Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!

Araştırmalarınız için Arama Yapın:


Araştırmalarınız için Arama Yapın:

  
                    

Kirlian Yöntemi Hakkında Bilgi
www.arsivbelge.com
Kirlian Yöntemi Hakkında Bilgi dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Kirlian Yöntemi Hakkında Bilgi başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Kirlian Yöntemi Hakkında Bilgi

Buluşun İlginç Hikâyesi:


1939 yılıydı. Sovyet mühendis Semyon Kirlian, Ukrayna’nın Krasnodar kentindeki bir araştırma laboratuarında çalışıyor, bir elektro-tenapi makinesini tamir etmeye uğraşıyordu. Dalgınlıkla elini bir elektrota fazla yaklaştırdı. Bir şok yaşadı. Şokla birlikte, büyük bir elektrik kıvılcımı ve parlak bir ışık gördü. Kirlian, iyiden iyiye meraklanmıştı. Kıvılcımın hizasına, ışığa duyarlı bir malzeme koymaya karar verdi.

Elini de bu ışığa duyarlı kâğıdın arkasına tuttu. Dalgınlık sonucu yaşadığı olayı, bir kez daha yineledi ve tam parlak ışığı gördüğü anda olayın fotoğrafını çekti. Filmi banyo ederken, parmak uçlarının kâğıt üzerindeki görüntüsünün çevresinde, garip, sütun biçiminde izler gördü. Sonra filmi daha da yakından inceledi. Her izin değişik bir dağılım modeline sahip olduğunu fark etti. Kirlian bu buluştan çok etkilenmişti. İki odalı küçük dairesinde bir laboratuar kurdu. Boş zamanının tümünü, yaşadığı garip olayı araştırarak geçirmeye başladı. Bunu izleyen 40 yıl boyunca da, “yüksek voltajlı fotoğraf” üzerine çalışmalar yaptı. Bu çalışmalar, yoğun bir bilimsel tartışmaya yol açtı. Tartışmacıların kimi, Kirlian tarafından filmi çekilen garip izlerin, “astral beden” in yani enerji bedenin, Auran’ın fotoğrafı olduğunu savundular. Kimileri de her zamanki gibi bu önemli olguyu duymazlıktan, bilmezlikten geldiler. Bu keşif o zaman İkinci Dünya Savaşı'nın başlaması yüzünden keşif gizli tutuldu.


Kirlian Fotoğrafçılığı Nedir?

Varlıkların sadece görünen maddî yanlarından ibaret olmadığını, madde ve enerji perdesinin arkasında daha nice esrar saklandığını bu yöndeki gelişmeler bize söylemektedir. Bu gelişmelerden birisi canlılarda bir de enerji bedenin varlığını ortaya çıkaran ilginç bir olay, 1940'lı yıllarda yaşandı. Eski Sovyetler Birliği araştırmacılarından Semyon ve eşi Valentila Kirlian'lar, yüksek frekans alanı içindeki canlı organizmalar üzerinde bir fotograf tekniği geliştirdi. Kirlian ekibi yıllar süren çalışmaların sonucunda, insan, hayvan, bitki ve bütün canlıları kuşatan bu enerji alanının fotograflarını çekmeyi başardılar. Bu keşif yüksek gerilimli ve yüksek frekanslı bir elektiriksel alanda bırakılan bir cismin fotoğrafı çekilmek suretiyle elde edilen bir etki diye tanımlanıyordu. Teorik önermeler ve uygulama şartları farklı ise de sonuçlar Viterbi'nin fotoğraflarına çok benzemekteydi. 1939’larda, karı koca elektrik uzmanı iki Rus olan Kirlian’ların, Auran’ın fotoğrafını çektiklerini öne sürmeleri üzerine, materyalist Marksizmin beşiği sayılan tüm ülke heyecana kapılmıştı. Daha önce de, bu geçtiğimiz yüzyılın başında İngiliz radyolog Walter Kilner " disiyanin mercekleri " denilen özel mercekler yardımıyla insan aurasını herkese gösterebileceğini belirtmişti. S.V. Kirlian, Rus bilim adamı çift tarafından canlı organizmaların etrafında insan hücrelerinin kasılıp gevşemeleriyle enerji potansiyellerinden oluşan yüksek hızlı bir ışıklanma ile oluşan “enerji alanı”, “Kirlian şualanması” adıyla patentleştirilerek bilimin hizmetine sunuldu. Kirlian tekniğinde görüntüler ancak hücrelerin kasılıp gevşemeleriyle ortaya çıkardıkları “enerji alanlarının” görüntüleridir. 

Bu tekniğe, mucitlerinin isimlerine atfen “Kirlian Fotoğrafçılığı Tekniği” deniyor.

1956 Roma'sında İtalyan Metapsişik Derneği kongresinde geçen ilginç bir tespit var:
"Kan damarlarını incelemek için Viterbi'nin kızıl ötesi ışınlarla bir el fotoğrafı çekmesi gerekiyordu. Çekilen fotoğraflarda, parmak kenarlarının en ışıklı yerlerinde hemen hemen her zaman çok parlak çizgiler görülüyordu. Bunar, çoğu kez oldukça düzensiz, birbirlerine paralel, fakat parmakların bulunduğu düzleme dik veya buna yakın bir konumda sayısız ışından oluşuyordu. Bu deney defalarca yapıldı. Sonuçlar, kişiden kişiye ve zamana göre değişiyordu." 

Diyordu Prof. Claudio Barato, kimyacı olan ve Roma Üniversitesi'nde fotoğrafçılık teorisi veren meslektaşı Emilio Viterbi'nin yaptığı deneyler hakkında... Bu "Viterbi etkisi" ise açıklanamayan bir fenomen olduğu için çalışmaların bir tarafa bırakılmasına neden oldu.Üst düzey Rus fizikçileri buluşla ilgilenip bilimsel değerini aydınlığa çıkardıktan sonra, Kirlian’ların deneyleri tanınmaya başladı. Belki de pek yeni sayılmayacak kavramlara karşılık yeni terimler bulundu. 

