Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:






  
DİL (Ziya Gökalp - Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak)

                    

www.arsivbelge.com
DİL (Ziya Gökalp - Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak) dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
DİL (Ziya Gökalp - Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak) başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

DİL ( Ziya Gökalp / Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak )

Cismin uzunluğu, genişliği, derinliği olduğu gibi toplumsal vicdanın da üç boyutu var: Milletçilik, ümmetçilik, çağdaşçılık. Bu teklifin ne derece doğru olduğunu önce toplumsal vicdanıaksettiği aynalardan biri olan dilde arayacağım.

Dilimiz elli altmış seneden beri genişlemek yolunu tutmuş­tur. Çağınışıklarıülkemize girdikçe gözümüz yeni aletler, zihni­miz yeni kavramlar görmekte devam ediyor. Bunlar isimsiz ka­lamayacağı için her gün birçok yeni kelimelerle dilimiz zenginle­şiyor. Çağın temsilcisi olan milletlerin gazetelerinden, kitapla­rından tercümeler yapıyoruz. Bu suretle irfanımızda mevcut olmayan birçok yeni manalar kelime hazinemizden yeni kelime­lerin yapılmasını istiyor.

Dilimiz gelişmiş dillerle karşılaştıkça sanki kelime kelime olacak şekilde onların taklidini yapıyor. Bazen hurdebî(mikros­kop), dürbî(teleskop), şaheser (chef d’Oevre), mefkûre (ideal) kelimelerinde olduğu gibi kelimenin yapısına uygun taklitler yapıyor. Bazı kere de tayyare (aeroplan), tekâmü(evolution),meşrûtiyet (constitution), bediîyâ(estetik) tabirlerinde olduğu gibi manevîtaklitler türetiyor.

Dilimizin bu görülen yönelimi bize şunu gösteriyor: Bir za­man gelecek ki, Türkçemiz Fransız, İngiliz, Alman dillerindeki bütün kelimelerin karşılıklarına sahip olacaktır.

Söylenilmiş söz, şahsa ait sözün ifadesi olduğuna göre çğın, kavramlardan meydana gelen manevî bir dili vardır ki, her dil ona uymak mecburiyetindedir. O halde Türkçe ne zaman bu ihtiyacı karşılarsa o vakit çağdaşlaşmışçağa uyma yoluyla yapa­cağı genişlemeyi tamamlamış sayılabilir.

Dilimize giren kelimeler üççeşittir:

1)Yabancı dillere ait kelimeler.

2)Arapça ve Acemceden yapılan yahut alınıp kabul edilen kelimeler.

3)Türkçeden yeni yapılan yahut Türkçeleştirilen kelimeler.

Birinci çeşit kelimeler dilimize kaçak yolla giriyor. Dilimizin ifade güzelliği bu kelimeleri dilden atarak yerlerine terim iseler Arapça yahut Farsçadan, konuşma dilinden kelime iseler Türkçeden karşılıklar buluyor.

Terimlerin karşılıklarını Arapça yahut Farsçadan yaparak yabancı kelimeleri kabul etmemek kabiliyeti Türkçeye has de­ğildir. Bütüİslam dilleri bu karakterde ortaktır. Dinî tabirlerde ve dinden türeyen diğer ilimlere ait terimlerde esasen birleşen bu diller, bu birliği yeni terimlerde de muhafaza etmek zorun­dadır.Çünkü mesela Rusya’daki Türkler terimlerini Rusçadan, Çin’deki Türkler Çinceden, biz Fransızcadan alacak olursak, Türkçelerimiz birbirinden uzaklaşır. Hâlbuki Arapça ve Farsçdan yahut Türkçeden alırsak, tersine birbirine yakınlaşır. Hıristiyanümmetinin terimleri Yunanca ve Latinceden alınmıştır. İslam dilleri bu terimleri aynen almakla aynı zamanda kendi ümmetliğini kaybetmekten korkuyor.

