerini yazar ve sıranın ortasına koyar. 
Ardından her öğrenci sırayla kart çeker ve o kartı sesli bir şekilde herkesle 
paylaşır. Benzer fikirler bir arada toplanır. Bu fikirler sınıfla paylaşılır, 
tahtaya yazılır. 




Tekniğin etkili olarak kullanılabilmesi için: 






• Öğrenciler tekniği kullanmadan önce hazırlıklı olması gereklidir 


• Tekniğin amacı belirtilmeli ve başka örneklerle pekiştirilmeli 


• Görüşlerin rahatlıkla söylenebileceği bir ortam hazırlanmalı 


• Görüşler asla eleştirilmemeli 



1-en büyük problem nedir 


2-problem tüm problemin yüzde kaçını kapsıyor 


3-problemin en önemliden en önemsize doğru sıralaması ne şekildedir. 


* Bir konuda karar verebilmek için pareto analizi yapmak gerekmektedir. 
Sonuçların büyük bir çoğunluğunun, sebeplerin küçük bir yüzdesi yüzünden ortaya 
çıktığını savunan bir uygulamadır. " 80/20 Kuralı " olarak da adlandırılan bu 
teknik, " problemin %80 ' lik kısmını%20 ' lik aktivitenin neden olması ve bu önemli 
%20 ' lik payın üzerinde yoğunlaşılması " anlamına gelmektedir. 

* Pareto diagramı, 
problemin tanımlanması ve yapılan iyileştirmenin seviyesinin ölçülmesi amacıyla 
kullanılabilecek önemli bir araçtır 



* argümantasyon : fikrinizi dayandırdığınız temellerden biri. Örneğin: ethics 
dersinde bir olayın etik olmadığını açıklayacaksınız ve bunun üzerine kişisel 
görüşlerinizi bildireceksiniz. Bu durum için neden etik olmadığını açıklayıcı 
maddeler yazmanız gerekir. Bu maddelerin her biri argümanttırargümant verme işi 
ise argümantasyondur. 



* Pygmalion etkisi { Beklenti etkisi (Kendini gerçekleştiren kehanet) } : Bu olgu, kişinin bir süre sonra başkalarının (özellikle de herhangi bir 
yanıyla kendinden üstün gördüğü insanların) beklentilerine denk düşen 
davranışlar sergilemesidir. Örneğin, ustası Ahmet Usta Sinan’ın boruların kaynağını temizlerken dikine 
değil de borunun çevresine göre temizlik yapmasını istemektedir; ama bunu 
başaramamaktadır. Sinan ustasının ispralı kullanışına dikkat edip onun gibi 
ispralı kullanarak kaynak dikişlerini temizleyebilmesi. 



* Zeigarnik etkisi : İnsanların bitirilmemiş işleri veya bölünmüş- kesilmiş işleri tamamlanmış 
olanlara göre daha iyi hatırlayabilmesi. Örneğin, Sinan’ın çalıştığı işyerinde iki gün içinde beş masa ve on yedi 
sandalye yapması istenmiş. Sinan masaları o gün içinde yapıp bitirmiştir; lakin 
Sinan sandalyelerin yarısın bitirmiş yarısını bitirememiştir. Sinan’ın bir 
sonraki gün masayı değil de sadece sandalye yapması gerektiğini hatırlaması. 



* Öncelik etkisi { ilk izlenim etkisi (primacy efeci) } : Belirli bir kişiyi betimleyen sıfatlar listesi içersinde, en önce 
sunulanların bu kişiye ilişkin yargılarımızı daha çok etkilediğini; iletişim 
alanında ise bir dizi mesaj içersinde en önce sunulanların, kişilerin algıları 
ve kanaatleri üzerinde daha ağırlıklı bir rol oynadığını ifade etmektedir. Araştırmalar, bireylerin birbirleri hakkında sahip oldukları ilk 
enformasyonların daha etkili olduğunu göstermektedir. Goffman’ın üzerinde önemle 
durduğu dış görünüş ya da cephe görüntüsü bilgileri, bu enformasyonlar arasında 
sayılabilir. Örneğin, Sultan sınıfa ilk yanağında kocaman bir ben vardır ve bu ben onu çok 
güzel göstermektedir. Arkadaşları onu ilk gördüklerinde güzel olduğuna göre huyu 
da güzeldir demeleri ve her zaman Sultan’ı iyi huylu biri olarak 
hatırlamaları. 




