Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:






  
Fotoğraf Okuma (Reading Photographs) - İzleyici Etkileşimi
www.arsivbelge.com
Fotoğraf Okuma (Reading Photographs) - İzleyici Etkileşimi dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Fotoğraf Okuma (Reading Photographs) - İzleyici Etkileşimi başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Fotoğraf Okuma (Reading Photographs) ve İzleyici Etkileşimi

Fotoğrafçılık - Fotoğraf Okuma

Fotoğraf okuma, teması olan bir fotoğrafın verdiği mesajın anlaşılması anlamına gelir. Sanat derken burada güzel sanatları kastediyoruz. Konu fotoğraf makinasını neye çevirisek odur, Tema ise o konunun bize verdiği anlamdır. Örneğin bir dere yatağında sadece bir tanesi büyük olan taşları çektiğimiz farzedelim, burada konu dere yatağındaki taşlardır, diğerlerinden büyük olan taş ise küçüklerden soyutlanmış ve tek başına durduğu için bize yalnızlık hissini vermektedir, o halde burada tema yalnızlıktır. Konu ile Tema birbirinden ancak soyut olarak ayırdedilebileceği için, bir sanat eseri olan fotoğrafa bakan gözlerin ilkönce Tema’yı görebilmesi ve anlayabilmesi gerekir. Bu seminer bunun için hazırlanmıştır.

Teması, yani konunun altında yatan bir mesajı olmayan br fotoğraf sanat eseri olamaz, mesela çok güzel bir peysaj fotoğrafı çekilen görüntü ne kadar güzel olursa olsun, tekniği ne kadar mükemmel olursa olsun, eğer ışık ve kompozisyon değişiklikleri ile  fotoğrafçının mesajını taşımıyorsa, sadece tekdüze güzel bir görüntü ise, bize sadece muhteşem dağların basitçe görüntüsünü yorumsuzca veriyorsa, o fotoğrafın teması yok demektir, o halde bu fotoğraf bir sanat eseri olmaya aday değildir, sadece güzel bir fotoğraftır.

Ama benzer bir fotoğrafta kompozisyon ve ışıkla bir mesaj verilmeye çalışılmışşsa, ve eğer bu mesaj kompozisyon veya temanın ana fikri olarak seyirciye verilmeye çalışılmışsa bu fotoğraf bir sanat eseridir, ve mesaj bugüne kadar kimse tarafından verilmemişşse bu sefer bu fotoğraf çağdaş bir sanat eseri demektir.

Fotoğraf Okuma ve İzleyici Etkileşimi

Cengiz Engin

Bir sanatsal ürün ile duyusal iletişime (algılamaya) geçmenin ilk aşamasıdır; “bakmak, dinlemek, okumak, izlemek...” Bu ilk duyusal etkileşim neticesinde alıcının (ürünle etkileşime giren kişinin) üründen estetik bir haz elde etmesi mümkündür.

O ürünü “çözümlemek ve değerlendirmek” ise, bu duyusal etkileşimin sonrasındaki  aşamalardır. Öncelikle ürünü “anlamayı” gerektirir. Bakmaktan, izlemekten, okumaktan ve dinlemekten daha fazlasına; daha yoğun düşünsel, sezgisel yaklaşıma ve daha fazla bilgi birikimine ihtiyaç duyar.

Duyusal etkileşim sonrasında izleyicinin, bir fotoğrafı çözümlemek amacıyla o görüntüyle girdiği etkileşime “Fotoğraf Okuma ve Yorumlama” diyoruz.

Dilimizde “Fotoğraf Okuma ve Yorumlama” üzerine yazılmış kitapların çoğu fotoğraf tekniğine ve kompozisyon kurallarına yönelik anlatımlar yapmaktadır. Ancak bir sanat eserinin çözümlenmesi için, teknikten ve biçimsel tasarımdan daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulur. Alfabeyi ve grameri biliyor olmanın, edebi bir eser çözümlemesi için yeterli olamayacağı gibi.

