Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!

Araştırmalarınız için Arama Yapın:


Araştırmalarınız için Arama Yapın:

  
                    

Tekke ( Tasavvuf ) Edebiyatı ve Nazım Türleri
www.arsivbelge.com
Tekke ( Tasavvuf ) Edebiyatı ve Nazım Türleri dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Tekke ( Tasavvuf ) Edebiyatı ve Nazım Türleri başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Tekke (Tasavvuf) Edebiyatı

Halk edebiyatının İslam etkisiyle oluşan koludur. Tekke edebiyatının ürünleri dini içeriklidir. Tekke edebiyatı 12. yüzyılda Orta Asya’da Ahmet Yesevi ile başlamıştır. Ama Anadolu’nun bu alandaki ilk ve en büyük şairi Yunus Emre’dir. Bu edebiyat, Anadolu’da 19’uncu yüzyıla değin çeşitli tarikatlarla gelişmiştir.

Tekke edebiyatı şairleri, yalın bir dille, hece ölçüsüyle ya da aruzun heceye yakın kalıplarıyla şiirler yazmışlardır. Tekke şiirinin genel adı, özel bestelerle okunan ve tarikatlara göre değişik isimlerle anılan ilahilerdir. Bu edebiyatın düzyazı biçimini ise evliya menkıbeleri, ve tarikat büyüklerinin yaşamlarını konu alan yapıtlar oluşturur.

Tasavvufi düşünceyi yaymak amacıyla gelişen bir edebiyattır. Şairler bağlı bulunduğu tarikatın inançla­rını yaymak için şiiri araç olarak kullanır. Bu edebiya­tın konusu Allah aşkı ve “Vahdet-i Vücud” düşünce­sidir. Tekke şairlerinin çoğu, tarikatlardan yetişmiş şeyh ve dervişlerdir; hoşgörüyü, ilahi aşkı ve sevgiyi benimsemişlerdir. Tekke şairleri cehennemden kor­kutmayı değil; aşk yoluyla Al!ah’ı sevdirerek, insanla­rı Allah’a yaklaştırma yolunu seçmişlerdir. Tekke şiir­lerinde hem Divan edebiyatına hem de Halk edebiya­tına ait nazım şekilleri, hem hece hem aruz ölçüsü kullanılmıştır. Dil, halkın anlayabileceği bir dildir.

Önemli Tasavvufi Terimler

Aşk : Tasavvufun özünü “Ben gizli bir hazine idim. Bilinmeyi istedim alemi yarat­tım.” kutsi hadisine dayanır. Bu hadisin içeriğinde aşk vardır. “Vahdet-i vücut” felsefesi de Allah’ı bilmeyi aşk yoluyla gerçekleştirmek ister. Allah aşkı “hakiki aşk”tır. Allah aşkı dışındaki aşka mecazi (beşeri) aşk denir.
Aşık : Seven. Allah aşkıyla yanan kişi, derviş, mürit.
Çile : Eziyet, sıkıntı. Tasavvufta nefsi olgunlaştırmak için çekilen sıkıntılar.
Fena : “Yok olma” anlamında kullanılır. Beka sözcüğünün karşıtıdır. Fani gelip geçici, kalıcı olmayan, ölümlü, ölücü anlamlarında kullanılır.
Fenafillah : “Ölmeden önce ölmek” demektir. Tasavvuf inancına göre, evrende Allah’ın vücudundan başka gerçek anlamda vücut yoktur. İnsan ise Allah’ın aşkıyla her şeyden geçerek her şeyi unutarak bütün varlığını yok edip ken­disinden koptuğu Allah’a dönecektir. İşte bu dönüşe, insan nefsinin mutlak var­lık olan Allah’ın vücuduna karışışına fenafillah denir.
İnsan-ı kamil : Nefsini yenerek olgunlaşmış kişi.
Kadeh, kase, cam : Aşığın kalbi.
Kesret : Çokluk, bolluk. Tasavvufta vahdetin zıddıdır. Allah dışındaki her şeydir.
Saki : Kadeh sunan, içki veren. İlahi aşkı sunan mürit, şeyh.
Sarhoş : Allah aşkıyla kendinden geçen kişi.
Şarap : Allah aşkı.
Masiva : Allah’tan başka her şeye denir.
Maşuk : Sevgili, sevilen. Tasavvufta sevgili Allah’tır.
Meclis : Oturulacak, toplanılacak yer. Tekke cemaati.
Meyhane : Tekke, dergah.
Mürit : Bir şeyhe bağlı olan kişi. Allah’a ulaşmaya çalışan kişi.
Mürşit : Müritlere yol gösteren kişi, tarikat piri, şeyh.
Tekke, dergah : Tarikat mensuplarının topluca ibadet ve törenlerini yaptıkları yere denir.
Vahdet-i vücut : Birlik, Allah’ın birliği. Kesretin zıddı. Bütün varlıklar Allah’ın esma ve sıfatlarından ibarettir. Bütün varlıklarda çeşitli şekillerde ortaya çıkan O’dur. Her şey O’nun varlığına ve birliğine delalet eder. O olamadan hiçbir şey olmaz.