Bununla birlikte İslam dilleri terimleri Arapça yahut Farsçdan almakla ümmet birliğine ait vazifelerini yerine getirmiş olmaz. Bu terimler her dilde başka köklerden yapılırsa istenilen birlik elde edilmeyeceği için, dilin ümmetçiliği eksik kalır. Bun­dan dolayıdır ki, diğer İslam dillerinin kabul etmiş olduğu yahut kabul edebileceği kelimeleri arayıp bulmak suretiyle terim yap­mamız gerekir. Bu maksadı elde etmek için İslam ümmetine bağlı her dilde terim yapmakla uğraşan cemiyetler kurulmalı, bu cemiyetler belirli zamanlarda terim kongreleri suretinde top­lanmalıdır.

İslam dillerinin bütün terimleri bu kongreler yoluyla bera­berce belirttikten sonra, artık dilimize ümmet yolundan gelecek genişlemesini tamamlamış, yani İslamlaşmış gözüyle bakabiliriz.

Dilimiz İslam ümmetinin genel dili olan bir terimler sözlü­ğüne sahip olduktan sonra Arapça ve Farsçadan da sakınmak zorundadır. Çünkü Türkçeye giren Arapça, Farsça kelimeler te­rimlerle sınırlanmış değildir. Birçok lüzumsuz Arapça, Farsçkonuşma dili kelimeleri de dilimize girmiştir. Hatta bu iki dilin Türkçeye etkisi yalnız kelimeler vermekten de, ibaret değildir. Arapça, Farsça tamlamalar, edatlar da Türkçeye girmiş, Türk dilbilgisini bu iki dilin kurallarıyla bir karışım haline getirmiştir.

Dilimizi mana bakımından çağdaşlaştırmak, terimler bakı­mından İslamlaştırmak gerektiği gibi, dil bilgisi, imlâ hususlarıda Türkleştirmek lazımdır. Türkçede terimlerin dışındaki bütükelimeler mümkünse Türkçe olmalı yahut TürkçeleşmişbulunmalıArapça, Acemce tamlamalar, çokluklar, edatlar, çekilmiş fiil şekille­ri dilimizden çıkarılmalı, “şu’ara-yı cedide” diyeceğimize “yeni şair­ler”, “edebiyat-ıTürkiyye”diyeceğimize ‘Türk Edebiyatı“, “tabiiyyet” yerine “tabiîlik”, “serbesti” yerine “serbestlik”, “mûciz bir muharrir” yerine “icaza bir muharrir”, “mûciz bir ifade”yerine “icâzlı bir ifade” demeliyiz. Bununla birlikte, Türkçeleştirmeyi sadece konuşma dili kelimelerine uygulamak da doğru değildir. Mümkünse, bütün te­rimleri de Türkçe kelimelerden yapmak daha iyidir. Fakat imkân olmazsa, terimlerimizin Fransızca yahut Rusça olacağına Arapçve Acemce olması daha hayırlıdır. Herhalde bütün Müslümanlar arasında olmasa bile bütün Türkler arasında -konuşma dili keli­meleri gibi- terimlerin de ortak olması, yani bütün Türklerinortak bir edebiyat vspan style=”font-size: 11.0pt; font-family: ‘Verdana’,'sans-serif’; mso-fareast-font-family: ‘Times New Roman’; mso-bidi-font-family: ‘Times New Roman’; letter-spacing: -.1pt;”e ilim diline sahip olmasıçok gereklidir.

O halde, dilimizi Türkçeleştirirken ağır ağır bütün soydaşları­mızın anlayacağı genel bir Türkçeye doğru gitmek gerektiğini de unutmamalıyız. Fikrimizin özünü ortaya koyalım:

Yeni kavramlar çağın, terimler ümmetin, konuşma dili ke­limeleri milletin konuşmasıdır.

