Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:



Super Oyunlar Oyna

  
Binboğalar Efsanesi Özeti ve Roman Tahlili

                    

www.arsivbelge.com
Binboğalar Efsanesi Özeti ve Roman Tahlili dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Binboğalar Efsanesi Özeti ve Roman Tahlili başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.


Binboğalar Efsanesi Roman Özeti ve İncelemesi

ESERİN ADI: BİNBOĞALAR EFSANESİ

YAZARI: YAŞAR KEMAL

Eser İncelemesi:

Kısa Özeti:

Binboğalarda yani Toroslarda Aladağ'ın koyağında Yörük obası, uzun süre yerleşecek bir yer bulamaz. Karaçullu obası, nereye gitse oranın sahiplenilmiş olduğunu görür. Yerleşmek istedikleri yerlerde ayakbastı parası istenir: para vermediklerinde kendilerine zulmedilir. Bazen göçebe kabilenin güzel kızlarına talip olduklarında anlara kalacak yer gösterirler. Karaçullu obasından Ceren'e de Oktay adlı bir ağa çocuğu âşık olur. Ceren, Oktay Bey'le evlenmeye karar verirse oba sürünmekten kurtulacaktır. Ancak Ceren'in gönlü Halil'dedir. Ceren, Oktay Bey'in aşkına karşılık vermez. Karaçullu obası için bu son çözüm yolu da gerçekleşmez ve dağılış süreci başlar. Binboğalar Efsanesi, yüzyıllarca yerleşik düzene geçmemek için direnen Türkmenlerin romanıdır. Roman, Hıdırellez şenliklerinde, göçerlerin kış için sığınacak toprak bulma dilekleri ile başlar. Ancak kış onlar için bir tükeniş öyküsüne dönüşür. Roman, Yörüklerin yok oluşuna yakılmış bir ağıttır.

Ayrıntılı Özeti:

1876’da Türkmenle Osmanlı arasında Çukurova’da bir savaş oldu. Osmanlı Türkmeni yerleştirmek, toprağa çekmek, ondan vergi almak, onu asker etmek istiyordu. Türkmense buna karşı koyuyordu. Dövüş beter oldu, bu dövüşte Türkmen yenildi ve iskan edildi. O gün bugündür bu yenilginin acısı, iskanın kepazeliği hiçbir Türkmenin yüreğinden çıkmaz.

Savaşta yenilmelerine, zorla iskan edilmelerine, sürülmelerine karşın Türkmenin hepsi buna boyun eğmedi iskandan sürgünden kaçanlar gene eski yaşamlarını, konup göçmeyi sürdürdüler. Ama gittikçe Yörüklük zorlaşaral bugünlere geldi, hele bugünlerde çekilmez bir hal aldı. Toroslar’da Aladağ’ın kayağında Yörük Karaçullu Obası, uzun yıllardır Çukurova’da temelli yerleşecek bir toprak parçası bulamamıştır ve Çukurova Türkmenin, yörüğün, Aydınlın yörüğün yaylağıdır. Yörükleri ne bu kışlaktan,ne bu yaylaktan kolay kolay ayıramazsın, ölürler.

Beşi altı Mayısa bağlayan gece bir Ayin-i Cem düzenlenir. Bu gece Hidrallez gecesidir. Denizlerin ermişi İlyas’la karaların ermişi Hızır buluşacaklardır. Dünya kurulduğundan bu yana bu iki ermiş her yıl, yılın bu gecesinde buluşurlar. Eğer bir yıl buluşmayacak olsalar, denizler deniz, topraklar toprak olmaktan çıkar. Eğer onlar buluşmazlarsa; kıyametin habercileri Hızır’la İlyas olacaktır. Hızır’la İlyas’ın buluştuğu an bir mağrıptan, biri maşrıktan iki yıldız doğar, yıldızlar Hızır’la İlyas’ın buluştuğu yerin üstüne kayarak gelirler, tam Hızır’la İlyas birbirlerinin elini tutarken onlar da birleşirler, tek bir yıldız olurlar.Hızır’la İlyas’ın üstüne ışık olup sağılırlar. Hızır’la İlyas’ın el ele tutuştuğu, yıldızların gökte birleştiği an dünyada her şey durur. Dünya bir an için ölür. Sonra her şey birden uyanır. Dehşet bir yaşam patlar. İşte bu gece sabaha kadar insanlar birleşen yıldızları görmek için tepelere, dağ başlarına çıkarlar. Kim ki gökyüzünde yıldızların birleştiğini görür o anda ne isterse olur, işte yine bir Hidrallez gecesinde bütün oba, Aladağ’da yaylak, Çukurova’da kışlak dileğinde bulunacaktır ama o gece obalılar verdikleri sözün hilafına, gizlice kişisel dilekte bulunurlar.