Tekke Tasavvuf Edebiyatı Temsilcileri

12. yüzyıl: Hoca Ahmet Yesevi

13. yüzyıl: Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli

14. yüzyıl: Kaygusuz Abdal

15. yüzyıl: Hacı Bayram-ı Veli, Eşrefoğlu Rumi

16. yüzyıl: Pir Sultan Abdal

17. yüzyıl: Niyaz-ı Mısrî, Sinân-ı Ümmî, Hüdâi

18. yüzyıl: Sezai

19. yüzyıl: Kuddusi

Tekke (Tasavvuf) Edebiyatı Nazım Türleri

Tekke şiirinde görülen ve dinsel içerikli konuları işleyen ilahi, nefes, deme, devriye gibi ürünler birer nazım biçimi değil birer nazım türüdür. Çünkü bunlar biçimsel özellikleri bakımından koşmaya benzerler. Genellikle 7’li, 8’li ve 11’li hece ölçüsüyle yazılırlar. Bu nazım türlerinde dörtlük sayısı genellikle 3 – 7 arasındadır.

Tekke edebiyatı nazım türleri şunlardır:

1) İlâhi:

• Allah aşkını konu edinen, Tanrıyı övmek, ona yalvarmak için yazılan/söylenen şiirlerdir.
Özel bir ezgiyle okunur.

• İlahiler  tarikatlara göre farklı isimler alır. Mevleviler’de âyin, Bektaşilerde  nefes, Aleviler’de deme, Gülşeniler’de tapuğ, Halvetiler’de durak, öteki  tarikatlar da hur ya da ilahi gibi isimler alır.

• Deme, Alevî ve Kızılbaş şairlerine aittir. Bestelenir. 8'li kalıpla söylenir.

• İlâhîleriyle en çok Yunus Emre (XIII. yy.) ünlenmiştir.

• İlâhî, yedili, sekizli ve on birli hece ölçüsüyle yazılır.

• Dörtlük sayısı 3-7 arasındadır.

• Kafiye düzeni koşmaya benzer: abab cccb dddb... İlk dörtlüğün uyak düzeni xbxb ya da aaab şeklinde de olabilir.

İlahi Türünün Özellikleri:
1. Allah’ı övmek ve  O’na yalvarmak için yazılan, Allah sevgisiyle, insan sevgisini bütünleştiren  içten şiirlerdir.
2. Özel bir beste ile  söylenir.
3. Hece ve vezninin  7’li, 8’li ve 11’li kalıbıyla söylenirler.
4. Dörtlüklerden  oluşur. Dörtlük sayısı 3 ila 7 arasında değişir.
5. Genelde şiirin  içinde şairin mahlası geçer.
6. İlahi denince akla  Yunus Emre gelir.

İlahi nazım şeklinin öncüsü YUNUS EMRE’dir. Yunus Emre, şiirlerini halkın anlayabileceği sade  bir dille yazmıştır. Hece ölçüsü kullanmıştır. 11′li hece ölçüsünü  kullanmıştır. Halkın içinden biri olduğu için halk tarafından çok  sevilmiştir ve dili halkın dilidir.

Örnek:

Aşkın aldı benden beni           
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar öldürür
Aşk denizine daldırır
Tecellî ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dün ü gün endişem
Bana seni gerek seni

Sûfîlere sohbet gerek
Ahîlere ahret gerek
Mecnunlara Leylî gerek
Bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra
Bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç hûri
İsteyene sen ver anı
Bana seni gerek seni

Yunus durur benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksûdum
Bana seni gerek seni  (Yunus Emre)

2) Nefes:

• Bektaşî şairlerinin yazdıkları tasavvufî şiirlerdir.

• Nefeslerde genellikle tasavvuftaki vahdet-i vücut (varlığı birliği) kavramı anlatılır. Bunun yanı sıra Hz. Muhammet ve Hz: Ali için övgüler de söylenir.

• Nefeslerde kalenderane ve alaycı bir üslûp göze çarpar.

• Edebiyatımızda Pir Sultan Abdal nefesleriyle ünlüdür.