" Biyolojik Enerji", "biyoplazma"(veya protoplazma: Yapışkan, yarı saydam, kolloidal bir madde ki, canlı hayvan veya bitki hücresinin temel bileşkenlerinden biridir. Bileşimi, fizyolojik tür ve aktivitieye göre değiştiğinden dolayı klinikte tanımlanmış bir madde değildir. Karbon, nitrojen, oksijen, hidrojen, hidrojen ile fosfor, sodyum, potasyum gibi çeşitli iyonlardan ve sudan oluşur)"maddenin dördüncü hali"nden söz ediliyordu. Bu tür enerji formları normalüstü olaylara ve bunları meydana getiren " varsayımlara dayanan psi" enerjisine bağlandı.

Bunun hakkında birçok kongre, konferans ve seminer düzenlendi. Kirlian fotoğraflarına getirilen yorumlar kesinlik kazanmamakla beraber Kirlian fotoğrafçılığının Alternatif Tıp diye tabir ettiğimiz alanlarda tedavi yöntemi olarak kullanıldığı bilinmektedir. 

1973 yılında Barbara Ivanova, Metapsichica Dergisi'ne yaptığı açıklamada şunları diyordu:
" Fotoğrafı çekilen şey, mistiklerin çoğunlukla anladıkları "aura " değildir; elektriksel bir alanın sağlık durumlarına bağlı olarak farklılık gösteren ve çeşitli şekillerde ışıklı olan bir 'hale'(korona)dir..."

Bu çalışmalar gösteriyor ki Kirlian etkisi biyoelektrik fenomenlerin yorumlanmasında yeni bir teşhis vasıtası olarak resmen kabul edilecek bir yöntem olabilir. Bir taraftan da paranormal fenomenlerin ardında yatanın, gerçekte kuramsal ve erişilmez bir enerji olduğunun tescil edilmesi de çok ilginç bir sonuç olacaktır. 

Kozmik bilim uzmanı Prof. Dr. Ahmet Maranki ile yaşam enerjisi hakkındaki 04.09.2005 tarihinde yapılan önemli röportajlar:

Kirlian fotoğrafçılığı konusunda kitabınızda ayrıntılı bilgi veriyorsunuz. Kirlian bahsinde özellikle kesilen parmakların ve yırtılan yaprağın görüntüsünün eksiksiz ve yırtıksız haliyle tam olarak çıkması ilgi çekici değil mi? 

S.V. Kirlian, Rus bilim adamı çift tarafından canlı organizmaların etrafında insan hücrelerinin kasılıp gevşemeleriyle enerji potansiyellerinden oluşan yüksek hızlı bir ışıklanma ile oluşan “enerji alanı”, “Kirlian şualanması” adıyla patentleştirilerek bilimin hizmetine sunuldu. Kirlian tekniğinde görüntüler ancak hücrelerin kasılıp gevşemeleriyle ortaya çıkardıkları “enerji alanlarının” görüntüleridir. 

Meditasyonda iki mesele öne çıkıyor: Birincisi meditasyonda aslolan duruş mu yoksa zihinsel faaliyet mi? İkincisi eğer zihinsel faaliyet yekunu teşkil ediyorsa bir Müslüman’ın sakin bir ortamda periyodik bir şekilde Esma-ül Hüsna ile yaptığı bir zikir meditasyon sayılmaz mı? 

“Yoğunlaşma” neticesinde bedenin, oturuşun, ellerin duruş şeklinin hatırlattıkları ki; şekil itibarıyla O’nu hatırlatmakta, yanında insan olmanın esas hususiyeti olan ‘düşünme’ ile enerji alanımızı “düşünüp zikr ederek-tekrar ederek” artırabiliriz. Hatta öyle zikir meclisleri ve halkalar oluşturarak enerji birliklerini yan yana ve üst üste getirerek hem kemiyet hem keyfiyetçe de çok yoğun enerji hatta yoğun bir “sinerji” alanı oluşturup yüksek öğretililerin ve vazifelilerin yapabildiği gibi büyük enerji alanları oluşturarak kitleleri hatta kıtaları, arş ve semayı dahi etkileyip ihtizaza getirebiliriz. 

Yogalar inançsız, ateist Hintli fakirleridir, bedenlerine uyguladıkları terbiye ile havalanabildikleri ve hatta trenleri durdurabildikleri rivayet ediliyor. Bunlar vücutlarını maddi olandan olabildiğince arındırarak farklı bir enerji boyutunun kapısını aralayıp onu mu kullanıyor? 

Beden, Yaratıcı’nın emirlerini yapmak ve yasaklarından kaçmakla programlandırılmıştır. Onunla yapılan anlaşma gereği bu şartlar muvacehesinde maddeye ruh yüklenmiştir. Fiziki beden ve ruh bedenli bir insan halk edilmiştir. Yaratıcı her şeyi yaradan olduğundan O’nun “hal ve ahvale” baktığını düşünürsek inançsız ateist Hintli veya Acem diye ayırmamaktadır. 

Namaz ibadeti sırasında yapılan ritüelleri kozmik bilinç açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Namaz ibadetinde insanın bir anten gibi kabul edilerek ayakta durarak çevresindeki farklı boyuttaki yaratılanlarla irtibat kurar. Hem ayakta hem rükûda ve secdede O’nu işaret edip, elini bağlayışıyla büyük bir enerji alanı oluşturur. Abdest ve gusülle yapılan her şeyde abdestsiz ve gusülsüz yapılan çalışmalarda bedeni koruyan enerji alanlarımızda çok büyük farklar olduğu çekilen Kirlian fotoğrafları ve termal kamera görüntüleriyle tespit edildi. 

Rusların, “insan aurası” dediğimiz enerjisinin etrafında 10 üzeri 16 milyon canlının yaşadığını tespit ettiklerini öne sürüyorsunuz. Bu durumda ‘nazar’ olayı bazı insanların daha yüksek enerji sahip olmasından mı kaynaklanıyor? 

“Bakışın” insanı mezara, hayvanı kazana koyması gerçeği kozmik bilim tarafından incelenmiş, bakarken yayılan enerjinin nazar edilen objeye enerji boyutunun gücüne kıyasla tesir ettiği görüntülenmiştir. “Yaratıcı’nın boyasıyla boyanınız” hükmü gereği kâinattaki yüz binlerce yaratılan hayvanat ve nebatatın bin bir renk cümbüşü içinde yaratılması yanında insanın topraktan yani zerrelerinin saf kristalden oluştuğu hayat membaı olan güneşle birleştiğinde bedenimizin yedi renkten oluştuğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. 