Ermiş olarak gördükleri Demirci Haydar Usta’da on iki yaşındaki torunu Keremle birlikte kayağın yamacında iki yıldızın birleşmesini izlemeye koyulur. Bu arada Haydar Usta torununa sen daha tertemiz melek gibisin diyerek, mutlaka sana görünür. Aladağ’da yaylak, Çukurova’da kışlak isteyeceksin der. O gece Haydar Usta’nın artık uykusu gelip gözleri kapandığı sırada gökten iki yıldız kopup hızla birbirlerine doğru gelirler. Kerem de bütün oba gibi Çukurova’da kışlağı ben napayım diyerek, bir şahin dileğinde bulurunur. Obanın Çukurova’da kışlak bulması imkansızdır. Her yer zamanında paylaşılmış. Kimse Yörükleri Çukurova’da istememekte düşman gözüyle bakmaktadır. Obanın atık iki umudu kalmıştır. Biri Yörüklerin en güzel kızı Ceren’dir. Hasan Ağa’nın oğlu yangındır Ceren’e ve Hasan Ağa’nın da yüz bin dönümden fazla toprağı vardır. Hasan Ağa’nın oğlu Yörüklere, eğer Ceren’i bana verirseniz bende size çiftliğin bir köşesinde yer veririm; köy kurarsınız demektedir fakat Ceren, Oktay Bey’le evlenmek istemez. Onun gönlü Halil’dedir. Bütün oba Ceren’i Oktay Bey’le evlendirebilmek için yediden yetmişe çalışırla ama nafile.

Diğer şansları da Demirciler Ocağı Piri Haydar Ustanın 3 yılda gece gündüz demeden yaptığı altın işlemeli kılıçtır. Zamanında Rüstem Usta bir kılıç yapıyor on beş yıl çalışıp kılıcını padişaha götürüyor. Rüstem usta kökten sürme, ocaktan yeşerme değil, daldan eğme, çıraklıktan gelme. Padişah bakıyor kılıca, hayran kalıyor dile benden ne dilersen Rüstem Usta diyor. Rüstem Ustadır dize gelip senin canının sağlığını dilerim padişahım diyor. Padişah, benim canımın sağlığından sana ne fayda dile benden ne dilersen. Rüstem Ustadır, padişahım diyor, bize kışlak gerek, yerliler bizi perişan ediyor. Padişahtır, bir ferman haykırıyor yürü git Aydın ilini senin obana verdim diyor.

Haydar Usta, büyük bir umutla Adana’ya gider önce ramazanoğullarına sonra bütün büyük ağaların kapısını çalar, kimi Haydar Usta’yla görüşmek istemez, kimi de Haydar Usta’nın cebine iki kuruş koyup onu yollamaya kalkar. Haydar Usta’nın artık umutları iyice körelmektedir en son çare İsmet Paşa’nın kapısını çalar, dışarı çıktığı sırada İsmet Paşa’nın yanına giderek Türkmen yörüğünün yaşadıklarını hararetli hararetli anlatır ve kılıcını gösterir. İsmet Paşa kılıca bakar ve güzel bir kılıç deyip yoluna devam eder. Son olayda birlikte Haydar Usta’nın Çukurova’ya vardığında da bütün obanın umutları tükenir. Yörükler zaman içinde Çukurova’nın zorlu şartlarında azalır azalır ve tükenirler. Binboğalar Efsanesi bir kültürün bitişinin hikayesidir.

Roman Karakterleri Hakkında Bilgi:

HAYDAR USTA : Demirciler ocağı piri, horasan erenlerinden bakır kızılı uzun sakallı, çakmak gözlü bir adamdır. Yörüğün en temiz kalplisi olduğundan, oba tarafından ermiş olarak görülür.

CEREN : Yörüğün bugüne kadar ki en güzel kızı, dünyalar güzeli, uzun boylu, yanık tenli, büyük ela gözlü bir kızdır.

