Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!

Araştırmalarınız için Arama Yapın:


Araştırmalarınız için Arama Yapın:

  
                    

Hinduizm ve Kutsal Vedalar
www.arsivbelge.com
Hinduizm ve Kutsal Vedalar dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Hinduizm ve Kutsal Vedalar başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Hinduizm ve Kutsal Vedalar

Hinduizm Milyonlarca Tanrısı Olan Monoteist Bir Dindir!

Hristiyanlık ve İslam’dan sonra yaklaşık bir milyara yakın inanırıyla dünyanın üçüncü büyük dini olan Hinduizm’in en yaygın olduğu ülkeler Hindistan, Nepal ve Bengladeş’tir. Hinduizm adını 19. Yüzyılda inancın kökeni olan Hindistan’dan almış olup, inanırlarına da Hindu denmiştir.

Başlıkta belirttiğimiz gibi Hinduizmde  milyonlarca tanrı vardır ama tek tanrı inancına sahiptirler. Her Hindu sadece bir tanrıya inanır. Kimisi Brahma’ya, kimisi Şiva’ya, kimisi Vishnu’ya. Çok sayıda tanrı isminin nedenini “Bilgeler tanrıyı çeşitli şekillerde adlandırmışlar” diye ifade ederler.

Milyonlarca tanrı arasından üç büyük tanrı öne çıkar ve bir anlamda teslisi-üçlemeyi oluşturur. Brahma yaratıcı, Vişnu koruyucu, Şiva ise yokedici tanrı olarak nitelenir. Ancak Hinduların geneli Brahma’ya tapınır. O nedenle Hindu dinine Brahma dini de denir, din adamları ise Brahman olarak isimlendirilmiştir. Tanrıyla evreni özdeşleştiren bir inanca sahip olduklarından Hinduizmi panteizm kökenli bir din olarak düşünebiliriz.

Hinduizm’in inanç kaynağı “Kutsal Vedalar” adlı yazılardan oluşan kitaplardır. Kitapların dili Sanksritçedir.Hinduizm’in kurucuları ve kuruluş tarihi belli olmayıp, bilinen tarihten beri vardır ve bu nedenle dünyanın en eski dini kabul edilir.  M.Ö. 3300 yıllarında Güney Asya’da hüküm süren İndus Uygarlığının dininin Hinduizm olduğu saptanmış ve arkeolojik araştırmalarda Hindu Tanrısı Şiva hakkında bulgulara rastlanmıştır.

Hinduizm dininin temelinde karma ve reenkarnasyon inancı vardır. Bu inançlar, en eski Kutsal Veda metinlerinde  açıklanmıştır.

Kutsal Vedalar

Bulunan en eski “Kutsal Vedalar” yazıları M.Ö. 1500 yıllarına aittir. Ondan öncesinde sözlü bir öğretinin olduğu sanılmaktadır. Vedalar’ın en yeni bölümleri ise M.Ö. 500 yıllarında yazılmıştır. Veda sözcüğü bilmek karşılığı olan” vid” kökünden türemiştir ve kutsal vedalar, “kutsal bilgiler” anlamındadır.

Veda’lar 4 ana başlık altında toplanır:

Samhitalar, Brahmanalar, Aranyakalar, Upanişadlar.

1) Samhitalar: İlahi, sihir, melodi ve kurban bilgisini içerir. Samhitalar dörde ayrılır:

a-) Rigveda: İlahi bilgisi. Samhitalardan en eskisi olan Rig-Veda’da doğa güçlerinin kişileştirilmesi olan Tanrılara ilahiler vardır, anlatımlar üzeri kapalı sembollerle bezenmiştir ve anlaşılmasının oldukça zor olduğu kabul edilir.  Rig-Veda’da evrenin başlangıcına ilişkin felsefi düşünceler ve hayatın anlamına dair fikirler  bulunmaktadır. 1028 ilahi on kitapta toplan­mıştır. Yaklaşık 10600 mısradan oluşan bu eser önceleri sözlü olarak biliniyordu, daha sonra yazılı hale gelmiştir. Bazı bölümleri 10 bin senelik olup Osiris efsanesinden bile eski olduğu düşünülmektedir.

b-) Atharvaveda: Büyü ve dualar bilgisi. Dini ayin ve törenlerde okunur.

c-) Samaveda: Melodi bilgisi. Kurban seromonisinde rahipler bu ilahileri okurlar.
d-) Yacurveda: Kurban bilgisi. Söz ve dulardan oluşur. Kurban seromonisinde kısık sesle okunur.