* Kelebek Etkisi Teorisi : Dünyanın bir ucundaki kelebeğin kanat çırpması yüzünden bile diğer ucunda bir 
şeylerin değişebileceğini öngören felsefedir. Bu teoriye göre, Afrika ' da kanat 
çırpan kelebek, Amerika ' da fırtına yaratır, her şey birbirine zincirleme olarak 
etki eder ve hayatı var eden bu döngüdür. Yani bize önemli görünmeyen küçücük 
bir şey ondan bağımsız olduğunu sandığımız pek çok şeye hatta her şeye etki 
eder. Ruh sağlığı hastaları için de aynı teori söz konusu. Örneğin: bir psikiyatri doktorunun başka köyde görev yapan doktor arkadaşına, 
“Hasta, muskacıya, cinci hocaya (şarlatana) gitmekle kendini ruhen rahat 
hissedeceğine inanıyorsa bunu değiştirmeye ya da buna engel olmaya çalışmak 
doğru değil. Bu yüzden, muskacıya gidenlere, hoşgörüyle yaklaş; ancak aynı 
zamanda doktora da başvurmalarını öner. ” Demesi. 




* Kateksis Etkisi : Psikanalizde, bir etkinliğe, nesneye veya görüşe bağlanan duygusal önem ya da 
ruhsal enerji yükü. Elektrik enerjisine benzer bir şekilde ve bağlı olduğu 
durumların dışında, bir nesneden diğerine, bir bölgeden bir başkasına akabilir, 
yer değiştirebilir. Örneğin, aşık olma modunda olan kız ile erkeğin birbirlerinden elektrik 
almaları. 




* Kateksis Öğrenme: Bireylerin içinde bulundukları sosyo-kültürel çevreyi dikkate alarak 
ihtiyaçlarını belli nesnelerle ilişkilendirmeyi öğrenmesi. 



* Olumlu Kateksis Öğrenme: Bir ihtiyacın karşılanmasında kültüre bağlı olarak belli nesnelere yaklaşmayı 
öğrenmedir. Örneğin, İtalyan adamın makarnayı soslayıp yemesi üzerine Türk’ünde makarnayı 
soslayıp yemesi. 



* Olumsuz Kateksis ÖğrenmeBir ihtiyacın karşılanmasında kültüre bağlı olarak belli nesnelerden 
kaçınmayı öğrenmedir. Örneğin, bir İngiliz çocuk açlığını domuz eti yiyerek bastırırken bir Türk 
çocuk domuz eti yemez inek eti yer. Tolman Müslüman bir çocuğun domuz eti 
yememesi. 
 



* Transaksiyonel Analiz : Bireyin diğer kişilerden farklı yönlerinin incelenmesi ve 
karşılaştırılmasıdır. Yani bireysel farklılıkların önemidir. 



* Yanıtı Yürütücü Kontrol {Metacognition (Executive Control) } : Bireyin tüm biliş süreçlerini denetleyen sisteme verilen addır. Bireyin diğer kişilerden farklı yönlerinin incelenmesi ve 
karşılaştırılmasıdır. Yani bireysel farklılıkların önemidir. Yürütücü kontrol sistemi bireyin kendi öğrenmesinin iki temel yönünü 
denetlemektedir. Bunlardan birincisi güdüsel süreçlerle ilgilidir. Güdüsel 
süreçler bireyin bir şeyi elde etmeye niyet etmesi, onu elde etmeyi amaçlaması 
gibi birey tarafından bilinçli olarak denetlenebilen durumlardır. İkincisi ise, 
bilgiyi işleme ile ilgili tüm süreçlerdir (Senemoğlu, 1997) . 

 


* Tepki genellemesi : Örneğin, arkadaşının nikâh törenini unutup katılamayan doktorun acil hastam 
geldi diyerek mahcup olmaktan kurtulması üzerine başka gün hocası ile görüşmesi 
varken yine unutması sonucu yine acil hastam vardı diyerek aynı yalanı 
söylemiştir bu 

* Tepki analojisi : Yeni bir durum olması şartı ile organizmanın bu yeni duruma benzetmeler 
yoluyla tepkide bulunabilmesidir. Organizma yeni duruma kendi kendine 
benzetmeler yaparak bu yeni durumu tepkilerinde kullanır. 



