Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:






  
Pop Art Sanatı

                    

www.arsivbelge.com
Pop Art Sanatı dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Pop Art Sanatı başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Pop Art Sanatı

Pop art, 1950'lerde, özellikle ABD ve İngiltere'de soyut dışavurumculuğa tepki gösteren genç sanatçıların 1960'larda bir akım haline getirdikleri sanat türüdür. İngiltere ve ABD'de değişik koşullarda ve birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkmıştır.

                                           

Andy Warhol'un Marilyn'ler''adlı eseri bir pop art ikonu olmuştur.                             Claes Oldenberg, Dev hamburger

Marcel Duchamp’ın 20. yüzyıl başında hazıryapım nesneleri bağlamları nedeniyle sanat eseri olarak sunmuş olması, pop sanatçılarının popüler kültür imgelerini benzer bir motivasyonla sunmalarında etkili olmuştur.

İngiltere’ de Pop Sanatı

İngiliz pop sanatı, Richard Hamilton’ın etkili olduğu bir dönemle başlar (1953-1957); Peter Blake,Roger Coleman gibi geç resimsel soyutlama tarzına yakın eser veren sanatçılarla devam eder (1957-1961), 1960’lardan sonra figüre geri dönülür.en sonunda pop art sanatı olur.

Amerika’ de Pop Sanatı

Amerikan pop sanatının ilk temellerinin soyut dışavurumculuk ile popüler imgeleri birleştiren Jasper Johns ve Robert Rauschenberg tarafından atıldığı söylenebilir. Sonrasında önemli sanatçılar arasında Andy Warhol, Roy Lichtenstein, Claes Oldenburg vardır. Popüler kültür imgeleri kişisellikten arındırılmış bir şekilde sunulur; örnek alınan modellerin anonim kimliklerinden çok uzaklaşılmaz.

Türkiye’ de Pop Sanatı

Türkiye’de pop sanatı Andy Warhol akımıyla onun adını taşıyan stili ile ilk olarak izlerini bırakmaya başlamıştır. Fakat bu çizgiye sadık kalmak kaydıyla o çizginin dışına 2000’lerden sonra genç kuşak sanatçılar çıkmayı başarmış, çoğul ve renkli görünümlerin yerine daha sade ve net tekil renkler yerini almaya başlamıştır. Bu çizgiye çıkanlar çok ender sayılabilecek sanatçılardır. Pop sanatının ülkemizdeki tekil renk temsilcilerinden biri olan Ümit Bilgen (1979) alanında bir ilke imza atmış, siyah ve beyazın uyumunu bu sanata renklerin dışında uyarlamıştır. Sanatçı eserleri çoğul renklerden ziyade daha sade ve simetrik renkler olan siyah ve beyaza dönüştürmüştür. Bu anlamda Türkiye’de renk kombinasyonlarının çokça kullanıldığı stilden siyah beyaza uyarlanması ise oldukça sıradışıdır. Bu sıradışılık eserlerin farklılığında ve kullanılan materyalde kendini belli eder. via wikipedia

Jasper Johns

Jasper Johns, Jr. (* 15 Mayıs 1930 Augusta, Georgia) Amerikalı, ismi Pop sanatı ve Neo-dada ile anılan çağdaş ressamdır. Robert Rauschenberg ile birlikte modern soyut resimden pop sanatı ve kavramsal sanat arasındaki geçişte etkili olmuştur.

Johns, 1947-48 yılları arasında University of South Carolina’da okumuş, daha sonra buradan ayrılıp New York’a taşınarak 1949’da eğitimini kısa bir süreliğine Parsons School of Design’da sürdürmüştür. Bu arada Robert Rauschenberg, Merce Cunningham ve John Cage ile tanışmış ve birlikte zamanın sanat çevresini inceleyerek yeni fikirler geliştirmeye başlamışlardır. Kore Savaşı sırasında, 1952-1953 yılları arasında Sendai, Japonya’ya görev almıştır. 1958’de koleksiyoner Leo Castelli, Robert Rauschenberg’ün stüdyosunu ziyaret ettiği sırada kendisini keşfedip sergi açmak için anlaşmıştır.