Kirlian Kamerası Nedir?

Kamera başlangıçta, bitkilerin veya onların bazı kısımlarının, özellikle yapraklarının fotoğraflarının çekilmesinde kullanıldı. Bu konuda pek çok şey yazılmıştır. Canlılık durumlarına göre çevreye yayılan auranın görülebildiği yaprak fotoğrafları, magazinlerde bile sık sık yer alıyordu. Yaprak bitkiye bağlıyken koparıldıktan hemen sonra ve epeyce zaman geçtikten sonra bu fotoğraflar çekiliyordu. Aura da çok açık bir değişme görülüyor ve yaprak kurudukça aura yavaş yavaş kayboluyordu. 'Hayalet Yaprak Etkisi'(Phantom Leaf Effect) olarak bilinen bu olay, medyumların öne sürdükleri iddiaları kanıtlar nitelikteydi. Çünkü medyumlar, uzuvlarından biri kesilmiş kişilerin, kesilen uzuvlarının 'hayaletlerini' gördüklerini söylüyorlardı.

Kirlian Kamerasının Yapısı:

Kirlian Fotoğrafçılığı için kullanılan cihaz, cansız nesnelerin veya canlı varlıkların fotoğraf görüntülerini yüksek değerli bir elektiriksel alan vasıtasıyla elde eden Kirlian Kamerası olarak adlandırılmış. Bu görüntülerin elde edilmesinde iki yöntem var.

İlki nesneye kuvvetlice elektrik vermek ve ondan yayılan radyasyonların karanlıkta normal bir kamera ile fotoğrafını çekmekten ibaret.

İkinci metotta kullanılan sistem yukarıdaki şekilde şematik olarak görüldüğü gibi, sandviç biçiminde düzenlenmiş bölümlerden oluşur. Nesneye ilk yöntemdeki gibi direk değil de, nesnenin çok yakınına yerleştirilmiş voltajı farklı bir veya iki tane metal plakadan geçirilen yüksek gerilimli akım uygulanır. Bu yöntemde kamera kullanılmıyor ve hassas fotoğraf materyali, nesneden doğrudan doğruya görüntü alacak şekilde düzenleniyor. Yani bir başka deyişle Cihaz, metal plakaya yüksek gerilimli elektrik impulsları sağlayacak şekilde düzenlenmiş bir araçtır. Bu metal plakaya belli bir poz süresince yüksek gerilimli impuls uygulanır ve daha sonra üzerine obje konulup pozlandırılmış olan fotoğraf kâğıdı banyo edilir. Banyo sonucunda fotoğraf kâğıdı üzerinde; renkli fotoğraflarda mavimsi menekşe rengi haleler, siyah-beyaz fotoğraflarda ise, fırça veya tüy görünümünde karakteristik bir siyahlıkta ortaya çıkmaktadır.

İki yöntemi kıyaslarsak ilki görüntülerin daha kapsamlı elde edilmesine olanak sağlar. İkincisi ise, daha düşük güçlü elektrik kullanarak çok daha fazla ayrıntının görülmesini sağlar. Bu nedenle deneyciler genelde güvenlik ve kolaylık açısından ikincisine tercihlerler. Bir elektriksel alanın mevcudiyetinde nesne ile fotoğraf plakası arasında meydana gelen etkileşimlerin tabiatı düşünüldüğünde( fotoğrafçılıkla ilgilenen okuyucularımız daha iyi bilir) fotoğraf banyosunda görülmeyen şekillerin görüntü haline gelmesiyle ortaya çıkan etkileşimler gelecek bölümlerde ele alınan fenomenlerin ışığında bile detaylı bir yanıt vermek güç olacaktır. Metal nesnelerden alınan fotoğraf görüntüleri, bu bakımdan, aynen korona etkisi olabilecek görüntülere benzer. Canlı hayvan veya bitki organizmalarda bu sistematik benzerlik görülmemektedir. Korona etkisine bağlanabilen fotoğraf görüntüleri, renkli fotoğraf görüntüleri, renki fotoğraflarda mavimsi menekşe rengi halelerle, siyah-beyaz fotoğraflarda ise, fırça veya tüy görünümünde karakteristik bir siyahlıkla ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, diğer fotografik belirtilerin tabiatı sistematik olarak özel psişik hallere bağlanabilse dahi açıklanamıyor. Kamera, Kirlian'ların keşfettikleri zaman başlangıçta, bitkilerin veya onların bazı kısımlarının, özellikle yapraklardan çevrelerine yayılan auranın görülebildiği yaprak fotoğrafları, magazinlerde bile sık sık yer almaktaydı. Yaprak bitkiye bağlı iken, koparıldıktan sonra ve epeyce zaman geçtikten sonra bu fotoğraflar çekiliyordu. Aurada çok açık bir değişme görülüyor ve yaprak kurudukça aura yavaş yavaş kayboluyordu.

Türkiye'deki ilk Kirlian Fotoğraf Makinası 1983 yılında Altan YILDIZ tarafından İstanbul Teknik üniversitesi Elektronik Mühendisliği'nde okuduğu yıllarda gerçekleştirilmiştir. Kendisi çeşitli fotoğraf çekme parametreleri ayarlanabilen bir makine ile yüzlerce canlı ve cansız obje üzerinde çalışarak fotoğraflar çekmiştir.

İnsanda değişik şekillere bürünen bir enerji realitesi bulunur; yani fiziksel, elektriksel, biyoelektriksel, biyoenzimatik enerjiler. Bu enerji formları karşılıklı olarak birbirine dönüşmektedir. Her canlı hücre bir şebekeye bağlıdır. Bir bakıma hiçbir hücre gerçekten bağımsız değildir. Bu şebeke sadece kan dolaşımıyla bağlantılı, kimyasal veya biyokimyasal olmakla kalmaz, her şeyden çok sinirlerle ilgili bir şebekedir, çünkü tüm hücrelerin biyokimyası en başta sinir sistemiyle yönetilmektedir. Sonuç olarak vücudumuzda tüm organlarımızı saran ve fiziksel, kimyasal, hücresel düzeyde, motor düzeyde ve bunlara benzer şekilde değişebilen bir 'sinir sistemi'enerjisi mevcuttur.