* ******Uyarı: Yeni karşılaşılan durum eski duruma ne kadar benziyorsa organizmanın 
yaptığı tepkiyi tekrarlama ve bu tepkide başarılı olma olasılığı da o derece 
yüksek olur. Bir davranışın pekiştirilmesi yalnızca o davranışın sıklığını artırmakla 
kalmaz; benzer davranışların sıklığını da artırır. Örneğin, arkadaşının nikâh törenini unutup katılamayan doktorun acil hastam 
geldi diyerek mahcup olmaktan kurtulması üzerine başka gün hocası ile görüşmesi 
varken yine unutması sonucu yine acil hastam vardı diyerek aynı yalanı 
söylemiştir bu tepki genellemesiYeni bir durum olması şartı ile organizmanın bu yeni duruma benzetmeler 
yoluyla tepkide bulunabilmesidir. Organizma yeni duruma kendi kendine 
benzetmeler yaparak bu yeni durumu tepkilerinde kullanır. Örneğin, Mahmut’un televizyondaki Sinan gibi tespih sallaması tepki 
analojisidir. 

 



* Evrensel Çaresizlik=Öğrenilmiş Çaresizlik 




* Kırmızı Koltuk: Öğrencilerden işlenen konuda ilgili kişiyi sorgulamaları ve 
yanlışını söylemeleri istenir. Örneğin yalancı çoban hikayesindeki çobanın 
sorgulanması. 




* Düşün-Tartış- Paylaş: Verilen yönergeye uygun olarak öğrenci ilk aşamada kendisi düşünür. Sonra 
sıra arkadaşı ile düşüncelerini paylaşarak beraber yeni bir görüş geliştirirler. 
Son aşamada görüşlerini tüm sınıf arkadaşları ile paylaşırlar. 



* Düşün-Tartış- Yaz : Verilen yönergeye uygun olarak öğrenci ilk aşamada kendisi düşünür. Sonra sıra 
arkadaşı ile düşüncelerini paylaşarak beraber yeni bir görüş geliştirirler. Son 
aşamada ulaştıkları görüşlerini beraber ya da yalnız olarak yazarlar. 

* Belenky kuramı Verilen yönergeye uygun olarak öğrenci ilk aşamada kendisi düşünür. Sonra 
sıra arkadaşı ile düşüncelerini paylaşarak beraber yeni bir görüş geliştirirler. 
Son aşamada görüşlerini tüm sınıf arkadaşları ile paylaşırlar. Verilen yönergeye uygun olarak öğrenci ilk aşamada kendisi düşünür. Sonra 
sıra arkadaşı ile düşüncelerini paylaşarak beraber yeni bir görüş geliştirirler. 
Son aşamada ulaştıkları görüşlerini beraber ya da yalnız olarak yazarlar. Sessizlik – Birey varlığından habersizdir, nasıl öğrendiğini ve “bildiğini” 
düşünmez. Otoriteye köle gibi hizmet eder, güçsüz ve bağımlıdır. Alınmış Bilgi – Fikirler somuttur. Birey bilgiyi biriktirir, başkalarının 
kelimeleri onun olur. İtaatkâr ve izleyicidir. Fakat kendine güven ve 
yaratıcılık yoktur. Öznel Bilgi – Birey kendi sesini dinlemeye başlar, otoriteye güvenini 
kaybeder, kendi deneyimlerini gerçeğin bilinci kaynağı olarak kabul eder. Prosedüre Uygun Bilgi (usule uygun) – Hem nedensellik hem sezgi geçerli kabul 
edilir. Birey hem bağımsız, hem ilişkili bilme yollarını kullanır. Bağımsız 
bilme ile anlatılmak istenen genel ilkeler ve kritik düşünme yardımıyla ulaşılan 
bilgilerdir. İlişkili bilme biçiminde ise empati, şefkat, sabır gibi iç 
değişkenler egemendir. Yapılandırılmış Bilgi – Birey kendi sesi ve aklını da değerlendirerek 
derinlerde olan gerçeğin nedensellik, sezgi ve diğerlerinin uzmanlığıyla 
çıkarılabileceğini bilir. 