Eserleri :En tanınmış eseri Bayrak’tır. (Flag, 1954-55) Çalışmaları genel olarak Neo-dada olarak tanımlansa da popüler kültürden alıntı nesne ve imgeleri kullanması açısından pop sanatı ile de bağlantılıdır.

Erken dönem işleri bayraklar, haritalar, hedef tahtaları, rakamlar, vb. öğeler kullanır. Johns’ın yüzeyi kullanımı akıcı ve resimseldir. Balmumu bazlı boya ve alçıyla kabartma tekniklerini sıkça kullanır. Zıtlıklar, çelişkiler, paradokslar ve ironiler, Dada sanatçılarında olduğu gibi Johns’ın çalışmalarında da sıkça rastlanan özelliklerdir. Johns ayrıca oyma baskı, heykel ve litografi tekniklerini de kullanmıştır.

Johns özellikle Peirce semiyotiği açısından bakıldığında değişik özelliklere sahiptir. Kendisinden önce gelen, soyut dışavurumcu Jackson Pollock ve Willem de Kooning’in örnek gösterilebileceği maço kahraman sanatçı figürlerine karşın, tuvalin tamamını kapsayan birer imza niteliğinde resimler yapmak yerine anlamı halihazırda kullanılan, yaygın sembollerin kullanımıyla elde etmiş, üzerlerine uyguladığı soyut dışavurumcu teknikte boya ile ifade ettiği içi boşaltılmış bir bireysellik ile soyut dışavurumcuları alaya almıştır. Tüm bunların yanında Johns’ın göndermeler bağlamı dışında kalan sembolleri de vardır. Örneğin Johns’ın bayrağı, temel olarak görsel bir nesnedir ve sembolik çağrışımlarından bağımsız olarak da algılanabilir.

1998 yılında, New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi (Metropolitan Museum of Art), Johns’ın Beyaz Bayrak eseri için yirmi milyon dolardan fazla ödemiştir.



Robert Rauschenberg

Robert Rauschenberg ( d.22 Eylül 1925 Port Arthur, Teksas) ABD’li ressam, heykeltıraş, fotoğrafçı, baskıcı ve performans sanatçısıdır.

Herhangi bir akımın parçası sayılamayacak derecede bireyselci olsa da soyut dışavurumculuk ile pop sanatı arasında köprü vazifesi görmüş olduğu söylenebilir. ABD’de sanata temsil olgusunu geri döndürmüştür. Geliştirdiği birçok yeni teknik ve yöntem, ondan sonraki kuşakların genç sanatçıları tarafından da kullanılmıştır.

Rauschenberg’in tarzı bazen, arkadaşı Jasper Johns ile beraber Neo-dada olarak tanımlanır. Etkilendiği sanatçılar arasında Dada sanatçısı Kurt Schwitters, ressam ve renk kuramcısı Josef Albers ve kavramsal sanatın öncülerinden Joseph Beuys sayılabilir. Rauschenberg zaman zaman sanat ve hayat arasındaki aralıkta çalışmak istediğini ifade etmiş ve gündelik nesnelerle sanatsal nesnelerin ayrımını sorgulayacak eserler vermiştir. Bu açıdan Dada hareketinin öncülerinden Marcel Duchamp ile bağlantılı olduğu söylenebilir.

Rauschenberg, araba lastiği, tenis topu, bisiklet lastiği, doldurulmuş keçi gibi nesneleri bir değişikliğe uğratmadan, çoğunlukla dışavurumculuğa yakın bir tarz kullanmak suretiyle boya ile kombine etmiş, resim ile kolaj ve asamblaj arasında yer alan eserler vermiştir.

Roy Lichtenstein

Roy Lichtenstein 27 Ekim 1923 Manhattan’de doğdu, 29 Eylül 1997 Manhattan’de öldü; Amerikalı Pop Sanatçısı.