Akupunkturun temeli olan Çin Tıbbı, kesin bir tavır alarak bu enerjinin insan bedeninde sürekli olarak tek yönlü aktığından söz eder. Bu enerji insan bedeninin sinir ağı boyunca daima akmaktadır. Dediklerine göre, kendi başına bir varlık olarak izole edilmiş halde onu asla bulamayacağımızdan dolayı bu sinirsel enerjiyi aramak zaman kaybıdır, çünkü biyoelektrik türden son derece süptil bir enerjidir. Ancak, kimyasal ve biyokimyasal değişiklikler oluşturarak varlığını hissettirir. Bununla beraber öyle görülüyor ki, insan bedeninin dış yüzünde cilt üzerinde akış yolları boyunca da kendini gösterebilir. Bu akış yollarında, elektrik akımının geçmesine karşı daima daha az direnç mevcuttur.

İnsan, enerjinin yanı sıra, beyni ve fizik bedeni ile 'tüm olmaya' şartlanmıştır ve öyle yönetilmektedir. Bedenli varlığın, hayatta kalması için ihtiyaç duyduğu bir psişe-can vardır. 

Bu psişe-can 'aura'olarak tanımlanmıştır. Fizik bedenin içini doldurup dış yüzünü de sarar. Fizik bedenimizle diğer bir canlıya yaklaşıp ona dokunduğumuzda enerjimizi de, aynı zamanda o canlı ile irtibata geçiririz. Bu durumda bir biyoenerji diğer bir biyoenerji ile temas etmiş olur ve böylece, bir enerji alışverişine yol açılır. Cansız nesnelerle temas konusunda daha çok bizim enerjimizin onlara nakli söz konusu olur.

Beyin, dolayısıyla düşüncenin aktivitesini irade ile yönlendirmek suretiyle bu enerjiyi etkilemek mümkündür. İrade olmazsa hiçbir şey yapılamaz. İrade enerjiyi yoğunlaştırıp tek bir hedefe sevk eder. Bazı teknikler bu amaca ulaşılmasında yardımcıdır. Bu olay, aynı zamanda deneysel olarak da ispatlanabilir, yani ele aldığım ünlü Kirlian fenomeni ile. Örneğin; bir mıknatıstan yayılan elektromagnetik alanları çıplak gözle görmemiz mümkün değildir, ancak demir tozlarıyla bu magnetik alanın ışıma çizgilerini takip eden harikulade şekilleri görebiliriz.

İşte Kirlian fotoğraf tekniği de benzer bir prensiple çalışır. Normalde göremeyeceğimiz biyoenerji alanımız, özel bir elektrik alanı içine alınarak sınırları ve çeşitli ışıma şekilleriyle fotoğraf kâğıdı üzerinde açıkça görünür hale getirilmektedir. Bedenimizden yayılan enerji radyasyonunun, fotoğrafta görüldüğünden çok daha uzağa yayıldığını kabul etme eğilimindeyiz. Üstelik bu radyasyon üzerine zihinsel bazı enformasyonların da eklenmesi sonucu, sözgelimi telepati, ruhsal şifa vb. parapsikolojik olaylar daha rahat açıklanabilir ve anlaşılabilir hale gelir.

Kamera, Bay&Bayan Kirlian'ların keşfettikleri zaman başlangıçta, bitkilerin veya onların bazı kısımlarının, özellikle yapraklardan çevrelerine yayılan auranın görülebildiği yaprak fotoğrafları, magazinlerde bile sık sık yer almaktaydı. Yaprak bitkiye bağlı iken, koparıldıktan sonra ve epeyce zaman geçtikten sonra bu fotoğraflar çekiliyordu. Aura’da çok açık bir değişme görülüyor ve yaprak kurudukça aura yavaş yavaş kayboluyordu.



Rusya'da yapılan araştırmalar "Biyoplazma" konusunda çok ileri bir düzeye erişmiştir. Kirlian işlemine tabi tutulan plakalardan fotoğrafik etki bu konuya bağlanmıştır. Aslında bu maddenin dışa doğru projeksiyonunun o olaya sebep olduğu sanılmaktadır. ABD gibi birçok ülkede bu fotoğrafik etkinin esrarının çözümlenmesi yolunda birkaç yıldan beri araştırmalar yapılmaktadır.

Bazı ülkelerde de askeri sır gibi saklanan bu araştırmanın günümüze gelen sonuçları muallâkta bırakılmıştır.

Soru şu idi: Kirlian Fotoğrafçılığı kişinin sağlık durumu hakkında bilgi veriyor muydu? "Mistik aura" " "kozmik akış" , "biyoplazma", "elektronların soğuk ışıması" gibi şeyler olabileceği ihtimal dahilinde olduğunu hatırlatırsak, bu etkilerin çıplak gözle, optik cihazla, siyah-beyaz, renkli negatif veya dialarla, morötesi, kızılötesi veya diğer tayflarla karşı hassas çeşitli türden fotoğraf plakalına poz vererek görülebilir.

İnsan zihninin enerji kaynağı olarak düşünürsek -bunun etkilerini parapsikolojide var olduğu zaten bilinmekte- insan zihni dünyanın öbür ucunda bir insanla ilişki kurabilir, olaylarla ve eşyalarla ilişkide olabilir ve aynı anda iki ayrı yerde bulunabilir. Bunu enerji olarak kabul ediyoruz ve enerji maddenin hareket ve hareketsizlik durumlarında, bilinen fizik kanunlarının tanıdığı olanaklar dışında değişikliklere sebep oluyor. Korkunç bir güç....

Hastalıkla Korona Etkisi Arasındaki İlişki

Kirlian fotoğrafçılığında hastalıkla korona etkisi arasındaki bağlantıyı bulabilmek için genellikle hastanın elinin fotoğrafları çekiliyor. Yapılan deneylerde istatistik sonuçlara dayanarak bakarsak , sağlık durumunun iyiye gittiği durumlarda fotoğraf plakası az görünüyor, hale sayısı azalıyor ve bir takım beneklerin görüntüsü hastalık anına göre azalmakta..