* Perry kuramı 




Perry, araştırma grubu olarak belirlediği Harvard ve Radcliffe Üniversiteleri 
Güzel Sanatlar Bölümü öğrencileriyle dört yıllık fakülte deneyimlerine ilişkin 
görüşmeler yapmıştır. Büyük çoğunluğu erkek olan bu öğrencilerin üniversitenin 
ilk ve son yıllarındaki bilgi ile ilgili inançlarını incelemiş ve elde ettiği 
bulgulara dayanarak bireylerin epistemolojik gelişimlerini dualizm (dualism) , 
çoğulculuk (multiplism) , görececilik (relativism) , bağlılık (commitment) olarak 
adlandırdığı dokuz gelişimsel evreyi kapsayan dört temel gelişimsel düzeyle 
açıklamıştır. 


Bilginin doğasına dualist bakış açısı geliştiren bireyler, bilginin mutlak ve 
kesin olduğuna (ya doğru, ya yanlış) ; doğru bilginin ancak uzmanlar tarafından 
oluşturulup kitlelere aktarıldığına inanmaktadırlar. 


Zamanla çoğulcu bakış açısı geliştiren bireyler ise, bilginin mutlak ve kesin 
olmadığına; uzmanların bilgisinin kesin olamayacağına ve dahi kendi görüşlerini 
oluşturma haklarının bulunduğuna inanmaktadırlar. 


Bilginin aktif ve kişisel olarak yapılandırıldığını düşünen görececibireyler, 
kendilerini etkin bir anlam oluşturucu olarak algılamaktadırlar. 


Bağlılık düzeyindeki bireylerde ise, göreceli düşünme devam etmekle birlikte, 
belli birbakış açısı ya da görüşe esnek ama güçlü bir biçimde inanma söz 
konusudur 

Halo (Hale) etkisi: 
Kişiyle alakalı OLUMLU bir özelliğin diğer özelliklere de genellenmesi. Yani derslerinde başarılı bir çocuk ile tanıştığınızda, bu çocuk hiç yalan söylemez arkadaşlarıyla iyi geçinir gibi genellemelerde bulunmanız. 
Horn Etkisi: Hale etkisinin tersi. Olumsuz görme eğilimi. 

Plasebo Etkisi: 
Plasebo farmakolojik olarak etkisiz, fakat telkine dayalı ve plasebo etkisi olarak da bilinen tedavi etkisini ortaya çıkaran bir tür ilaçtır. Bu psikolojik bişey. Mesela benim başım ağrıyor, ağrı kesici istiyorum ama kardeşim bana ağrı kesici değil de ona benzer bir şekerleme turu getiriyor. Ben onu ağrı kesici sanıyorum ve basımın ağrısı geçiyor. 

Cyrano Kompleksi: 
Kişinin kendi ihtiyaç, istek ve amaçlarının başkaları tarafından gerçekleştirilmesini tercih eden tutuma verilen addır. Bu komplekse sahip olan kişiler, başkalarının başarılarından, en az kendi başarılarından duydukları kadar sevinç duyarlar. 

Hawthorne Etkisi: 
Bir iş yerinde kameralar ile takip edilen bir işçi ilk başlarda iş performansı artarken zaman içinde işverenlerine göre davranan bir kimliğe sahip olabilir ve kamera altında başka kemerasız ortamlarda başka davranışlar göstererek gerçek kimliğini gizleme ve 
iş ortamına göre kimlik üretme problemi olabilecektir. Bu ise sahte kimliklerin çoğalması anlamına gelecektir. 

Zeigarnik Etkisi: 
İlk kez Rus psikolog bluma Zeigarnik tarafından " yarım kalmış, kesintiye uğramış işler tamamlanmışlardan daha kolay ve net hatırlanır " denilerek dillendirilen, bitmemiş ilişkilerimizi neden sürekli hatırladığımızı, yarım kalan aşklarımızı neden unutamadığımızı, üçüncü gününde eve geri dönmek zorunda kaldığımız tatillerin neden daha çekici gözüktüğünü nedenselleştiren etki. 

Crespi etkisi: 
Pekiştirmenin büyüklüğü performansın gücünü büyük ölçüde etkilemektedir (1942) . 
Örneğin, hayvana ne kadar büyük bir pekiştirici verilirse, hayvanın ona ulaşmak için koşma hızı o denli artmaktadır. 