Eserlerinde popüler reklam ve çizgi roman öğeleri kullanmasıyla ünlüdür. Kendisini ve yapıtlarını “mümkün olabildiğince yapay” olarak tanımlamıştır.

Orta halli bir ailede doğan Lichtenstein, kendini sessiz ve uslu bir çocuk olarak tanımlıyordu. Orta okul yıllarında hobi olarak başladığı çizimlerinin o dönemde temel konuları caz müzisyenleriydi; Picasso’nun mavi ve pembe dönemlerinden de oldukça etkilenmişti. Liseden sonra New York’tan ayrılıp Ohio Güzel Sanatlar Akademisine yazılan Lichtenstein’ın eğitimi savaş nedeniyle yarım kaldı. Ancak savaş bittikten sonra bunu tamamlama ve hatta master yapma fırsatını buldu.

1950’lerin başında artık New York’ta işlerini sergileyebiliyordu. Ancak Cleveland’da yaşadığı dönemde bir yandan resim yaparken bir yandan da teknik mühendislik çizimleriyle para kazanıyordu. İlk pop denemesi 1956’da yaptığı bir dolar resmiydi. Fakat bunun ardılları gelmedi. 1957-1960 arasında tarzı soyut ekspresyonizm olarak tanımlanabilirdi, önceleriyse geometrik soyutlama ve bir çeşit kübizmi denemişti.

1960’ta Lichtenstein, New Jersey’ye asistan profesör olarak atandı. Bu dönemde Allan Kaprow, George Segal, Robert Watts, Claes Oldenburg gibi isimlerle tanışıp; görüş alanını genişletti. Birkaç Happening’de bulundu ama aktif olarak katılmadı. Bütün bunlar onun hayal gücünü destekliyordu; ama asıl vurucu nokta oğullarından birinin bir gün elindeki Mickey Mouse kitabını gösterip eminim sen bu kadar iyisini çizemezsin demesiydi. Roy Lichtenstein 1961’de çizgi roman karelerinden tipleri gösteren altı tane resim yaptı; bunların sadece renklerini ve orijinal kaynaktaki formlarını değiştiriyordu. İşte zamanla onun resminde imzası haline gelecek Benday noktacıklarını, kaligrafiyi ve konuşma balonlarını bu dönemde kullanmaya başlamıştı.

1961 ile 1965 arasında

Look Mickey (1961) 
Rotobroil (1961) 
Girl with Ball (1961) 
Masterpiece (1962) 
The Kiss (1962) 
Takka Takka (1962) 
Golfball (1962) 
Art (1962) 
R-R-R-R-Ring (1962) 
Woman in Bath (1963) 
Whaam! (1963, mit Vorlage) 
Thinking of him (1963, mit Vorlage) 
As I opened Fire (1964, mit Vorlage) 
Oooh … Alright! (1964) 
Vicky! (1964) 
Grrrrrrrrrrr! (1965) 
Sweet dreams baby! (1965) 

Bir sonraki yıl Leo Castelli Galeri’deki solo sergisi onun kariyerinde bir fırlama noktası oldu. Bundan sonra Venedik Bienal’ine katılımı, Guggenheim Müzesi’nde retrospektif sergisi, Amerika turu gibi büyük işler yapabilme olanağına sahip oldu. Ardından 1970’te Amerikan Bilim ve Sanat Akademisi’ne seçildi.