Solda Organik Portakal Suyu-Sağda Pastörize Portakal suyu

Aksi durumda yani hastalığın azaldığı durumlarda ise korona etkisi ve halelerin arttığı gözlemleniyor. Avucun plaka ile temas ettiği yerler ise haleleniyordu.

Bir takım deneyler yapılmış bu konuda. Örneğin 350 hastanın el fotoğrafı çekilmiş. Ve bir erkek ile bir kadın fotoğrafının şaşırtıcı bir şekilde benzerlik gösterdiği ortaya çıkmış. Daha sonradan bu kişilerin evli oldukları anlaşılmış. Ayrıca aktif olarak özel bir dini inanca sahip oldukları öğrenilmiş. Ve şaşırtıcı olan ise kocanın elindeki hallerin karısının elindeki haleleri tamamladığı ortaya çıkmış. Birlikte yaşam eşlerde değişikliğe mi neden oluyordu? 

Bir başka deney Amerikalı öğrenciler tarafından yapılmış. Bir erkek ve bir kadının birer parmağının aynı plakada, aynı anda birbirine yakın olarak fotoğrafını çekmişlerdi. Normal şartlar altında bazı renkler görülüyordu, ama bu iki insan öpüştükleri zaman renkler değişmiş ve birbirinin içinde erimişti.
Ortaya şöyle bir düşünce çıkmış: Şuuraltı düzeyde herhangi bir şey, daha sonra patalojik bir olgu gelişecek şekilde psişe nin artması gibi bariz bir değişiklik gösterdiği saptanmış ve patalojik halin azalması halelerde de azalmasına neden olmuş. Bunun anlamı ise pisişe ve sağlık arasında ilişkinin bir ispatı olmasına yorumlanmış. 



Mısır'daki Giza Piramidi'ndeki 
Krallar Çemberi taşı

Burada konunun açıklaması örneği veriliyor. Akupunktur’da iğnelerin batırıldığı noktaların uygun bir düzenekle ölçülebilen ani bir elektriksel direnç azalması gösterdiği bilinmektedir. Elen çıkan "ışımalar" tam bu noktada fotoğraf plakası üzerinde daha güçlü bir etki bırakmaktadır. Bilindiği gibi, bir akupunktur uzmanı da kendi metotlarıyla, mevcut çeşitli hastalıklara ve gelişmek üzere olanlara da tanı koyabilir.

Solda Mc Donalds'ın patates kızartması- Sağda canlı patates

Renkli slâyt plakalarında sarı-portakal rengi, gök mavisi, donuk veya parlak beyaz ve kahverengilerin ortaya çıktığını görülüyor. Renkli negatif plakalarda ise, fotoğraf basılınca sarı-portakal renginin yerinin kırmızı aldı. Bazı deneyciler ise vücudun diğer kısımlarında zeytin yeşili gibi diğer renklerin ortaya çıktığını kaydediyorlar. 

RENKLER VE HASTALIKLARIN TESPİTİ
Bu noktada uzmanlar şöyle bir tespit yapıyorlar. Ortada çok fazla renk kombinasyonun olması hangi hastalıkları akla getireceğini yorumlayacağının söylemek için henüz erken olduğunu söylüyorlar.

Örneğin gök mavisi rengin artışının yanı sıra donuk süt beyazı lekelerin ortaya çıkınca herhangi bir hastalığın mevcut olduğu veya gelişmekte olduğu söylenebilir.

Sarımsı portakal rengin, nöropsişik dengesizliklere neden olabileceği iddiası var.

AKUPUNTUR İLE KİRLİAN FOTOĞRAFÇILIĞI ARASINDAKİ BAĞLANTI
Konu uzmanlarının bu konu için söylediği bir şey var: "Tıp insan bedeninde dolaşan bir enerjinin varlığını yadsıyamaz. Bunu sadece mantıksal olarak yadsır, ama gerçekte yadsıyamaz" 

Akupunktur’un temeli olan Çin tıbbı, organizmamızın bir sinir ağı ile sarılmış olduğuna inanmakta. Bu enerjinin insan bedeninde sürekli bir şekilde tek yönlü aktığından söz eder. Çinliler sinir ağı içerisinde bir enerjinin tek yönlü aktığını kabul ediyorlar, kendi başına bir varlık olarak izole edilmiş halde onu asla bulamayacağımızdan dolayı bu sinirsel enerjiyi aramak bir zaman kaybıdır diye düşünülüyor.


Sağlıklı ve Hasta İnsanın Aurası


Sağlıklı ve Hasta İnsan Baş Parmak Aurası


Çin ve Japon Araştırmacıların bu teorileri ispatlamak için yaptıkları deneyle, iki kobayın kanların her ikisinin bedenleri içinde dolaşacak biçimde bağlanmış ve kobaylardan birine uygulanan ağrı kesici akupunktur, aynı zamanda diğer kobayda da etki yapmış. Bu şekilde akupunkturun ağrı kesici etkisinin, organizmada hemen anında oluşan bir madde vasıtasıyla kan yoluyla nakledildiği ispatlanmış oluyordu. 

Bitki fizyolojisinin de bize gösterdiği gibi, tohumlar, bir dalın üstündeki budak yerleri, sürgünler, bitkinin gelişmesine elverişli maddeler bakımında çok zengin. Enerji veren maddeler bakımından ada aynı özellik mevcuttur. Bir enerjinin diğerine geçişinin ve dönüşümünün o bölgelerde olduğu kabul etmek mümkün oluyor bu anlamda..

Parmak ucunu göster hastalığını söyleyeyim [Hürriyet-Kelebek/Haziran 2005/Yasemin Boran]

Parmak uçlarının her biri, bedenin birden fazla bölgesi hakkında bilgi içeriyor. Uzmanlar yıllarca parmak uçlarının enerji resimlerini inceleyip, sağ ve sol elin parmak uçlarından yayılan farklı ışımaların hangi organlara denk geldiğini ve problemleri saptamışlar. Böylece parmak uçlarının enerji resmini çekip, teşhiste bulunabiliyorlar. 