Donma Etkisi: 
K. Lewin ' in (1947) , karar verme etkinliğinin sonuçlarını belirtmek üzere ortaya attığı bu kavram (freezing) , insanların ' onlara kendi kararları gibi görünen şeylere katılma ve bu kararlara uygun davranma eğilimi gösterdikleri ' varsayımına dayanmaktadır. Örneğin akşam dışarda eğlenmek için pek çok seçeneğe sahip olan bir aile, içlerinden birinin X konserine bedava bileti olduğu için öncelikli seçeneklerinden vazgeçebilir. Adı üstünde yani bir iş başarısız oluyorsa bile eğer kayıp varsa zaten kayıp olduğu için devam edilir. Örneğin be kumar oynuyorum çok zarar ettim. Mantıken kalkmam gerekiyor ama kalkmıyorum zaten zarar etmişim oynamaya devam. Donuyorum yani. 

Dekalaj: 
her çocuğun bilişsel gelişimindeki farklılıklar anlamına gelmektedir. Örneğin, Piaget (1953) yatay dekalaj (horizontal decalage) kavramını çocukların bilişsel gelişiminde, korunuma ilişkin becerilerin farklı zamanlarda ortaya çıktığını belirtmek amacıyla kullanmıştır. Düşey dekalaj ise, çocuğun sahip olduğu belli bir bilgi/beceriyi bir alanda göstermesi, başka bir alanda ise göstermemesidir. 

Omnipotent Dusunme: 
ergenlerde görülür. Kendisinde her şeyi yapabilecek gücü görmesidir. Yanı hayaller kurar ileride çok lüks arabam olacak villa alacağım gibi ve bunu yapabilecek gücü kendisinde görür. Ebeveynler onlara çabalamazsan çalışmazsan hiç birşey elde edemezsin dediklerinde ise onların bu konuları çok abarttığını düşünür 

Koşullu engellenme: 
Hull, yorgunluk olumsuz bir dürtü durumudur demiş ve bu durumda tepkide bulunmanın pekiştirici bir etkiye sahip olduğunu söylemiştir. 

Salınım etkisi: 
Hull: Öğrenilmiş tepkinin ortaya çıkmasının engellenmesi farklı durumlarda farklı şekillerde olmaktadır. 

Olumsuz Kateksis: 
Tolman’a göre bir bireyin belirli durumlarda belirli nesnelerden kaçınmayı ögrenmesine denilmektedir. Örn: Müslümanların domuz eti yememesi. 

* Komite Görüşmesi: Yeteri sayıda bir grubun, belli bir konuyu inceleyip daha 
üst bir kurula rapor hazırlamak amacıyla işe koştukları bir konuşma türüdür. 
Sosyal Bilgiler dersinde “Yurdumuzda Ekonomik Yaşam” ile ilgili belli bir guruba 
görev verilir. Bu grup belirtilen konuyla ilgili araştırma yapıp sınıfa 
sunabilir, onun üzerinde sınıfça tartışılabilir 


* QUANTUM ÖĞRENME 


Öğrencilere öğrenmeyi öğretme stratejisinden oluşmaktadır. 


Stratejinin bir kısmı şöyledir: 


1- Öğrenmeyi tekrar etme, 


2- Aktif Öğrenme, 


3- Not Alma Teknikleri, 


4- Uygun Yazma Teknikleri, 


5- Hafıza Geliştirme Stratejileri, 


6- Mantıklı / Yaratıcı düşünme 






* Sıcak Sandalye : Sıcak sandalye tekniği, bir karakterle veya içinde bulunduğu role iyi 
konsantre olmuş biriyle röportaj yapmaktır. Gruptakiler ve öğretmen sorular 
yöneltir. Bu durum, doğaçlama yoluyla yapılan hareketin durdurulması ve 
karakterlerin olduğu yerden alınıp, soru soracaklarla karşı karşıya gelmek için 
‘sıcak sandalye’ ye oturtulmasıyla başlar. Karakterlerin ve rollerin 
anlaşılmasına destek olmakla beraber motivasyonun da önemini anlamak için bu 
teknik kullanılabilmektedir 




* top taşıma: Öğrencilerin konuyu farklıkonuşmasına fırsat veren bir tekniktir. Teknikte öğrenciler iç içe iki çember 
oluşturur . İç ve dış çemberdekiler yüzyüze gelecek şekilde ikişerli biçimde 
ayakta dururlar ve konuşurlar. Sonra herbiri bir adım kayarak önce eşinin 
yanındaki ile yeni bir ikili oluşturur. Böylece her öğrenci birkaç eşle görüşme 
fırsatı bulur 