Yaşadığı dönemde pek çok tartışmanın odağında olmasına rağmen ölümünden beş yıl sonra bugün sanat tarihindeki mihenk taşlarından biri olarak kabul edildiği bir gerçek. Bu sanatçının canlı ve basit pop sanatı, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra soyut ekspresyonizm’in hakim olduğu sanat dünyasında radikal bir değişimi işaret etmiştir. Lichtenstein, her zaman çocuksu bir ruha sahip olmuş, ama bu çocuksuluğunu akıllıca kullanarak sanat ortamına çok dikkat çekici, etkili eserler bırakmıştır. Çizgi romanlardan seçtiği bir kesiti alarak büyüten sanatçı, güncel ve popüler konu, olay ve kahramanları büyük bir yalınlık içinde sunmuştur. Bir antik çağ tapınağı, Picasso’nun bir resmini kendine özgü tekniği kullanarak çizgi roman dili içinde yeniden oluşturur, yani popülarize eder. Lichtenstein, coşkulu bir dille, çizgi roman görüntülerini büyütürken bu çizgilerdeki belirgin ve sert grafiksel özellikleri, daha abartılı bir biçimde vurgulanmıştır.

POP SANAT EĞİLİMİ

1970 başlarında, ulusallık kaygısı ile figüratif anlatımlarda doğa ve topluma, insana dönük olarak ortaya konan bireysel arayışlar ve özgünleşme çabaları yanında bir grup genç sanatçı da batılı güncel sanat akımlarıyla ilgileniyordu. Batıda 1960’ların egemen akımı olarak gelişme gösteren “pop” sanatı, 1967’den itibaren Türkiye’deki uygulamalarla, figüratif resme çağdaş bir boyut getirmiştir. Batılı çağdaş sanatçılarla eş zamanlı olarak, bu eğilime katılan Altan Gürman (1935-1976), Paris’teki uzmanlık eğitimi yıllarındaki (1963-1966) ilk çalışmalarını, optik etkili yorumlarıyla ortaya koydu. Türkiye’de gerçekleştirdiği “Montaj”larında (1967) gerçek nesneleri kullandı. Altan, batıdaki sanatçılar gibi tüketim toplumunun nesnelerini değil, insanlık ve özgürlük adına savaş nesnelerini işlevsel gerçekliğinden parçalayarak, sanat nesnesi durumuna getirdi. Kalıp biçimlerle oluşturduğu görünü ve kompozisyonlarında, kalıp asker, bürokrat, nesne insan formlarını eleştirel bir bakışla ele aldı ve baskının insan yaşamında yarattığı suskunluğu kavramsal yönde sorguladı. Altan Gürman gibi, siyasi çatışmaların gençlik üzerindeki olumsuz etkilerine eleştirel bir bakış açısı ile yaklaşan Özdemir Altan (d.1931), 1971’de yarı soyut simgesel figürleri, vida gibi diğer mekanik nesnelerle birleştirdiği yapıtlarından itibaren, foto ve baskı aracılığıyla biçimlerin eriştikleri yeni anlamları, endüstri ürünleri ve insanın bunlarla kurduğu ilişkideki karşıtlığın, bilinmeyen bir espasta yarattığı imgeler, somut biçimlerdeki sözcük zenginliğiyle anlatımını derinleştirip, anlam üretimine yönelmiştir. Rastgele bulduğu her türlü endüstri ürünü nesneyi, değişik düşünce ve estetik yaklaşımların, çeşitli teknik ve yöntemlerin birlikteliğinde 1980 sonlarına kadar gerçekleştirdiği panolarla, farklı yapı ve düşüncenin sanatı oluşturabileceğini vurgulamıştır. 1986’dan sonra, bombardıman konusu çevresinde, her türlü üç boyutlu nesne ile somut-soyut imge çeşitliliğinde çözüm önerilerini ortaya koydu. 1988’de 30 m2 lik panosunda, çok çeşitli endüstri nesnelerini, araç gereçleri, sanat ürünlerini kullandı ve içinde gezilebilecek alanlarla dördüncü boyut arayışlarına yöneldi. Panonun önündeki karışık malzeme ile oluşturduğu yerleştirmesiyle de kavramsal yönde anlam üretimine gitti. Sanatçı çalışmalarıyla pop sanat akımına düşünsel, estetik, teknik ve yöntem olarak katkıda bulunmuş, sürekli kendini yenileyen tavrıyla, Türk resim gelişmesinde önemli bir yer kazanmıştır.