KEREM : Haydar Usta’nın torunudur ve Hıdrallez gecesinde Çukurova’da kışlak yerine, şahin istediği için hep pişmanlık duyar.

HALİL : Ceren’in sevgilisi, Jandarmadan kaçtığı için bir türlü Cerenine konuşamaz en sonunda çatışmada vurularak ölür.

OKTAY BEY : Zengin bir ağa oğludur. Ceren’e aşıktır ama Ceren’in gözü Halil’den başkasını görmez. Ceren’i elde edebilmek için bütün obaya kışlak sözü verir ama oba bile Ceren’i ikna edemez. Oktay Bey Ceren’in aşkıyla obanın peşinde sürünür.

SÜLEYMAN KAHYA : Obanın başı, kahyasıdır. Etine dolgun orta boylu, kır sakallı, şayak şalvar giyip, şalvarın üstüne dizine kadar nakışlı çorap çeken, yeşil gözlü hep gülen bir kişidir.

Romanın Ana Fikri:

Anadolu’da göçebeliğin bitişini anlatan Binboğalar efsanesi yüzyıllarca toprağa yerleşmek için direnen, ferman dinlemeyen, Yörüklerin değişen toplumsal koşullar karşısında ortada kalmasını ve bu sefer de bir yere yerleşebilmek için savaşmaları gerektiğini fakat bu savaşta başarısız olup yavaş yavaş tükendiklerimi ve göçebeyken bir toprak parçası edinip yerleşmek istememelerinin pişmanlığıyla yok olan ama bu yok oluş sırasında bile Hıdrallez gecesinde bir dilek diledikleri zaman bütün obanın Çukurova’da kışlak yerine kişisel dileklerde bulunmasının çarpıcılığı.

Romanın Ayrıntılı İncelemesi:

OLAY BAKIMINDAN GERÇEĞE UYGUNLUK

Binboğalar efsanesi gerçek çizgisinden ayrılmıyor, çok gerçekçi ve heyecan verici bir hikaye Anadolu gerçeği birebir anlatılıyor.

ŞAHISLAR BAKIMINDAN HAYATA UYGUNLUK

Şahıslarda hem konuşma üslupları ve kıyafetleriyle hem de düşünce tarzıyla tamamen Anadolu Yörüğünün geçiş dönemindeki halini yansıtıyor.

DİL VE ÜSLUP BAKIMINDAN

Yaşar Kemal’in görkemli, şiirsel aynı zamanda modern anlatım tarzı sonsuz sürükleyici, epik gücü, eleştirisi gerçekten ayrılmayan masal unsuru da çok etkili Dili zengin ve dinamik çizdiği sahneler çok güçlü.

YER VE ZAMAN BAKIMINDAN

Adana yöresinden olan Yaşar Kemal’in diğer romanları gibi Binboğalar Efsanesi de Çukurova’da geçiyor. Bugün Türkiye’nin en zengin tarım alanı olan, pamuk tarlalarının göz alabildiğine uzayıp gittiği Çukurova, 19. Yüzyılın başlarında bataklıklarla kaplıydı çevredeki dağlar ise toprak isteyen göçebe Yörük ve Türkmenlerle doluydu. Binboğalar Efsanesi’nde 19. yüzyıldaki Çukurova’nın bu halini anlatıyor.

ÇIKARILAN SONUÇ NEDİR?

Anadolu Yörüğü’nün göçebe yaşamak için direndiğinin ama değişen toplumsal koşullarla beraber artık göçecek toprak parçası bulamamalarıyla Çukurova’da kışlak edinmedikleri için duydukları pişmanlıkla yitip giden bir kültür. Bu kadar zor durumdayken bile obanın Hıdrallez şenliklerinde Çukurova’da kışlak yerine , kişisel dileklerde bulunmaları. İnsanların kendi çıkarlarını, toplumsal çıkarlardan daha önemli görmesi.

kaynaklar: sorucenneti.net, liseedebiyat.com


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Üç Anadolu Efsanesi Kitap Detayları ve Özeti(105656)

Don Kişot Eseri Hakkında ve Kitap Özeti(75689)

Kuyucaklı Yusuf Kısa ve Uzun Özeti(9017)

Saatleri Ayarlama Enstitüsü ( Kitap özeti )(5055)

Jane Eyre Kitabı Hakkında ve Özeti(4284)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Tanıtım Yazılarınızı Yayınlamak İçin Tıklayın



Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!