* YAŞAM BOYU ÖĞRENMEYaşam boyu öğrenmenin temel ilkesi bilinçli ve amaçlı olarak yaşam boyunca 
öğrenmeye devam etmektir. Yaşam boyu öğrenme, hem mesleki gelişime hem de yaşamı 
zenginleştirmeye/ bireysel gelişime katkıda bulunur. Yaşam boyu öğrenme sürecinde eğitim öğretmen merkezli değil, öğrenen merkezli 
olmalıdır. Öğretmenin bilginin tek kaynağı olma rolü değişmiştir. Öğretmen hem 
öğrencileri hem de kendisi için öğrenmeyi artıran kişidir. Bu yaklaşımda; öğrenme içeriği ve yöntemler, bireyin yaşamına ve iş 
deneyimlerine uygun olarak belirlenmelidir. 







* İkili kod teorisi 


Tanım Hem görsel hem de sözel olarak kodlanan bilginin, uzun süreli bellekte 
saklanma ve hatırlanma şansının, bunlardan sadece birisiyle işlenen 
bilgidekinden daha yüksek olduğu teorisi 





* ÖĞRENME STİLLERİ 


- Bireylerin öğrenme sürecindeki tercihleridir. 


- Öğrenme stili kavramını, bireylerin çevresini nasıl algıladıklarının, 
öğrenme çevresi ile nasıl etkileşime girdiklerinin ve öğrenme çevresine nasıl 
tepkide bulunduklarının, nispeten istikrarlı göstergeleri olarak hizmet eden 
bilişsel, duyuşsal ve fizyolojik özelliklerin bir örüntüsü olarak 
tanımlamaktadır. 


- Her öğrencinin en iyi öğrendiği yol, onun öğrenme stilidir. Bir öğrencinin 
algılamasını, çevredeki diğer insanlarla ilişkilerini ve öğrenme çevresindeki 
davranışlarına etki eden bilişsel, duyuşsal ve fizyolojik yapısı, onun öğrenme 
stilini belirler. 


- İnsanlar farklı öğrenme ve farklı bilgi işleme sistemlerine sahiptir, 
dolayısıyla farklı öğrenme stillerine sahiptirler. 


- Öğretimin bireyselleştirilmesinin en sağlam yollarından biri öğrenme 
stillerine uygun eğitim vermektir. 





* BİR BİREYİN ÖĞRENME STİLİNİN BOYUTLARI 

Her bireyin kendine has ve biricik biyolojik ve gelişimsel özellikleri 
vardır. Bu da kişinin bilgi ve beceri öğrenme yolunu etkiler. Öğrencilerin 
birbirlerinden farklı olarak öğrendiğini bütün eğitimciler kabul etmektedir. Eğer 
öğrenme ortamı öğrencinin öğrenme özelliklerine göre düzenlenirse, öğrenmenin 
kalitesi ve miktarı artmaktadır. 


• 1. Bilişsel Boyut: Bilgiyi; alma, işleme, depolama, kodlama ve kodları 
çözme biçimine bakılabilir. 


• 2. Duyuşsal Boyut: Güdü, dikkat, denetim odağı, ilgiler, risk almaya 
isteklilik, sebat, sorumluluk ve sosyal hayattan hoşlanma gibi alanlarla ilgili 
kişilik özellikleri ve heyecansal özellikleri incelenir. 


• 3. Fizyolojik Boyut: Duyusal algı, çevresel nitelikler, çalışma sırasında 
yiyecek ihtiyacı ve gün içerisinde optimum öğrenmenin gerçekleşeceği zaman 
dilimi dikkate alarak kişiye özgü öğretim modeli oluşturulabilir. 


Öğrenme stilleri 4 algısal gücü içerir. 


1. Görsel (öğrenenlerin %30-40’ı) 


2. Kinestetik (öğrenenlerin %20-25’i) 


3. Dokunsal (öğrenenlerin %20-25’i) 


4. İşitsel (öğrenenlerin %20-30) öğrenirler. 