Ayrıca, TRT yarışmasında (1969) birinci ödüle değer görülen iki dev halı resminde yumuşak malzeme olan halı ile, teknoloji ürünlerinin katı maddeselliğinin karşıtlığından yararlanmıştır. Halı sergisini ise 1980 yılında açtı. Somut-soyut kavram karşıtlığında ve pop sanat etkili bir yaklaşımla dinamik mekanik formlarını ve müzik enstrümanlarının parçalarını tuvallerinde yansıtan Güngör Taner (d.1941), endüstri çağının insanının ve doğanın dramının müziğini yakalamayı amaçladı. 1974’ten sonra pop eğiliminde Zekai Ormancı (d.1949), konu ağırlıklı tasarım olgusunu, endüstri ürünü kumaşın, insanın yumuşak, organik formu üzerinde aldığı, insanı nesneleştiren görüntüsünü, devinimli, renkli nesnel ayrıntılar, deformasyonla teknolojik çağın yarattığı nesne insanla, bu çağ insanının iç ve dış gerçeğinin derin çatışmasını yansıttı. 1990’larda, koyu lekeli soyut sonsuz mekânda biçimin yansıttığı ışıklı, küçük dinamik vurgu ile gizemli bir atmosfer yaratmıştır. Aynı eleştirel yaklaşımla, endüstri çağı insanının, makineleşmiş nesne adam tavrını, Timur Kerim İncedayı (d.1942)’da, insanın bir dramı olarak ele almıştır. Batıda 1967 yılında, pop sanatından kaynaklanan fotorealizmi benimseyen Nur Koçak (d.1942), 1974’ten itibaren endüstri toplumunda kadının nesne olarak, kullandığı nesnelelerin de fetiş nesne durumuna getirilmesini eleştirel olarak ele almıştır. Türk resminde ilk kez foto-gerçekçi anlayışta çalışan Nur Koçak, “posta” sanatı uygulamalarını da 1979’da, aile albümünden seçtiği fotoğraflarla “Mutluluk Resimlerimiz”dizisi ile ortaya koymuştur. Posta sanatı, diğer ülke sanatçılarıyla kurduğu yeni bir iletişim biçimi oluyordu. Toplumsal değişme ve kentleşmenin getirdiği kültürel gelişmelerin, toplumda yarattığı kötü beğeni estetiğine, 1980’de eleştirel olarak yaklaşan Gülsün Karamustafa (d.1946), 1983’te üç boyutlu nesneleri yapıtlarında kullanmış, 1990 sonrasında kavramsal yönde çalışmalarını yoğunlaştırmıştır. Nur Gökbulut (1954), kullanılmış atık endüstri ürünü malzemelerle yaptığı düzenlemelerinde, pop sanat eğiliminin farklı anlatım biçimlerini, anlam üretimine verdiği değerle, kavramsal yönde irdelemektedir. Şeffaf ve atık malzemelerle oluşturduğu kolaj yapıtları, Dada sanat akımı esprisine yaklaşarak, kullanılmış maddeyi, sanat nesnesi durumuna getirmektedir. Maddenin böylesine duyarlı ve uyumlu bir biçimde kurduğu denge ve etkililik, sanatçının, yaşanmışlık ve zaman izlerini duyurma, varoluş ve yokoluş düşüncelerinden temellenmektedir. Pop sanat eğiliminde, nazar boncuklarıyla yaptığı “optik sanat” etkili düzenlemeler yapan Gencay Kasapçı (d.1933), termiye adı verilen tahıl parçalarını, suluboya ve yağlıboya ile renklendirerek, tutkalla soyut düzenlemelerinde uyguladı. Bunlar, gözde yanılsama duygusunu yeterince veremiyen, optik çağrışımlı yapıtlardı. 1980’lerde daire formun gizemini, çiçek ve ağaçların üstten görünüşlerindeki ritmik yapıda aradı.