2) Brahmanalar: Düzyazı metinlerdir. Bunlara tefsir kitapları da denebi­lir. İçeriğinde ilahi bilgiler, kurbanla ilgili gözlemler, kutsal seremonilerdeki pratik ve mistik anlam ve önem’dir. Brahmanalarda dini törenlerin özellikleri ve sembolik anlamları rahip sınıfının anlayacağı bir üslupla yazılmıştır.

3) Aranyakalar: Bu metinler, azizlerin, tanrı, dünya, insanlık üzerine düşüncelerini ve eski Hint felsefesinin izlerini yansıtır. Brahmanalara ek olarak yazılmış metinlerdir. Bu derlemeler bilhassa ormanlık bölgelerde inzi­vaya çekilen rahipler için yazıldığından Orman Metinleri de denir.

4) Upanişadlar: Hinduizmin vedalarının son kısmında yer alan eklerin adıdır. Ormana çekilmiş ve münzevi bir hayat yaşayan kutsal adamların müritlerine aktardıkları, bazen de sade öğretilerden oluşmuştur. Ormana ait bilgiler ve gizli öğretiler diye de adlandırılmaktadır. Sayıları ikiyüz’den fazla olmasına karşın, içlerinde 10-15 tanesinin ezoterik olması sebebiyle, sadece gizlice öğretilmesine ve yalnız seçilmiş kişilere bahsedilmesine izin verilmiştir. Upanişad‘lar ezoterik bilgiyi bazen soru cevap şeklinde, bazen de hikayeler tarzında gayet ince bir üslûp kullanarak verir.

 Vedalar’dan örnekler:

“Kurban kesen tek hayvan insandır.”

“Bu dünyada sarfedilen gayretin hedefi bir şey öğrenmektir. Öyleyse en verimli iş, kişinin önünde duranı anlayıp bilmesidir.”

“Zaman ölümdür. Zira, fanilerin hayatını günleri ve geceleri boyunca yok etmektedir zaman.”

“Kımıldanan kişi yerinde durana hakim olur.”

“Öz ben’i bilen kederin ötesine geçer. Yüce Brahman’ı bilen kişinin Kendisi Brahman olur. Brahman’ı bilen en yükseğe ulaşır. Brahman’da olan Ölümsüzlüğe ulaşır. O bir daha geri dönmez, o bir daha geri dönmez.”

Kendini sadece yaptığın işe ver ve asla onun meyvasını  isteme. Asla bir ödül için çalışma, fakat asla yaptığın işi de bırakma. (Bhg.  II, 47)

Bir ödül için yapılmış iş, Yoga bilgeliği ile yapılmış işten çok daha aşağıdadır. Kurtuluşu aklın bilgeliğinde ara Arcuna. Bir ödül  için çalışanlar ne kadar da zavallıdır! (Bhg.  II, 49)

Zihnin hayal bataklığını geçtiği  zaman bu  dünya  ve öteki  hakkında söylenenler  ve söylenecekler seni etkilemez.  (Bhg.  II, 52)

Brahma saadetini bilen kişi artık hiçbir şeyden korkmaz. (Taittiriya Upa . II , 9)

Bilge kişi, bilgili ve kültürlü bir Brahman’a da, bir ineğe, bir file veya bir köpeğe de, hatta köpek yiyen bir kişiye de aynı gözle bakar. (Bhg. V, 18)

O, kendi ruhunun doruklarında yükselmiştir ve huzur içinde akrabalarına, yurttaşlarına, dostlarına, erdemli veya erdemsiz herkese bir bakar. (Bhg. VI, 9)

O hem hareket eder hem  etmez, O hem uzaktır  hem de yakın; herşeyin içindeki ve herşeyin dışındaki de O’dur. (Işa Upa .5 ve  B h g. XIII, 15)

 “Önce ne varlık vardı ne de yokluk, ne hava vardı ne de ötedeki gökyüzü, neydi onu saran? Neredeydi? Kimin himayesindeydi?