* DUNN & DUNN ÖĞRENME STİLLERİ MODELİ İKİ TEMEL ÜZERİNDE KURULMUŞTUR 




Dunn’ların öğrenme stilleri modeli iki temel üzerine kurulmuştur: Bilişsel 
süreçler ve beynin lateralleşmesi. Bilişsel süreçlerde kavram oluşturmada kişinin 
düşünme biçimi ve alan bağımlılığına bakılmaktadır. Kişinin düşünme biçimi 
dürtüsel (impulsive) ya da yansıtıcı (reflective) bir uzam içinde yer alır. 


Problem durumlarına çabuk ya da dikkatli yaklaşma! 


Dürtüsel: Çabuk tepki veren, risk alan, çabuk sıkılan, meraklı, çabuk 
öfkelenen, daha az konsantre olabilen, 


Yansıtıcı: Yanlış yapmaktan kaçınan, konsantre olabilen ve analiz eden, 
duygusal açıdan kontrollü, • Alan bağımlılığı ve bağımsızlığı da global/bütüncül 
ve analitik düşünme biçimleriyle ilgilidir. Bunlar da iki zıt kutup 
oluştururlar. 


Bir uçta bütüncül düşünmeye sahip olanlar bütünün parçaları arasındaki 
ilişkilere bakar (holistic) ve eşzamanlı (simultaneous) düşünürler. Analitik 
düşünürler ise bilgiyi sırayla ve parça parça alırlar ardıl düşünürler. 


Beyin yarım kürelerinin farklılığı 


• Analitik: 


“Sol beyin yarımküresi baskın”, sözel, ardıl ve analitik becerileri 
gelişmiştir. Analitikler adım adım öğrenirler, öğrenmeleri sırasında detaya önem 
verirler. Sessiz, aydınlatmanın yoğun olduğu, oturma düzeninin kurallara uygun 
olduğu öğrenme ortamlarını tercih ederler ve işlerini bitirene kadar devam 
ederler. 


• Global: 


“Sağ beyin yarımküresi baskın”, bütüncül, global, müzikal, sanata yatkın, 
görsel-uzamsal öğrenirler. İlk önce ana fikri anlamaya çalışırlar daha sonra ise 
detaylara konsantre olurlar. Müzik dinleyerek, karşılıklı konuşarak, rahat 
çalışma ortamında öğrenirler. Anlayana kadar tek bir şeye odaklanmak onların 
yolu değildir, dağınık düşüncelerle çalışırlar. Eğer bir şey ilgilerini çekerse 
detayları araştırırlar, kolay bir şekilde sıkılabilirler ve sık aralara 
ihtiyaçları vardır. Tek bir iş üzerinde çalışmak yerine aynı anda birden çok iş 
yapmayı tercih ederler. 


Sol yarı küre / Sağ yarı küre 


Analitik / Global 


tümevarımcı / bütüncül 


küçük adımlarla öğrenme / tümdengelimci 


ardıl / eşzamanlı 


Küçük yaşlardaki çocukların sağ beyinleri daha baskındır bu yüzden daha çok 
bütünsel, sağ beyine yönelik öğrenme tekniklerine ihtiyaç duyarlar; çünkü 
analitik öğrenme becerileri daha gelişmemiştir. Ayrıca pek çok insan 
(araştırmacılara göre batı nüfusunun üçte ikisi) bütünsel beyin işlemleri tüm 
yaşamları boyunca tercih ettikleri düşünme biçimi olarak kalıyor. 


Dunn&Dunn’un öğrenme stilinin 21 elemanı vardır. Bunlar 5 değişkene 
ayrılır 


ÇevreselSes ile ilgili tercihIşık TercihiIsı tercihi Dizayn 
TercihiDuygusalMotivasyon tercihiSebatkarlık tercihiSorumluluk tercihiYapı 
tercihiSosyolojikYalnız öğrenmeÇiftler halinde öğrenme 


Akran/Takım ile öğrenmeYetişkin motivasyonuÇeşitli yollardan öğrenme 


FizyolojikAlgısal TerciAtıştırma Zaman 


HareketlilikPsikolojik Global/analitik stil 


Hemisfer tercihiDürtüsel/Yansıtıcı 





* ANALİTİK VE GLOBAL ÖĞRENENLERİN TERCİHLERİ 


• Analitikler 

• Öğrenirken sessizliği tercih ederler 


• Parlak ışık 


• Formal oturma düzeni 


• Tamamlayana kadar tek bir görev üzerinde çalışmak, bitirdikten sonra 
yenisine geçmek 


• Çalışmasını tamamladıktan sonra bir şeyler atıştırmak 


• Kendi başına ya da bir otorite figürü ile çalışmak 


• İşleri kendi yollarıyla yapmak 


Globaller 


• Çalışırken sesli ortamı tercih ederler 


• İnformal oturma düzeni 


• Birkaç görev üzerinde ara vererek çalışmak 


• Çalışma esnasında bir şeyler atıştırma 


• Akranlarıyla çalışmak 


• Standart yönlendirmeleri takip eder. 