Türk pop sanat eğilimini taçlandıran, duvar resmi konusunda dünyanın tanınmış sanatçıları arasında yer alan Burhan Doğançay (d.1929), 1950-1955 yılları arasında Paris’te hukuk doktorasını yaptı, 1962’de New York’a yerleşti. 1965’ten sonra, gökdelen duvarlarına yaptığı kolaj tekniğindeki yapıtlarıyla, endüstri ürünü kağıttan hareketle, onun parlak, pürüzsüz yüzeyi ile nesnelliğini pop sanat etkili bir anlatımla büyük yüzeylerde, tuval ve duvar resmine, çağdaş bir boyut getirdi. Düz yüzey üzerinde üçüncü boyutu, huni biçimli ve yırtılmış, kıvrıntılı kâğıt parçaları izlenimini veren akrilik çalışmalarında ulaştığı kaligrafik eğilimli, röliyefli oluşumların yarattığı nesnel imajlarla, kâğıdın maddesel yapısına yeni bir boyut ve anlam getirdi. Tiyatro afişlerinin üzerine uyguladığı kurdelamsı, kıvrıntılı kâğıt formlarını ve kâğıt külahlarını andıran formlarla nesnenin gerçek algılama boyutları dışına çıktığı yapıtlarını 1986’da gerçekleştirdi. Akrilik, kolaj teknikleri ve karışık malzeme ile yaptığı çalışmalarında (1991), mısır koçanı, anahtarlar, terlik, ayakkabı formlarını kullandı ve duvarda asılı çamaşırları işledi. Akrilikle oluşturduğu nesne gölgeleriyle, gölgeye yeni bir kimlik kazandırdı. Nesne ve gölgesi, yaşamdan yansımaları içeriyordu ve nesneye farklı bir bakış getirerek, yeni, anlamlandırmaları yarattı. Bu işleyiş, bulunmuş nesneyi sanat nesnesi durumuna getiren Duchamp’a sanatsal yönden yeni bir katkı oluyordu. 1995’te geleneksel kapı formlarını, otomobil lastiklerini yüzeye monte ederek, yüzey katmanlarına ve somut nesneye yüklediği anlamlandırmalarla ve bu nesneleri çeşitli işaret ve sembollerle güçlendirerek zengin bir algılama alanı yarattı. Sanatçının bugüne kadar yaptığı çalışmaları içeren 9 katalog, çeşitli Avrupa ülkeleri, New York ve Japonya’da yayımlanmıştır.

II. Dünya savaşından sonra meydana gelen köklü değişimlerin bir getirisidir. Tüketimi çekici hale getirmek için reklamlar, renkli afişler, hatta resimli dergi ve romanlar kullanılmaya başlanır. Pop Art Sanatı tüketime yardımcı bir reklam aracı olarak doğar, gelişir. 
Claes Oldenburg bu sanatın öncüsü olmuştur. 
20. yüzyılın en sıra dışı sanat hareketi kübizm ve pop art’tı; her ikisi de dönemlerinin kabul gören ve gün geçtikçe rutinleşen sanat akımlarına karşı oluşmuş olan isyanın meyveleriydi. 

Kübizm, ekspresyonistlerin fazla uysal ve teslimiyetçi olduklarını söyleyerek ortaya çıkmış
pop art ise soyut sanatın yapmacıklıktan yıkıldığını iddia ederek patlamıştı, aynen verdiği ses gibi: Pop! 

Bu, bazılarına göre ‘popüler’ kelimesinin özeti iken, bazıları için patlayan bir şampanyanın çıkardığı sesi ifade ediyordu.


Çok da yanlış bir tanımlama değil aslına bakarsanız, ama o dönemde çıkardığı gürültüyü göz önüne aldığınızda şampanya bile hafif kalır. 

Pop art’ın hikayesi 1956’da İngiltere’de başlar: 

Dönemin çılgın sanatçılarından Richard Hamilton, bilmecemsi, karmaşık, acayip bir kolaj yapar ve adını da “Just what is that makes today’s homes so different, so appealing?” koyar. Tablodaki her şey son derece alaycı ve ironiktir; modern dünyayı simgeleyen garip eşyalarla dolu bir salonun ortasında kas manyağı olmuş bir adam durmaktadır, elinde muhtemelen halter niyetine taşıdığı dev bir topitop vardır, kanepede ise kafasına abajur geçirmiş çıplak bir arka sayfa güzeli sakin sakin hayallere dalmıştır. 