Ölüm de yoktu o zaman, ölümsüzlük de. Geceye ya da gündüze ait olan herhangi bir belirti yoktu, Tek olan soluk olmadan soluyordu kendi iç gücüyle, bundan başka da hiçbir şey yoktu. Karanlık vardı, her şeyi saran bir karanlık ve her şey ayrışmamış haldeki Ummandı o zaman, boşluğun sakladığı o, gayrete geldi ve var oldu. Başlangıçta ilahi aşk meydana geldi, Gönül’ün ilksel tohum hücresini oluşturdu, Rişiler gönüllerinde araştırma yaparak keşfettiler varlığın yokluktaki bağlantısını. Belli belirsiz bir çizgi varlığı gayri varlıktan kesip ayırdı…” (Rig-Veda 10:129)

Hinduizmde Karma

Hindu inancına göre ölümden sonra ruh yaşar ve dünya yaşamındaki fillerine göre bir yol izler. Ölümle birlikte maddi bedenden ayrılan ruhun önünde üç yol vardır. Bunlardan birincisi, Devayana’ya (Tanrılar alemi) giden yoldur. Bu yol, dünya hayatında nefsini yenmiş, tenasühünü tamamlamış, insanlığın zirvesine ulaşmış-tanrılaşmış ruhlar içindir ve bu ruhlar artık dünyaya dönmez ve başka bir hayata zorunlu tutulmazlar.

Pitryana (Atalar diyarı) adı verilen ikinci yola gelince; bu, emredilen dini ayin ve törenlere katılan, halk için yararlı işler yapan ve yoksullara yardım edenlerin takip edecekleri yoldur. Ruhlar yaptıkları iyi amellerin karşılıklarını  gördükten sonra yeniden yeryüzüne dönerler ve üst kastlardan bir bedene sahip olurlar.

Son olarak, bedenden ayrılan ruhlardan henüz sona eren hayatı süresince dine hiç inanmamış, dolasıyla emredilen dini ibadetlerden tamamıyla habersiz olan üçüncü sınıf ruhlar ise, Pitryana’ya gitmeksizin ölümden hemen sonra amellerine yakışan şekilde böcek, kuş veya sürüngen formunda yeniden yaşama dönmekte yani insanlıktan çıkarılmaktadır.

Hinduizmde Kast Sistemi

Hinduizmin en kötü yanı kast sistemidir. Halkın sınıflara ayrılması ve bu sınıflara göre yaşamlarının, işlerinin, evliliklerinin düzenlenmesidir. Hayatın her alanında toplumsal düzen kast sistemine göre şekillenmiştir. Toplum kast sistemine dahil olanlar ve olmayanlar olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Toplumun en alt tabakasında yer alan dokunulmazlara parya ya da dalit denir ve sistem dışı tutulurlar.  En aşağı, en sefil  insanlar olarak görülür ve hiçbir hakka sahip olamazlar.

Sisteme dahil olanlar ise 4 ana tabakaya ayrılmıştır. Bu tabakalara Varna denir.  Varnalar kendi aralarında da alt tabakalara ayrılır. Bunlara da Jati denir.

1-Brahmanlar: Bilginler ve din adamları,

2- Kshatriyalar: Yöneticiler, krallar-prensler, askerler ve üst düzey memurlar,

3- Vayşiyalar: Tüccarlar, büyük toprak sahipleri, çiftçiler

4- Şudralar: İşçiler, hizmetkarlar (eskiden köleler)

Kutsal kitapları Manu’da der ki: “Brahman saadet, kşatriya kudret, vayşiya servet ve sudra da itaati ifade eder.”