Türkçe içtimaî vicdanımızın bu üç safhasına bütünüyle uy­gun hassas bir ayna olmadıkça, kuruluşunu tamamlamış ve mükemmelleşmiş bir dil sayılamaz.

Cismin uzunluğu, genişliği, derinliği olduğu gibi toplumsal vicdanın da üç boyutu var: Milletçilik, ümmetçilik, çağdaşçılık. Bu teklifin ne derece doğru olduğunu önce toplumsal vicdanıaksettiği aynalardan biri olan dilde arayacağım.

Dilimiz elli altmış seneden beri genişlemek yolunu tutmuş­tur. Çağınışıklarıülkemize girdikçe gözümüz yeni aletler, zihni­miz yeni kavramlar görmekte devam ediyor. Bunlar isimsiz ka­lamayacağı için her gün birçok yeni kelimelerle dilimiz zenginle­şiyor. Çağın temsilcisi olan milletlerin gazetelerinden, kitapla­rından tercümeler yapıyoruz. Bu suretle irfanımızda mevcut olmayan birçok yeni manalar kelime hazinemizden yeni kelime­lerin yapılmasını istiyor.

Dilimiz gelişmiş dillerle karşılaştıkça sanki kelime kelime olacak şekilde onların taklidini yapıyor. Bazen hurdebî(mikros­kop), dürbî(teleskop), şaheser (chef d’Oevre), mefkûre (ideal) kelimelerinde olduğu gibi kelimenin yapısına uygun taklitler yapıyor. Bazı kere de tayyare (aeroplan), tekâmü(evolution),meşrûtiyet (constitution), bediîyâ(estetik) tabirlerinde olduğu gibi manevîtaklitler türetiyor.

Dilimizin bu görülen yönelimi bize şunu gösteriyor: Bir za­man gelecek ki, Türkçemiz Fransız, İngiliz, Alman dillerindeki bütün kelimelerin karşılıklarına sahip olacaktır.

Söylenilmiş söz, şahsa ait sözün ifadesi olduğuna göre çğın, kavramlardan meydana gelen manevî bir dili vardır ki, her dil ona uymak mecburiyetindedir. O halde Türkçe ne zaman bu ihtiyacı karşılarsa o vakit çağdaşlaşmışçağa uyma yoluyla yapa­cağı genişlemeyi tamamlamış sayılabilir.

Dilimize giren kelimeler üççeşittir:

1)Yabancı dillere ait kelimeler.

2)Arapça ve Acemceden yapılan yahut alınıp kabul edilen kelimeler.

3)Türkçeden yeni yapılan yahut Türkçeleştirilen kelimeler.

Birinci çeşit kelimeler dilimize kaçak yolla giriyor. Dilimizin ifade güzelliği bu kelimeleri dilden atarak yerlerine terim iseler Arapça yahut Farsçadan, konuşma dilinden kelime iseler Türkçeden karşılıklar buluyor.

Terimlerin karşılıklarını Arapça yahut Farsçadan yaparak yabancı kelimeleri kabul etmemek kabiliyeti Türkçeye has de­ğildir. Bütüİslam dilleri bu karakterde ortaktır. Dinî tabirlerde ve dinden türeyen diğer ilimlere ait terimlerde esasen birleşen bu diller, bu birliği yeni terimlerde de muhafaza etmek zorun­dadır.Çünkü mesela Rusya’daki Türkler terimlerini Rusçadan, Çin’deki Türkler Çinceden, biz Fransızcadan alacak olursak, Türkçelerimiz birbirinden uzaklaşır. Hâlbuki Arapça ve Farsçdan yahut Türkçeden alırsak, tersine birbirine yakınlaşır. Hıristiyanümmetinin terimleri Yunanca ve Latinceden alınmıştır. İslam dilleri bu terimleri aynen almakla aynı zamanda kendi ümmetliğini kaybetmekten korkuyor.