Öğrenme Stilleri ile İlgili Bir Takım Değişkenler 


• Cinsiyet: Erkekler ve kızlar genellikle farklı şekillerde öğrenirler. 
Erkekler daha görsel, dokunsal ve kinestetik olma eğilimindedirler ve informal 
bir çevre düzeninde harekete ihtiyaç duyarlar. Ayrıca erkekler daha az 
itaatkardırlar ve kızlara göre akranları ile öğrenmeyi daha çok tercih 
etmektedirler. 


• Yaş: Öğrenme stilleri zaman içersinde okulda kaldıkları süre boyunca ve 
büyüdükçe değişmeye devam eder. 


• Tek başına öğrenme, bir yetişkin ya da öğretmen ile öğrenme gibi sosyolojik 
tercihler zaman içerisinde yaşla ve olgunlaşma ile birlikte gelişime bağlı 
olarak değişmektedir. 





* ÖĞRENME STİLLERİNİ UYGULAMA İLKELERİNE YÖNELİK TAVSİYELER 





- İnsanların çoğu öğrenebilir. 


- Öğretimsel çevreler, kaynaklar ve yaklaşımlar farkı öğrenme stillerine göre 
ayarlanabilir. 


- Herkesin gücü vardır, ama bu güçler farklı farklıdır. 


- Herkesin öğretimsel tercihleri vardır ve bunlar ölçülebilir. E. Öğrenme 
stillerine göre yapılan düzenlemelerden sonra öğrenci başarısı artar. 


- Öğretmenler öğrenme stillerini öğretimleri sırasında kullanabilirler. 


- Eğer okullar ve veliler öğrencilerin öğrenme stillerini değerlendirir ve 
sınıf içinde ve ev ortamında farklı öğrenen çocuklarla ilgili doğru stratejiler 
uygularsa daha az öğrenci hayal kırıklığına uğrar ve akademik alandaki 
başarısızlıklar azalır 


* Kontrol Odağı : 


Kontrol odağı tanımı, ilk defa Rotter tarafından 1966 yılında yapılmıştır. 
Kontrol odağı, her zaman bireyin etrafında gelişen olayları algılama biçimi ile 
ilgilidir. İnsanlar, karşılaştıkları durumlar üzerinde ne kadar kontrol sahibi 
oldukları hakkında farklı düşünüş tarzlarına sahiptirler. Kontrol odağı 
algılamaları kişilerin hayat tecrübeleri ile de ilintilidir. Bunun yanında, 
konuya daha geniş bakıldığında sosyal sınıf da kontrol odağı üzerinde önemli rol 
oynamaktadır. 




ÖĞRENME GALERİSİ 


* öğrenciler öğrendiği herşeyi resim galerisi gibi duvarlara asarlar diğerleri de listeleri gezer ve eklemek istediklerini eklerler en son eklenenler özete dönüşür sınıfa sunulur. 
* Değerlendirme ve pekiştirme amacı ile kullanıla bilecek işlevsel bir tekniktir. Uygulama adımları şu şekilde sıralanabilir: 
• Öğrencilerin küçük gruplara ayrılması, 
• Grupların öğrendiklerini gözden geçirmesi, 
• Bunları listelemesi, 
• Duvara asmaları, 
• Tüm grupların listelerinin incelenmesi, 
• Eklemeler yapılması. 


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Dil ve İletişim Becerileri Öğretiminde Kullanılan Yaklaşımlar(74108)

Okul Öncesi - Kavramlar Çalışma Sayfaları(27074)

Eğitimin Psikolojik Temelleri(17277)

Eğitim Felsefesi ve Eğitim Felsefesi Akımları(13205)

Rousseau ve Eğitim Felsefesi(7541)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!