“Fotoğraf Okuma”; görüntü içerisindeki unsurların (içerik, biçim, teknik unsurlarının)“betimlenmesi” işlemini belirtmektedir. Buradaki “okuma” kelimesi, açıkça anlaşılacağı üzere bu kelimenin çağrışımsal anlamından dolayı kullanılmaktadır. 

“Fotoğraf Yorumlama” ise; betimlenen unsurlar ışığı altında “anlamın ortaya konulması”, izleyicinin görüntüden “anlam üretmesi” işlemidir.

Bütün yorumların temel prensibi şudur: Fotoğrafların yüzeyde taşıdıklarından (ilk bakışta temsil ettiklerinden) daha derin anlamları vardır. Yorumlamadaki temel soru, “Bu fotoğraf, temsil ettiği görüntü dışında bize ne demek istemektedir ve bizler izleyici olarak bu fotoğrafa neden maruz kaldığımızı düşünmekteyiz?”dir.

Mehmet Ergüven yorumlamayı “yüksek sesle sorulan sorulara yüksek sesle verilen cevaplardır” diye tanımlar. Fotoğrafta yer alan her unsur ve hatta fotoğrafın sunum koşulları; paylaşıldığı andan itibaren fotoğrafı yorumlayan kişi tarafından artık sorguya tabidir. Bu sorgulama, izleyicinin görüntüden tutarlı anlamlar üretebilmesi için gerekir.

Yoruma soyunan kişi, “fotoğrafın bir fotoğrafçı tarafından bazı tercihler ve niyetler doğrultusunda üretilmiş ve paylaşılmış olduğu” varsayımını çıkış noktası olarak ele alır. Bu doğrultuda izleyici; fotoğrafçının içerik, biçimsel ve teknik unsurlardaki tercihlerini betimler (kendi farkındalığını yaratır) ve bu görsel tercihlerin betimlemesi ışığı altında, sunum koşullarını da dikkate alarak, fotoğrafçının fotoğrafı bizlerle paylaşma niyeti konusunda bir takım fikirler ortaya koyar. Yorum yapan kişi söz konusu görüntüden uzaklaşmadan, sahip olduğu bilgi birikimi doğrultusunda, fotoğrafla ve fotoğrafçının niyetiyle ilgili ruhbilimsel, toplumbilimsel, tarihsel, bilimsel, sanatsal veya kültürel bazı fikirlere de ulaşabilir. Bu, yorumcunun fotoğraftan çıkarttığı ve ürettiği anlamlardır.

Fotoğrafı yorumlayan kişinin sahip olduğu kültürel yapı, fotoğraftan ürettiği anlamı da belirleyecek, başka bir izleyicinin yorumundan farklılaştıracaktır.
Aynı fotoğraf uzak doğu kültüründe, batı kültüründe, arap kültüründe farklı anlamlandırmalara neden olabilir. Hatta aynı toplum içerisinde farklı yaşam hikayelerine sahip kişiler arasında bile kültürel farklılıklar yorumları farklılaştırır.

İzleyicilerin kültürel farklılıklarından kaynaklanan farklı yorumlar sonucunda aynı görüntüye bir çok farklı düşünce eklemlenebilir. Birbirine taban tabana zıt bile olsa, yorumların “doğru”luklarından ziyade ancak “tutarlılık”larından (görüntüye uygunluklarından) söz edilebilir. Zira, aynı görüntüden farklı kişilerin ortak bir yorum üretmesi düpedüz bir ütopyadır.

Popüler bir kültür ürünü dahi olsa görüntüdeki “anlam”, fotoğrafta düzgünce paketlenmiş halde bulunan sabit bir kavram değildir. Fotoğrafın anlamlandırılması etkin bir süreçtir. Görüntü ile izleyici arasındaki etkileşim sonucu ortaya çıkar; hem kişiler arasında, hem de aynı kişiye ait farklı zaman dilimleri içinde değişim gösterebilir.