Bununla birlikte İslam dilleri terimleri Arapça yahut Farsçdan almakla ümmet birliğine ait vazifelerini yerine getirmiş olmaz. Bu terimler her dilde başka köklerden yapılırsa istenilen birlik elde edilmeyeceği için, dilin ümmetçiliği eksik kalır. Bun­dan dolayıdır ki, diğer İslam dillerinin kabul etmiş olduğu yahut kabul edebileceği kelimeleri arayıp bulmak suretiyle terim yap­mamız gerekir. Bu maksadı elde etmek için İslam ümmetine bağlı her dilde terim yapmakla uğraşan cemiyetler kurulmalı, bu cemiyetler belirli zamanlarda terim kongreleri suretinde top­lanmalıdır.

İslam dillerinin bütün terimleri bu kongreler yoluyla bera­berce belirttikten sonra, artık dilimize ümmet yolundan gelecek genişlemesini tamamlamış, yani İslamlaşmış gözüyle bakabiliriz.

Dilimiz İslam ümmetinin genel dili olan bir terimler sözlü­ğüne sahip olduktan sonra Arapça ve Farsçadan da sakınmak zorundadır. Çünkü Türkçeye giren Arapça, Farsça kelimeler te­rimlerle sınırlanmış değildir. Birçok lüzumsuz Arapça, Farsçkonuşma dili kelimeleri de dilimize girmiştir. Hatta bu iki dilin Türkçeye etkisi yalnız kelimeler vermekten de, ibaret değildir. Arapça, Farsça tamlamalar, edatlar da Türkçeye girmiş, Türk dilbilgisini bu iki dilin kurallarıyla bir karışım haline getirmiştir.

Dilimizi mana bakımından çağdaşlaştırmak, terimler bakı­mından İslamlaştırmak gerektiği gibi, dil bilgisi, imlâ hususlarıda Türkleştirmek lazımdır. Türkçede terimlerin dışındaki bütükelimeler mümkünse Türkçe olmalı yahut TürkçeleşmişbulunmalıArapça, Acemce tamlamalar, çokluklar, edatlar, çekilmiş fiil şekille­ri dilimizden çıkarılmalı, “şu’ara-yı cedide” diyeceğimize “yeni şair­ler”, “edebiyat-ıTürkiyye”diyeceğimize ‘Türk Edebiyatı“, “tabiiyyet” yerine “tabiîlik”, “serbesti” yerine “serbestlik”, “mûciz bir muharrir” yerine “icaza bir muharrir”, “mûciz bir ifade”yerine “icâzlı bir ifade” demeliyiz. Bununla birlikte, Türkçeleştirmeyi sadece konuşma dili kelimelerine uygulamak da doğru değildir. Mümkünse, bütün te­rimleri de Türkçe kelimelerden yapmak daha iyidir. Fakat imkân olmazsa, terimlerimizin Fransızca yahut Rusça olacağına Arapçve Acemce olması daha hayırlıdır. Herhalde bütün Müslümanlar arasında olmasa bile bütün Türkler arasında -konuşma dili keli­meleri gibi- terimlerin de ortak olması, yani bütün Türklerinortak bir edebiyat ve ilim diline sahip olmasıçok gereklidir.

O halde, dilimizi Türkçeleştirirken ağır ağır bütün soydaşları­mızın anlayacağı genel bir Türkçeye doğru gitmek gerektiğini de unutmamalıyız. Fikrimizin özünü ortaya koyalım:

Yeni kavramlar çağın, terimler ümmetin, konuşma dili ke­limeleri milletin konuşmasıdır.

Türkçe içtimaî vicdanımızın bu üç safhasına bütünüyle uy­gun hassas bir ayna olmadıkça, kuruluşunu tamamlamış ve mükemmelleşmiş bir dil sayılamaz.

kaynak: sozkonusu.net


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Dil ve İletişim Becerileri Öğretiminde Kullanılan Yaklaşımlar(2614)

Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak - Ziya GÖKALP(2068)

Dil Eğitiminde Yeni Yaklaşımlar(1592)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!