‘Enerji her şeyin temelidir. Aklınız ve vücudunuz enerji sayesinde faaliyet gösterir’ diyen Dr. Konstantin Korotkov, Rusya’daki St. Petersburg Devlet Teknik Üniversitesinde Fizik Profesörü olarak görev yapıyor. Fizik ve biyoloji konulu bilimsel dergilerde pek çok makalesi yayınlanmış ve 12 biyofizik icadın patentini almış. Kirlian Fotoğraf tekniğini bilgisayar ortamına taşımış ve geliştirdiği cihaz aracılığı ile bedenden yayılan enerjinin renkli görüntülenmesini sağlamış. Ancak geliştirdiği bu teknikle önceleri ne yapacağını bilemediğini söyleyen Korotkov; 

‘Bu cihaz herhalde bir çeşit oyun olur diye düşünüyordum sonra doktor arkadaşlarla bu bilgiyi paylaştığım zaman bunun tıp alanında kullanılabilecek harika bir keşif olabileceğini söylediler. Bunun üzerine çalışmalar başladı ve doktorlardan oluşan çok büyük bir ekiple çok çeşitli çalışmalar yaptık. Şu anda Rusya’da tıp alanında sertifikalı bir araç olarak belgelenen bu kamera, hiçbir sınırlama olmaksızın hastanelerde ve tıp merkezlerinde kullanılmaktadır. Avrupa’da da sertifika alınması için gereken çalışmalar sürdürülmektedir. Aura’yı (enerji alanı) okuyabilmek, fiziksel bedenden sağladığımız verilerin çok ötesindeki bilgilere ulaşmamızı sağlayacaktır.’

Bilgisayara bağlanan bir çeşit kamera(kirlian) aracılığı ile bedenin enerji fotoğrafı çekilebiliyor. Dr. Korotkov’un asistanları fuayeye kurdukları stantda bu kameranın nasıl çalıştığını katılımcılara gösteriyorlardı. Konferansa ara verildiği zaman gittim ve ben de bedenimden yayılan enerjiyi görmek, kameranın nasıl çalıştığını öğrenmek istedim. Ne var ki, standın başında öyle bir izdiham vardı ki, değil enerji bedenimin çekilmesi, kamerayı inceleyecek kadar bile yaklaşamadım! Adımı yazdırsam da ne yazık ki, bana sıra gelmedi. Ben de Dr. Korotkov’u pür dikkat dinlemeye karar verdim. 

Parmak uçlarının her biri bedeninizin birden fazla bölgesi hakkında bilgi içeriyor. Dr. Korotkov ile birlikte çalışan doktorlar 10 yıl boyunca çok çeşitli incelemeler yapmış ve Çin Tıbbı ile bilgilerini birleştirerek ilginç bir sistem geliştirmişler. 

Parmak uçlarının enerji resimlerini inceleyip sağ ve sol elin parmak uçlarından yayılan farklı ışımaların hangi organlara denk geldiğini ve problemleri saptamışlar. Böylece parmak uçlarınızın enerji resmini çekip sağlığınız hakkında bilgi verebiliyor ve teşhiste bulunabiliyorlar. 
‘Işık varlıklarıyız’ diyen Dr. Korotkov GDV (Gaz Deşarj Vizüalizasyon) tekniğinin mucidi olarak tanınıyor ve “eller çok önemli” diyor.

KUTSAL KİTAPLARDA ANLATILANLAR DOĞRU 

Başlangıçta oyun olarak düşündüğü bu teknik ile Dr. Korotkov şimdi bitkiler, su, kaya, hava, toprak, düşünce ve duygunun farklı görüntülerini resimleyebiliyor ve çok çeşitli alanlarda araştırmalar yapıyor. 
Deniz kıyısında yapılan ölçümler ile dağların zirvelerinde yaptığı ölçümleri karşılaştırıyor ve diyor ki; ‘Yapılan ölçümlerde insan faktörü çok önemli. İnsan sadece varlığı ile deneyleri etkileyebiliyor ve değiştirebiliyor. Bu nedenle ölçümlerin hassas olabilmesi için yerleşim alanlarından uzaklarda Himalaya dağlarında, Everest tepesinde, Venezüella dağlarında vahşi alanlarda çalışmalar yapıyoruz. Cep telefonları ve iletişim cihazlarının hiçbir şekilde bulunmadığı kayıp bölgelerde deneyler yapıyoruz. Bu tip yerlerde elektrik-manyetik kirlilik yok. Cep telefonu ve sinai faaliyet yok. Yüksek enerji var buralarda. Telepati deneyi yaptık, beyin ve kalp aktivitesini ölçtük. Rusya ile uydu aracılığıyla senkron çalışmalar yaptık. Duygu ve sevgi gönderdik. Bunların görüntülerini kaydettik. 
Caracas’da bir kongreye katıldık. Burada GDV’den yararlanarak kanser tedavisini nasıl yaptıklarını anlatıyorlardı. Sonra vahşi bir bölgeye gittik. Benimle birlikte sekiz Rus bilim adamı ve yirmi beş yerli ile bir tepeye vardık. Kayaların olduğu yere geldik. Çok güzel bitkiler, çağlayanlar, muhteşem bir tepe, kaybolmuş bir bölgedeyiz. Burada hemen her şeyi ölçtük ve telepati deneyleri yaptık. Ne ölçtüğümüzü bilmiyorum çünkü araştırmalara henüz başladık ama enerjiyi ölçebiliyoruz. 
Dağlar ile deniz kıyıları arasında çok bariz bir farklılık var. Dağlarda enerjinin çok yoğun olduğunu ölçtük. Kutsal kitaplarda anlatılanlar doğru. Enerji, bölgeye göre çeşitlilik gösteriyor. Bazı bölgelerde çok büyük pikler, taşlı bölgelerde farklı ölçümler ve spiraller oluşuyor. 
Mesela Bezengi Dağları 5000 metrede ölçüm yaptığımızda tuhaf bir durum meydana geldi. Hava çok durgundu fakat ölçüm cihazımız tuhaf grafikler çizdi. Meğer fırtına öncesiymiş. Ertesi gün fırtına koptu. 
Bir gün ormanda dolaşırken şaman davulları duyduk ve sesin olduğu yere yaklaştık. Ben de törene katıldım. Burada insanlar bir çeşit sıvı alıyor ve sonra jaguara dönüşüyorlar. Bu sırada ben çok agresif olduğumu fark ettim ve etrafla ilgilenmeyip sadece kendime yönelmiş olduğumu anladım. 
Buradaki enerji beni sarıp sarmalamış ve etkisi altına almıştı. Muazzam bir enerji açığa çıkıyordu. Sonra etrafıma baktım ve insanları yavaş yavaş seçmeye başladım. Kimi ağlıyor, kimi zıplıyordu. Bu sırada ölçüm cihazları enerji alanlarında açıklık meydana geldiğini saptadı.’ 