O dönem için son derece aykırı bir çalışmadır bu; pek çok insan nefesini tutar ve merakla neler olacağını beklemeye başlar. 

Beklenen patlama 60’larda Amerika’dan gelir. O günlerde pek popüler olan sadelik kumkuması minimalizm, böyle renkli ve canlı bir akımın karşısında fazla bir şey yapamaz tabii ki, kaderine küsüp kenara çekilir.


Pop art’ın tartışmasız lideri Andy Warhol ve Roy Lichtenstein, Claes Oldenbourg, Keith Haring gibi diğer pop art duayenleri, akademik sanatın gelenekleriyle hemen hemen tüm bağları koparırlar ve soyuta da sırtlarını dönerek halka gerçeği olduğu gibi sunarlar


New York dev bir atölyeden farksızdır artık, şehirle birlikte ona bağlı tüm değerler de sanatın içindedir. Araba ilahlaşmış, cinsellik alenileşmiş, konserveler, pizzalar, patlamış mısırlar ikonlaşmış, sinema ise düşler ve yıldızlar üretmeye yarayan mükemmel bir makine olmuştur. 

Çizgi roman başta olmak üzere, medya ve sinema pop artçılar için önemli bir esin kaynağı haline gelmiştir. 

Kendini kabul ettiren şey sıradan bir sanat akımı değil, tam anlamıyla bir ‘hayat tarzı’dır. 

Pop art’ın kült ismi Andy Warhol ise New York’ta kurduğu ve “Factory” adını verdiği atölyesinde sade yaratıcılığın sınırlarını aşıp türlü yeniliklere imza atar. 
Parlak renklerle adeta badana yapılmış Marilyn Monroe, Elvis Presley, Elizabeth Taylor portreleri büyük sansasyon yaratır, Lou Reed’in adıyla anılan rock grubu Velvet Underground’un ilk albümlerinin kapaklarını tasarlar, Coca Cola şişelerini, Campbell’s çorbalarının ve Heinz ketçaplarının kutularını boyar. “Tüketim toplumu” olarak bilinen kavram, Warhol için tükenmek bilmeyen bir esin kaynağıdır, bu oburluğu küçümsemek komik olur, zira bütün bu ‘sanat eserleri’ daha sonra koleksiyonlarda, galerilerde ve hatta müzelerde baş tacı edilir. 
Çizgi roman karelerinin duvarlarımıza kazandırılması ise Roy Lichtenstein sayesinde olur. Aslında Lichtenstein bir çizgi roman çizeri değildi, yaptığı şey geniş açı klişeler çizmekti: 
Aşk acısıyla ağlayan kadınlar, bir tartışmanın ortasındaki çiftler, alevler içindeki uçaklardan atlayan pilotlar..
Bu klişeleri, ses efektleriyle ve konuşma balonlarıyla da süsleyerek öncesi ve sonrası olan gerçek çizgi roman kareleri yaratıyordu. Bütün diğer pop artçılar gibi, kopyanın kopyasının kopyasını yapan Roy Lichtenstein, pop art’ı gayet güzel özetliyor: 
“Şehirde bir ağacın önüne oturamam, çünkü şehirlerde hiç ağaç yok. Ve bir ağacı düşündüğümde, ağacın medya (filmler, fotoğraflar, reklamlar vs) tarafından yapılan taklididir aslında aklıma gelen. Ben nesnenin kendisinden çok, taklidini algılarım.” 
Claes Oldenbourg ise tam boyutlarıyla oluşturulan ünlü süper-market-galeri “Store”da, gıda maddelerinin ve tanıdık nesnelerin taklitlerini sunar. Bu durum sadece resim, sinema ve müzik dünyasını değil, tasarımcıları da büyük ölçüde etkileyecektir.