Nefes Türünün Özellikleri:

1.  Bektaşi şairlerinin yazdığı tasavvufi şiirlerdir.
2. Genellikle, nefeslerde tasavvuftaki Vahdet-i Vücud felsefesi  anlatılır.
3. Bunun yanında Hz. Muhammed (A.S.M) ve Hz. Ali (R.A) için övgüler de  söylenir.
4. Nazımbirimi dörtlüktür. Dörtlük sayısı 3 ila 8 arasında değişir.
5. Hece ölçüsüyle yazılırlar. Ama aruz ölçüsüyle yazılan nefesler de  vardır.
6. Nefeslerde, kalenderâne ve alaycı bir üslup dikkati çeker.
7. Duygu ve düşünceleri nükteli bir şekilde ve zarafet ölçüleri içinde  söylemek nefesin en belirgin özelliğidir.

Örnek
Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rızâ lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi

Yemeyenler kalır nâ-çâr
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi

Bu dervişlik bir dilektir
Bilene büyük devlettir
Yensiz yakasız gömlektir
Giyemezsin demedim mi

Çıkalım meydan yerine
Erelim Ali sırrına
Can u başı Hak yoluna
Koyamazsın demedim mi

Aşıklar harâbât olur
Hak katında kutlu olur
Muhabbet baldan tatl’olur
Doyamazsın demedim mi

Pir Sultan Abdal şâhımız
Hakk’a ulaşır rahımız
On İk’imam katarımız
Uyamazsın demedim mi  (Pir Sultan Abdal)

3) Deme:

  • Alevîlerin dini törenlerde söyledikleri tasavvufî görüşlere uygun şiirlerdir.
  • Genellikle 8’li hece ölçüsüyle yazılan demeler saz eşliğinde kendine özgü bir makamla söylenir.

Deme Türünün Özellikleri:

1. Alevi şairlerin kendi düşüncelerini dile getirdikleri şiirlerdir.
2. Bu şiirler Alevî tekkelerinde, tören sırasında sazla terennüm edilir.
3. Hecenin 8’li ölçüsü kullanılır.
4. 3 veya 5 dörtlükten oluşabilir.

Örnek:

Gel benim sarı tanburam            

Sen ne için inilersin?
İçim oyuk, derdim büyük
Ben anınçün inilerim

Koluma taktılar perde
Uğrattılar bin bir derde
Kim konar kim göçer burda
Ben anınçün inilerim

Göğsüme tahta döşerler,
Durmayıp beni okşarlar,
Vurdukça bağrım deşerler
Ben anınçün inilerim.

Gel benim sarı tanburam
Dizler üstüne yatıram
Yine kırıldı hâtıram
Ben anınçün inilerim

Sarı tanburadır adım
Göklere ağar feryâdım
Pir Sultan’ımdır üstâdım
Ben anınçün inilerim  (Pir Sultan Abdal)

4) Nutuk:

• Tekke önderlerinin tarikate yeni giren dervişlere tarikatin ilkelerini öğretmek amacıyla söyledikleri şiirlerdir.

• Didaktik şiirlerdir.

Örnek:

Evvel tevhid sürer mürşid dilinden
Erişir canına cânına fazlı Hudâ’nın
Kurtulursun emârenin elinden
Erişir cânına fazlı Hudâ’nın

İkincide verir lafzatu’llâhı
Anda keşf ederler sıfatu’llâhı
Hasenât yeter der eder günâhı
Erişir cânına fazlı Hudâ’nın

Üçüncüde yâ Hû ismini oku
Garib bülbül gibi durmayıp şakı
Kendi vücudunda bulagör Hakk’ı
Erişir cânına fazlı Hudâ’nın

Dördüncü esmâya nâil olasın
Enal’-Hak sırrına vâkıf bulasın
Dahi ölmezden sen evvel ölesin
Erişir cânına fazılı Hudâ’nın

Gel imdi sen dahi şeyhin hâline
Karışasın evliyânın yoluna
Dalasın sen âb-ı hayat gölüne
Erişir cânına fazlı Hudâ’nın

5) Devriye:

• Tasavvuftaki “devir” kuramını anlatan şiirlerdir. Devir kuramı; Hz. Muhammed’in “Ben Nebi iken Âdem su ile çamur arasındaydı.” hadisi ile ilgilidir. Mutasavvıflara göre vücut halindeki Hz. Muhammed, yeryüzüne sonradan gelmiştir. Halbuki ruh hâlinde olan Hz.Muhammed ezelden beri vardır. Vakti gelen ruh maddî âleme iner. Önce cansız varlıklara, sonra bitkilere, hayvanlara, insanlara en sonunda da insan-ı kâmile geçer. Oradan da ilk ve en yüce ruha yani Allah’a döner ve onunla birleşir.

• Devriyeler bu döngüyü işleyen şiirlerdir.

• İlâhîye benzer.