Suyun hafızası var 

Dr. Korotkov ve ekibinin çalışmaları son derece ilginç. Mesela bunlardan biri su ile yaptıkları çalışma ve diyor ki, ‘Suyun şuur üzerinde etkisi var ve su da şuuru etkiliyor.’

Su ile yaptıkları çalışmaları aktarırken Monroe Enstitüsü’ne gittiklerini ve burada şifacılarla yaptıkları deneylerin sonuçlarının iddialarını doğruladığını söylüyor ve diyor ki: ‘Biz bilinç değişimini araştırıyor ve bedenin enerjisini ölçüyoruz. Deney sırasında hem beyin, hem de enerji alanını ölçmek gerekiyor. Bilincin değişimi sırasında bir gevşeme meydana geliyor ve kamerayla çektiğimiz zaman enerji alanın bütünlüğünde açıklıklar oluşuyor. Bir şifacı şifa verirken enerji alanında özellikle baş kısmında aralıklar oluşuyor. Yani bilinci değişirken kendi maddesinde de değişiklik meydana geliyor ve şifa verdiği hasta üzerinde de değişiklik oluşuyor. Aynı durum telepati deneylerinde de açığa çıkıyor.
Böylece kişinin kendi bilincini etkileyerek maddeyi de etkileyebileceği sonucuna ulaştık. Su ile yaptığımız deneylerin sonuçları uzaktan gelen mental etkiyi suyun uzun süre saklayabildiğini keşfettik. Beş şişe su aldık ve şişelerden bir tanesi ile şifacılar çalışma yaptılar. Beş şişe suyu çalışmadan önce ölçmüştük. 
Çalışmadan sonra tekrar ölçtüğümüzde üzerinde çalışma yapılmış olan suyun verileri tamamen değişmişti. Bir kişi suyu etkileyebiliyorsa, kendisini de etkileyebilir. İşte, evde yapılan yemekle hazır yiyecekler arasındaki fark. 
Sevgiyle yapılan yemek daha güzel olur. Çünkü siz pişirirken sevginizi katıyorsunuz. Yemeklerden söz ederken Çin’deki bir lokanta aklıma geldi. Seyahat sırasında bir sokakta iki lokanta vardı ve biri tamamen doluyken diğeri bomboştu. İçi tıka basa dolu olan lokantaya gidip bu işin sırrını sordum. Onlarda lokantaya geldiklerinde yemek yapmaya başlamadan önce yaptıkları yemeklerin güzel olması için, kendileri için ve müşterileri için dua ettiklerini sonra iş başı yaptıklarını anlatmıştı. Şimdi bu işin sırrını anlayabiliyorum. Su en duyarlı bilgi kapasitesidir. Su aracılığı ile bir insandan diğerine bilgi aktarılabilir. Uzaktan gelen mental etkiyi Su uzun süre saklayabilir.’ [Hürriyet-Kelebek/Haziran 2005/Yasemin Boran]

Bilimsel Açıdan Nazar

Vücuttaki bazı enerjilerin yayıldığına ve bazı etkilerin bulunduğuna ilişkin parapsikolojik kanıtlar vardır. Nazar olayını da bu konuyla bağdaştırmak gerekir. Kirlian tekniğiyle yapılan incelemeler, vücutta değişen biyokimyasal hassasiyetleri ve yüksek iletme özeliği ile ışıldamaları göstermektedir. Prof. Dr. Sitkovsky; “Nazarın mistizmle hiçbir ilgisi yoktur. Bir insan düşündüğü zaman enerji yayar; bu enerji bazı kişilerde daha güçlüdür. Bu fiziksel ve fizyolojik bir gerçektir'”demiştir. Farkında mısınız? Buraya kadar olumlu-olumsuz enerjilerin etkileri ve tekniklerini “yani nazar veya göz değmesi denilen” bilimsel gerçeğide işledik! Nazar konusunu daha önce ayrıca sitemde ele almıştım. Buraya kadar demlenmişken birkaç hatırlatma ve bilgilendirme daha yapmak istiyorum;


Ruhsal Tesir

Prof. Dr. Süheyl Ünver; nazar hakkındaki bir yazısında şöyle demektedir: "Bugün nazar değmesinin ruhsal mekanizmasının vücudumuzdaki atom enerjisine dönüşmesiyle ilgili olacağını bilmemiz gerekiyor. Bizde bir ruhsal tesir olduğuna göre vücudumuzdaki bazı maddelerin enerjiye dönüşmesi elbette ki mümkündür. Fikirlerimizin bir gün yeni atom enerjisinin keşifleriyle ispatlanacağı inkâr edilemez bir gerçektir. İnsan bir maddedir ve onun da ruh diyeceğimiz bir enerjisi vardır. 

Düşüncenin Şekillenmesi

Düşünce özel şekillere bürünmüş olan maddeden meydana gelmiştir. Bu şekiller gerçekten canlıdır, hassas ve durugörü yeteneği taşıyan kişiler tarafından görülebilirler. Düşünce şekilleri konusu uzaktan tesir ve telkin konusunun teknik temelini oluşturur. Nazar konusunda da söylenen sözün ya da düşüncenin şekil alması söz konusudur. Bu olguda aşırı beğenme, kıskançlık, aşırı heyecansal bir duygu, çekememezlik gibi durumlar söz konusuysa, elementlerinde etkisiyle düşünülen şey daha etkili olarak hedefe ulaşmış olur. Sonuç olarak da nazar dediğimiz olay gerçekleşir.