Diğer taraftan İngiltere de boş durmaz; 50’li ve 60’lı yılların Londrası, çılgınlar gibi pop art çağını kutlamaktadır, Peter Blake’in Elvis Presley ve Beatles için yaptığı muhteşem albüm kapakları, Brigitte Bardot için hazırladığı illüstrasyonlar tüm dünyayı etkilemiş, pop tutkusunu zirveye çıkarmıştır.

ANDY WARHOL-Pop Art Akımının En Önemli Temsilcisi

Andy Warhol (d. 6 Ağustos 1928 – ö. 22 Şubat 1987) ABD’li ressam, film yapımcısı ve yayıncı. Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden kabul edilir. Seri üretimin , seri üretim nesnelerinin sıkça kullanıldığı bir sanat türünü kullanır. Sanatçı, resimlerini afiş tekniği ile çoğaltmıştır. Bu radikallik aslında bir tepkidir ve çağın toplumsal olaylarıyla bir bütünlük içindedir. Ayrıca Nico ve Velvet Underground’ı Andy Warhol keşfetmiştir. Andy Warhol’un pop-art’ı, Velvet Underground’ın bütün etkinliklerinde kendisini gösterir. Grubun vokalisti Lou Reed 80’li yılların Chuck Berry’si olarak sunulacaktı. Nico, Andy Warhol’la tanıştığında henüz bir manken ve film yıldızıydı. Warhol onu Chelsea Girls adlı süperstarları arasına soktuktan sonra, Lou Reed’e Velvet Underground’ın bazı vokal parçalarını ona söyletmesini önerdi. Nico duygu yüklü solo kariyerine başlamadan önce, grubun ilk albümüne katkıda bulunucaktı.

Warholl çektiği kısa filmlerle Bağımsız Film Ödülü’nü kazandı. Ayrıca ‘Empire’ ve ‘Sleep (uyku)’ isimli iki deneysel uzun film çekti. Bu filmlerden ‘Empire’ 8 saat sürüyordu ve yapımı, Empire State Building’in karşısına konulmuş bir kameranın 8 saat boyunca sabit bir noktada çalıştırılmasıyla gerçekleşmişti. ‘Sleep’in konsepti de buna benziyordu. Uyumakta olan birinin 6 saatlik uykusunu görüntülüyordu. Warhol, kendisiyle yapılan bir röportajda ‘Birisinin yazdığı kitabı okumaktansa, kendine iç çamaşır alışını seyretmeyi tercih ederim’ demişti.

Warholl’un 1966’da yaptığı ‘Chelsea Girl’ adlı filmi, ticari salonlarda gösterilen ilk underground film olarak tarihe geçti. ‘67 yılında Warholl üniversitelerde konuşmalar yapmaya başladı. Konuşmaları o kadar başarılı olmuştu ki, bazı üniversiteler, onun yerine konuşma yapması için Warholl’a benzeyen tiyatrocularla anlaşmaya başladı.

Warhol’un “Marilynler” adlı eseri bir Pop Art ikonu olmuştur.3 Haziran 1968’de Warhol’a, radikal bir grubun üyesi olan Valerie Solanis tarafından suikast girişiminde bulunuldu. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Warholl göğsünden aldığı üç yara nedeniyle önce öldü sanıldı, kalp masajıyla hayata döndürüldü, ancak iki ay sonra ayağa kalkabildi. Solanis önce akıl hastanesine ardından da 3 yıllık cezasını çekmek üzere ceza evine gönderildi.


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Barok Sanatı ve Özellikleri - Ünlü Barok Sanatçıları(55770)

Uygurlarda Sanat(9487)

Resim Tarihi ve Sanat Akımlarına Genel Bakış - 20. yy. Resim Sanatı(5669)

Bahçe ve Peyzaj Sanatı Tarihi - Tanımlar(5144)

Geleneksel El Sanatları(4779)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!