• Ezelden beri var olan insan ruhunun Allah’tan gelip tekrar Allah’a dönmesi düşüncesini işleyen şiirlerdir.

Örnek:

Cihan var olmadan ketm-i ademde              
Hak ile birlikte yekdaş idim ben
Yarattı bu mülkü çünkü o demde
Yaptım tasvirini nakkaş idim ben

Adem’in sulbundan Şit olup geldim
Nuh-i nebi olup Tufan’a daldım
Bir zaman bu mülke İbrahim oldum
Yaptım Beytullah’ı taş taşıdım ben

Zekeriyya ile beni biçtiler
Yahya ile kanım yere saçtılar
Davut geldim çok peşime düştüler
Mühr-i Süleyman’ı çok taşıdım ben

Mübarek asayı Musa’ya verdim
Ruhu’l-kuds olup Meryem’e erdim
Cümle evliyaya ben rehber oldum
Cibril-i Emin’e sağdaş idim ben

Bu cihan mülkünü devr edip geldim
Kırklar makamında erkana geldim
Şah-ı velayetten kemer-best oldum
Şah-ı Merdan ile sırdaş idim ben

Şükür matlabımı getirdim ele
Gül oldum feryadı verdim bülbüle
Cem olduk bir yere ehl-i Beyt ile
Kırklar meydanında ferraş idim ben

Hamdülillah şimdi Şirî dediler
Geldim gittim zatım hiç bilmediler
Kimseler bu remzi fehm etmediler
Her gelen mahluka kardeş idim ben  (Şirî)

6) Şathiye:

• Arapça’da alaylı söz anlamına”Şath” kelimesinden türeyen şathiyeler, inançlardan alaycı bir dille söz eder gibi yazılan şiirlerdir. İlk bakışta saçma veya dine hakaret gibi algılanan bu şiirlerin yorumlandığında tasavvufla ilgili çeşitli kavramlara değindiği anlaşılır.

• Şathiyelerde Allah’ın celâl sıfatının değil, cemâl sıfatının ön plana çıkarıldığı, diğer bir deyişle Allah’ın cezalandırıcılığından çok bağışlayıcı yönünün ön plana çıkarıldığı düşünülür.

• Şathiyelere genellikle Bektaşi şairlerinde rastlanır.

• Bazı medrese hocaları şathiyeleri küfür olarak kabul etmiştir.

• Dinin ilkelerinden, inançlardan teklifsizce ve alaycı bir dille söz ediyormuş gibi söylenen şiirlerdir.

• Görünüşte saçma sanılan bu şiirler aslında toplumun ve insanların eleştirisini yapmakta ve tasavvuf kavramlarını anlatmaktadır.

Örnek:

Yeri göğü ins ü cinni yarattın
Sen ey mimarbaşı eyvancı mısın
Ayı, günü, çarhı, burcu var ettin
Ey mekân sahibi rahşancı mısın

Kullanırsin kanatsızca rüzgarı
Kürekle mi yaptın sen bu dağları
Ne yapıp da öldürürsün sağları
Can verub can alırsın sen cancı mısın

Sekiz cennet yaptın sen Âdem içün
Adın büyük bağışla anın suçun
Âdem’i çıkardın cennetten niçün
Buğday nene lazım harmancı mısın

Bu kışlara bedel bu yazı yaptın
Evvel bahara karşı güzü yaptın
Mizanı iki göz terazi yaptın
Bakkal mısın yoksa dükkancı mısın

Kazanlarda katranların kaynarmış
Yer altında balıkların oynarmış
On bu dünya kadar ejderhan varmış
Şerbet mi satarsın yılancı mısın

Esirci misin koydun cehenneme Arap
Hoca mısın okur yazarsın kitap
Aslın kâtib midir görürsün hesap
İhtisabın mı var yok hancı mısın

Yüz bin cehennemin korkmam birinden
Rahman ismi nazil değil mi senden
Gaffâr’uz-zünûbum demedin mi sen
Affet günahımı yalancı mısın

Bilirsin ben kulum sen sultanımsın
Kalpte zikrim dilde tercümanımsın
Sen benim canımda can mihmanımsın
Gönlümün yârisin yabancı mısın

Beni delil eyler kendin söylersin
İçinden Azmî’yi pazar eylersin
Yücelerden yüce seyran eylersin
İşin seyran kendin seyrancı mısın (Azmî)


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:

Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Halk Edebiyatı(7464)

Ahmet Yesevi Hayatı(3044)

Tanzimat Dönemi Edebiyatı ve Cumhuriyet Dönemi Edebi Eleştiri(2575)

Edebiyatın Tanımı(2574)

Çocuk Edebiyatının Gelişimi(2521)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!