İletişim kavramını “alıcının iletiden anlam üretmesi” olarak gören göstergebilim, fotoğraf yorumlama konusunda yararlanılabilecek önemli bir çözümleme yöntemidir.

Tüm bunların yanı sıra, fotoğrafın bağlamı da fotoğrafın aktardığı mesaja etki eden, fotoğrafın yorumlanması aşamasında ele alınması gereken bir unsurdur. Fotoğrafın üretim amacı, kullanım amacı, üretildiği tarihsel dönem, görüntüye eşlik eden bir metin, fotoğrafın izleyiciyle buluştuğu ortam ve fotoğrafın sunum şekli gibi unsurlar, fotoğrafın bağlamını oluşturur ve fotoğrafçının fotoğrafı bizlerle paylaşma niyeti konusunda açık delil içerirler.

Bir avcı ve geyik fotoğrafı avcılıkla ilgili bir dergi kapağında başka anlam, çevreyle ilgili bir dergi kapağında başka anlam içerecektir. Fotoğraf aynı olmasına karşın, fotoğrafın bağlamı anlamı derinden etkiler.

Buraya kadarki fotoğraf ve izleyici etkileşimi, fotoğrafın anlamına yönelik çözümleme yöntemlerini içermekteydi.

Ancak genelde çoğunluğunu fotoğrafçıların oluşturduğu fotoğraf izleyicileri, bir fotoğrafı çözümlemeden önce kestirmeden sonuca gitme eğiliminde, yani doğrudan yargı aşamasına geçmektedir.  Fotoğraflar üzerinden yapılan seçme, eleme, sıralama, beğenme gibi eylemlere“Fotoğraf Değerlendirme” diyoruz. 

Her şeyden önce, bir başkasının fotoğrafik söylemini yargılayabilmek; fotoğraf tarzları, teknikleri, kuramları ve külliyatı hakkında birikime sahip olmayı gerektirir. Yetersiz bilgi birikimi, değerlendirmenin kısıtlı kriterler çerçevesinde yapılmasına neden olur ki, bu da ancak değerlendirmenin yetersizliğinin bir göstergesidir.

Fotoğraf değerlendirmelerine öznel tercihler etki eder, ancak varılan yargıyı desteklemek adına hangi yargı kriterlerinin dikkate alındığı ve bu kriterler çerçevesinde varılan yargının gerekçelerinin açıklanmasına ihtiyaç duyulur.

Genelde kullanılan kriterler teknik, içerik, kuramsal ve özgünlük kriterleridir:
Teknik kriterde zanaatkarlık boyutuna göre değerlendirme yapılır.
İçerik kriterinde fotoğrafın ardındaki dünya görüşü ve fikirsel altyapı değerlendirilir.
Özgünlük kriterinde fotoğrafın kendisinden sonra gelen çalışmalara ne ölçüde yön verdiği değerlendirilir.
Kuramsal kriterde ise fotoğrafın gerçekçilik, dışavurumculuk, biçimcilik, işlevsellik gibi  sanat kuramlarını ne ölçüde desteklediği üzerine değerlendirme yapılır.

İyi bir “Fotoğraf Okuru” olabilmek için bu etkileşimlerin her biri üzerinde yetkinlik sağlanması gerekmektedir. Bunun yanı sıra bir fotoğrafçı, zaten her şeyden önce “iyi” bir fotoğraf okuru olmalıdır. Zira baktığı fotoğrafı okuyamayan, onun üzerine yorum yapamayan bir kişinin, fotoğrafla bir şeyler anlatması kendi başına paradoksaldir.

kaynaklar: baytan.org, fotografya.fotografya.gen.tr


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Fotoğrafın Tarihsel Gelişimi(11437)

Batı Sanatı Tarihi(2204)

Tarih Öğretiminde Fotoğraf Kullanımı(2040)

Hızlı Okuma Teknikleri(1636)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!