Paryalar köy ve kasabalarda oturamaz. Eşek ve köpekten başka hayvana mâlik olamaz. Ancak ölülerden kalma elbiseler giyebilir. Kendi sınıflarından kimse ile münasebet kuramaz, kimseye dokunamaz. İş için köy ve kasabalara geldiğinde geceleri dolaşamaz. Parya olduğunu gösteren bir işaret taşır. Kimsesiz ölüleri bunlar kaldırır. Paryalar Hindistan nüfusunun yaklaşık %15’ini oluştururlar.

Her Hindu kendi kastının işini yapar. Kendi kastı dışında başka bir kasttan evlilik yapamaz. Örneğin bir işçinin oğlu tüccar olamaz. Askerin kızı çiftçinin oğluyla evlenemez.    Sistemdeki bu sınıflandırmaya dinin etkisiyle büyük çoğunluk razıdır ve sınıfını kabullenmiştir. Daha üst sınıfı sonraki yaşamlarında hayal ederler. Sınıflara karşı olanlar daha ziyade sosyalistlerdir. Tabi kaynağı dinsel olan bu adetler laiklik sayesinde topluma zorla dayatılamamaktadır. Ancak toplumda kanunmuş gibi bu dinsel adetler sürdürülmektedir.

Hinduizmde Kadın

Hinduizmde tanrılar, bilgeler, din adamları hep erkeklerden oluşmuştur. Bu yüzden kadın 2. Plandadır. Evlenmede ve boşanmada söz sahibi erkektir. 1860’dan beri yasaklanmış olsa da hala 7-8 yaşlarındaki kız çocuklarının evlendirildiği görülmektedir. Evlilikte kadın, kocasına mutlak itaate zorunludur. Kocası ölen kadının başkasıyla evlenmesi en aşağılık bir davranış olarak görülür. Ortaçağda Sati geleneği denilen, kadının ölen kocasıyla birlikte yakılması adeti çok yaygındı. Mecbur tutulmasa da kocasıyla birlikte kendini yakmayan kadına iyi bakılmadığından buna mecbur kalan kadınlar gönüllü olarak yakılmayı kabullenmekteydi.

Sati geleneği, İngiliz sömürgesi olduğu dönemde 1829’da İngilizler tarafından yasaklandı. O günden beri de uygulanmamaktadır ama tek tük de olsa istisnalar vardır. Örneğin bağımsızlığına kavuştuktan bugüne kadar yani yaklaşık 65 yılda 40 civarında vakaya rastanmış ve bunların tamamı kırsal kesimde vukubulmuştur.

Hinduizmde İbadet

Hindular tapınaklara sahip olmakla birlikte toplu ibadeti pek seyrek yaparlar. İbadetleri bireyseldir ve zorunlu değildir. İbadetlerin başında dua etmek gelir. Ölüm ve doğum günlerinde kurban keserler. Kutsal metinleri okumak, güzel amellerde bulunmak, yasaklara uymak, örneğin et yememek, kurban dışında hayvan öldürmemek Hinduların ibadet sayılan davranışlarındandır. önemli dini günlerde kutsal gördükleri yerleri hac eder, tavaf yaparlar. Benores, en bilinen kutsal yerleridir. Bazıları güneşin doğuş ve batışında namaza benzeyen bir ibadet yaparlar.

Yoga, zannedildiği gibi bir ibadet değildir. Nefsine hakim olma, enerjisini ve iradesini kontrol altında tutma ve böylelikle rahatlama, huzura ulaşma amacıyla yapılan bir meditasyon biçimidir.

Hindular ölülerini yakar ve küllerini Ganj nehrine atarlar. Ganj nehri Hindular için kutsaldır. Nehirde yıkanarak manen temizlendiklerine inanırlar. Büyük mabetlerin yanında da kutsal yıkanma için havuzlar yapılmıştır. Mabetlerdeki ibadet boru çalınmasıyla başlar.  Ayinlerde etkili bazı kelimeler kullanılır. “Om” sözcüğü en çok kullanılanıdır. Yine ayinlerde Kutsal Vedalardaki ilahiler-melodiler söylenir, kutsal metinler okunur.

kaynak: panteidar.wordpress.com


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Ganj Nehri(2599)

Dinimizde Kutsal Mekanlar(2393)

Hac İbadetinde Kutsal Mekanlar(1931)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!