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - 

Aura ve Kirlian Fotoğrafçılığı

Kirlian Fotoğrafçılığı ve Tıptaki Kullanımı

İl
k önce Kirlian Fotoğrafçılığı’nın tıbbi analizlerde kullanılıp kullanılmayacağı saptanmalıdır. Bunun paralelinde analiz, tespit ve yüksek frekans terapisinin görüş alanını ve analizindeki kullanımını Avusturyalı olan doktor ve şifacı Zeileis’in de dediği gibi inceleme alanına yerleştirmek gereklidir. Tıp alanında ise keşifleri giderek azalan yeni ilaçlarla birlikte, bilimcilerin inandıkları yönde, yeni başlamakta olan hastalıkların biyoplazma bedende ilk önce görüldükleri ve Kirlian kullanımı sayesinde önceden analiz edilebileceğinin gerçekten de mümkün olup olmayacağını saptamanın imkanı vardır. Elektron mikroskobu uzantısı neticesinde ilaçların ve de diğer şifa maddelerinin etkileri özellikle de hastalar açısından söz konusu olabilecek en düşük riskle çok daha önceden bilinebilmektedir. Bu tıp alanında bir meydan okuma olarak da görülmektedir.

Kirlian Fotoğrafın araştırmaları neticesinde bazı verilerin geçerliliği kanıtlanmış olmakla birlikte, özellikle mikrobiyolojide oldukça değerli denilebilecek yönde yeni bakış açılarını da beraberinde doğurmaktadır. Defalarca belirtildiği gibi, Kirlian sistemi bir kişinin psikolojik durumunun eşsiz bir belirleyicisi durumundadır. Bir kişinin halindeki, hatta ruh durumundaki en küçük dalgalanmalar dahi tespit edilebilir. Mesela, bir kişinin birazcık bile heyecanlanması veya korkması halinde derisindeki parlaklığının anında değişmesine neden olmakta, bu kişinin halesinin yoğunluğu, şekli, yapısı tam anlamıyla değişik bir durum sergilemektedir. Kirlian tekniğinin yardımı ile sürücü olan birinin içki içip içmediğinin tespitinde tam anlamıyla bir başarı kazanılmıştır. Mesela bir bardak bir bira içildikten sonra hemen parmakların etrafındaki hale belirgin bir tarzda değişmektedir.

Şifa Enerjileri ve Kirlian Tespitlerinin Yorumları

Kirlian fotoğraf tekniği ile şifacılar üzerinde yapılan test koşulları altında uygulanan denemeler neticesinde göstermiş bulunmaktadır ki, gerek yakın seviyedeki şifa sırasında gerek ise uzak seviyedeki ruhsal şifa sırasında şifacı medyumun aurası üzerinde oluşan değişiklikler aynı olmaktadır. Kirlian fotoğraf çekiminde renkli bir film kullanılmak sureti ile insan cildinin pek çok farklı olan gölgeleri elde edilmektedir.

Genellikle de içsel kısımlar mavi renktedir ve dışarıya doğru bu mavilik yeşile doğru açılmaktadır. İnsanın heyecanlı veya heyecan olmayan durumlarına göre bu renkler üzerinde de değişimler meydana gelmektedir. Cilt üzerinden yayılan renkler arasında belli başlı olanları mavi, eflatun, sarı, açık mor, gri ve turuncudur.

Biyo-enerji tedavisi esnasında medyumdan hastaya doğru yapılan enerji nakli esnasında hastalar, genelde hafif bir ürperme duygusunu hissederler. Bazı durumlarda ise şifacının kendisine söylenmeden, arızalı organın hangisi olduğunu hissel olarak algılar. Adeta cilt titreşim göstermektedir. Tedavi esnasında hasta olan kişinin kalp atışlarının, şifacı medyumunkilerle şifa boyunca aynı titreşimde olduğu olaylar da tespit edilmiştir.

Modern tıp daha düne kadar ruhsal şifacılık tekniklerini kabul etmemekteydiler. Fakat günümüzde bunun gibi olaylara artık alternatif tıp gözüyle bakılmaktadır. Günümüzde ise modern tıp profesörleri şifacı medyumların parmak uçlarından çıkan esrarengiz olan bu ışıkların fotoğraflarının çekilmekte olduğunu söylemişlerdir. Hatta bunun şimdiye kadar tespit edilmemiş olan yeni bir tip enerji sistemi olduğunu belirtmişlerdir. Son söz olarak ise evrendeki imgeler olan auranın görünümünü sağlayan bu sistem günümüzde pek çok kişi tarafından uygulanmaktadır.

1999 Kasım'ından itibaren Rusya'da Kirlian Fotoğrafçılığı ise hastalık teşhisi resmen onaylandı. 2000 Nisan'ında ise Rusya Bilim Akademisi'nin kongrelerine katılan 300'den fazla önemli görevlerdeki bilim adamları Kirliangrafi'nin bilimsel bir gerçek olduğunu tanımış oldular. Kirlian Kamerası ise bugün Rusya'da hastalık teşhisinde yardımcı bir cihaz olarak kullanılıyor. Birçok bilimsel dergi ve birkaç Brezilya Üniversitesi'nin de bu konuda önemli çalışmaları bulunmakta.

Kirlian Fotoğrafçılığı ise ülkemizde henüz bilinmemekte. Bir kaç kitabın dışında henüz bilimsel bir araştırma bu konuda açıklanmadı. Kirlian Kameraları ise internette yoğun bir şekilde satılıyor. Fiyatlar ise 360 ile 700 dolar arası modellerine göre değişiyor. Örneğin yalnız parmak çıktısı için 360 dolarlık bir alet almanız gerekiyor. Bunun dışında yazılımları ve laboratuar malzemeleri ile birlikte 600 doları bulmaktadır.


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:

Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Savaşta Bilgi mi üstündür Kılıç mı? Münazara Örneği(6312)

İstasyon Tekniği Hakkında - Özellikleri ve Sınırlılıkları(4960)

BGYS (Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi)(4481)

Yönetim Bilişim Sistemi ( Management Information Systems )(4481)

İşletmelerde Bilgi Yönetimi(4473)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!